• BIST 97.726
  • Altın 145,645
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0008
  • Konya 22 °C
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması
  • Bakan açıkladı: Emeklilik yaşı ileri çekilecek mi?
  • Maliye Bakanı Ağbal'dan yapılandırma toplantısı
  • Kurtulmuş'tan 'kıdem tazminatı' açıklaması

Namazı kısa tutup onu kuşa çevirmek!

Ali Akpınar

Peygamberimizin hadisi vardır, cemaate bıkkınlık verecek derecede namazı uzatanlar için. Meşhur uyarı şöyledir: Sizden biri insanlara namaz kıldırdığı zaman, onu hafif tutsun. Çünkü cemaatin içerisinde zayıf, hasta ve ihtiyaç sahibi olabilir. Kendi başına namaz kıldığı zaman ise dilediği kadar uzatsın!

Namaz, kulun Huzur’a kabulünün göstergesidir. Namazda duran kul, Allah’ın Huzurundadır. Kul, namazla şarz olur, namazla huzur bulur. Rabbine içini döker, O’nunla söyleşir.

Bir musibet haberi aldığında peygamberimiz, Ey Bilal, bizleri namazla dinlendir buyurarak namazın huzur kaynağı olduğuna dikkat çeker. Gerçekten de peygamberimiz ve ashabı namazla dinleniyor, namazda huzur buluyorlardı. Onun için onlar, hep namaz vakitlerini gözlüyorlardı Huzur’a kabul edilmek için. Çünkü namazı beklemek de sahibine namazdaymış gibi sevap kazandıran bir ameliyedir. Onlar çokça namaz kılıyorlardı, manen dolmak için. Onların beş vakit namazları uzun uzundu, kıyamıyla, kıraatiyle, ruku’ ve sücuduyla. Onların Cuma ve beş vakit namazlarının yanında başka namazları da vardı. Cenaze namazı, kuşluk namazı, evvâbin namazı, gece namazı, hacet namazı, istihare namazı, şükür namazı gibi…

Peygamber ve ashabı, namazla dinlenip huzur buluyorlardı, namaz kılan müminler olarak bizler ise bir an önce namazı kılıp aradan çıkardığımızda rahat ediyoruz! Bunun için çoğu zaman, pek çoğumuz haydi şu namazı kılıverelim, namazı aradan çıkaralım da rahat rahat işimize bakalım diyoruz. Ve bizler kendi başımıza kıldığımız zaman, namazı olabildiğince kısa tutuyoruz. Oysa peygamberimiz, Kendi başına namaz kıldığın zaman ise dilediği kadar uzat buyurmuştu.

İmamlarımız namaz kıldırırken namazı kısa tutmak için, adeta hız yarışına giriyorlar. Vur denilince öldüren, kısalt deyince kesip kuşa çeviren kimseler gibi. Oysa namazın kısa tutulması, namazın dolduruşa getirilmesi demek değildir. Bunları söylerken, bazı camilerimizde hız yarışlarına dönen teravih namazlarını kast etmiyoruz yalnızca. Söylediklerimiz bütün namazlarımız için geçerlidir.

Saadet Çağından yaşanmış bir örnek olayla ve peygamberimizden gelen rivayetlerle söylediklerimizi delillendirelim:

Peygamberimiz hayatta iken Medine’de ondan fazla mescid vardı. Çeşitli mahallelerde bulunan bu mescidlerde Peygamberimizin seçkin ve yetişkin ashabı imamlık yaparlardı. Onlarda biri de Muâz b. Cebel’di. Bir gün Hz. Muâz, akşam namazını kıldırırken Bakara ve Nisâ surelerini okumuştu ki iki sure, elli sayfadan fazladır. Muâz’ın namazda çok uzun okuduğu peygamberimize şikâyet edilince O şöyle buyurmuştu: Muâz, fitne çıkarmak mı istersin. Târık suresi, Sebbihısme Rabbike’l-A’lâ suresi, Fecr suresi, Şems suresi, Velleyli izâ yağşâ suresi ne güne duruyor, onları okuyuversene!

Dikkat edilirse Muâz’ın sayfalarca ayet okuduğu namaz akşam namazıdır. Peygamberimizin de kısa tutması için tavsiye ettiği sureler ise her biri yarım sayfadan fazla olan surelerdir. Yani O, Asr, Kevser, İhlâs surelerini okuyuversen ya dememiştir.

Rivayetlere göre Peygamberimizin kadın erkek, çocuk yaşlı hemen herkesin hazır bulunduğu bayram ve Cuma namazlarında A’lâ ve Ğâşiye surelerini okurdu. Onun bayram namazlarında Kâf ve Kamer surelerini okuduğu bildirilir ki surelerin her biri üçer sayfadır.

Bir başka rivayette O’nun bir Cuma namazında Cuma ve Münafikûn surelerini okuduğu haber verilmiştir ki surelerin her biri birer buçuk sayfadır.

Peygamberimizin namazının hafif olduğunu söyleyen Câbir b. Semura, Onun bir sabah namazında Vakıa gibi sureleri okuduğunu söyler ki adı geçen sure üç sayfadır.

İbn Abbas, annesi Ümmü’l-Fadıl’dan işittiğine göre Peygamberimiz bir akşam namazında Mürselât suresini okumuştur ki sure bir buçuk sayfadır. Bir yolculukta peygamberimiz bir rekatta o güzelim sesiyle Tîn suresini okumuştu. Yine O, kıldırdığı son yatsı namazında Burûc ve Târık surelerini okumuştu ki iki sure bir sayfadan fazladır.

İşte namazla Huzurda durup huzura erenlerin namazı ve işte bizim namazlarımız!

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
yanar
29 Ekim 2013 Salı 21:21
Namazı Anlamak
Elbette namazı ve namaz öncesi sonrası camide karşılaştığımız bidatleri çok yazmak ve anlatmak zorundayız. sayın Yazar haklı olarak namazın kısa tutulduğunu söyleyip peygamberimizn namazlarından örnekler veriyor.
Güzel de...Bugün cemaatin % 99,9 u imamın namazda ne okuduğunu anlamını doğru mu okuduğunu bilmiyor ki? Anlamadığından ötürü bir de imamın sesi bed ise sıkılmakta ve cismen namazdayken manen çarşılarda veya evde turlamakta TV seyretmektedir.
İşin özü kısa tutulması yararlıdır.
194.54.47.170
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim