• BIST 82.828
  • Altın 147,822
  • Dolar 3,8219
  • Euro 4,0676
  • Konya -1 °C
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun

Ne olacak bu ÖSYM'nin hali

Ufuk Karadavut

Uzun bir süredir ÖSYM üzerindeki tartışma ve şaibe konuşuluyor. Hemen her gün bir yenisi eklenen tartışmalara yenileri eklenerek devam ediyor. Öyle görülüyor ki eklenmeye devam edecek. Çünkü etkili ve yetkililerin gelişen olayları pek ciddiye alma gibi bir dertleri görülmüyor. Daha önce eski başkan döneminde art arda yapılan bazı yanlışlıklar üzerine istifa etmişti. Yapılabilecek en iyi şeyi yaptı. Ama bu günkü başkanın böyle bir düşüncesi olmadığı anlaşılıyor. Oysa hemen görevi bırakmalıdır. Olayı basite alarak ‘Acemice yapılmış iş’ diyerek sıyrılmak kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir’in ikili kopyanın önüne geçmek için ‘adaya özel kitapçık’ uygulaması, sistemi arapsaçına çevirdi. Sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla ÖSYM bütün kitapçıkları internet üzerinden yayınladı. Kitapçıklar yayımlanır yayımlanmaz, Türkiye’nin dört bir yanından, bilgisayar uzmanları, veliler ve üniversite adayları harıl harıl şifre çözmeye çalıştı. İlk planda sadece Bursa gemlik ilçesindeki salonlardaki kitapçıklar görünebildiği halde, birden fazla şifre tespit edildi. Yani iş görünenden daha vahim bir hal almaya başladı.

Hayatımız öyle bir hal aldı ki, küçük çaplı olayları değerlendirmekten olayın tamamını görmeye fırsat bulmaz olduk. Oysa olayları bir bütün olarak değerlendirmek zamanı gelmiştir. Burada sorulması ve cevaplanması gereken soru şu; sınavlarda yapılan hatalarla uğraşırken aslında nasıl bir sistemle boğulduğumuzu göremedik. Eğitim sistemi bizi bir yumak halinde boğduğunu fark edemedik. Eğitim sistemini aslında vahşi kapitalizm tarafından ekonomik ve siyasi meta haline getirildi. Bunu da bazı gruplar acımasızca kullanmaya başladılar. Kapitalizmin ve emperyalizmin, kendi eğitim sistemini yerleştirdikten sonra geri kalan kısmın bir anlam ifade etmediğini vurgulayarak eğitimden sadece maddi imkânlar ve yönetimleri ele geçirme fikri olan insanlar yığını yetiştirmeye başladı. Yetişen bu tip insanlar zaman içinde kazançlarına kazanç kattıkça doymaz oldular. Yedikçe yemek istediler. Sonuçta karmaşa ve kaos aldı başını gitti. Ülkemizde eğitim anlamında tam bir kaos yaşanmakta ve kapitalist ve emperyalist sistemler tarafından ciddi anlamda zorlanmaktayız.

Eğitim alanında bütünlük sağlanamadığı gibi, eğitim ile toplumsal yapı ve hayat düzenimiz arasındaki doğrudan ilişkiyi de tam çözemedik. Gerçeği ifade etmek gerekirse çözmek konusunda ciddi bir gayretimiz de olmadı. Bu konuda gayret göstermek isteyenleri de farklı etiketler kullanarak toplum dışına itmeyi başardık. Sonuçta emperyalist ve kapitalist toplumlara kulluk yapan, aklında sadece para kazanma düşüncesi olan insanlar yığını yetiştirdiğimizden, para için her şeyi göze alan insanlarla yaşamaya başladık. Yani aslında sorunun temeli bizleriz. Ana baba olarak çocuklarımıza yön verirken hep birilerinin bizi yönlendirmesini bekledik. Kendi alışkanlıklarımızı, kültürümüzü, geleneklerimizi kısaca bizi biz yapan bütün değerlerimizi arkamızda bırakarak yönlendikçe yönlendik. Ama nereye ve ne için yönlendiğimizi düşünmedik. Düşünmek içim zaman da bırakmadılar. Düşündüğümüz sadece para kazanmak, en iyi evi almak, en iyi arabaya binmek ve beklide en güzel kızlarla gezmek… Sınırları oldukça daraltılmış ve sonuna kadar bencil bir eğitim sistemi ile çevrilmiş çocuklarımız için kopya skandalları görünen beklide en basit olay. Kopya skandalları büyük ihtimalle bitmeyecek. Yenileri eklenerek gelecek. Ama asıl evlatlarımız ve dolayısıyla geleceğimiz tehlikede bunu hiç göremeyeceğiz. Görmememizin altında yatan en önemli gerçek ise para ve makam kaybetme duygusudur.

Bu noktadan hareketler Yılmaz Özdil’in şu sözlerine katılmamak mümkün değil; “Memur sınavında dini-imanı dilinden düşürmeyen arkadaşların soruları arakladığı, kul hakkı yemeye utanmadıkları ortaya çıktı. Öğretmenlik sınavında sorular sızdırıldı, iki kere iki'yi denk getiremeyen lavukların 120'de 120 yaptığı ortaya çıktı. Geçen sene, üniversite sınav sorularının bazı dershanelere servis edildiği, üstüne, Anadolu lisesi kayıtlarında taban puan dümeni çevrildiği iddia edildi; babaçko özel okullarda 30-40 bin liralık ücretleri kim tarafından ödendiği belli olmayan tiplerin türediği ortaya çıktı. Polis Akademisi sınavında soruların zimmete geçirildiği, tarikatçılara-cemaatçilere ezberletildiği, uzun lafın kısası, hırsızların polis olmaya çalıştığı ortaya çıktı. Kamu bankasında sınav açıp, müfettiş aldılar, 80 puanlar girecekti, 70'liklerin doldurulduğu ortaya çıktı. Bir başka kamu bankasında sınav açtılar, sınavı hazırlayan özel üniversitenin aynı soruları daha önce bir başka kamu sınavında sorduğu ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı'nda unvan sınavı yaptılar, 20 soru iptal edildi, 17 sorunun cevap şıkları değiştirildi, zaten 50 soru vardı birader, buna rağmen unvanı yükseltmek isteyenlerin beceremediği ortaya çıktı. Bir üniversitede yetenek sınavı yaptılar, kazananlar açıklandı, sonra o liste indirildi, başka liste asıldı, kazananlara kazanamadınız denildi, namuslu bir savcının "oha artık" deyip, sınavı iptal ettiği ortaya çıktı. Eğitim Kurumu Müdürlüğü sınavı yapıldı, soruların yandaş sendikanın çalıştayında belirlenen sorular olduğu ortaya çıktı. Diyanet İşleri'nde bile olmayacak duaya amin denildiği, müezzinlik vaizlik sınavında başarılı olan adayların, sanırım uygun tarikattan olmadıkları için başarısız ilan edildikleri ortaya çıktı.” Bunların temel nedeni ise kazanma duygusudur. Bu hırs aslında bizi insanlıktan çıkarıyor ama farkına varamıyoruz. Bu zihniyet devam ettikçe ÖSYM daha çok yanlış yapar bizde boş boş bakmaya devam ederiz. Çocuklarımızı ve geleceğimizi göz göre göre harcama pahasına… 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim