• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -6 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Mustafa İslamoğlu ile Cuma namazı

Murat Kayacan

-Adama bak bu ne riyakârlık!

-Aynı size benziyor.

Yukarıdaki diyalog yıllar önce Konya fuar alanındaki teşhir merkezinde açılmış olan mini kitap fuarında bir edebiyat öğretmeni ile Konya’nın güzide kitap satış mekânlarından birinin sahibi arasında geçmişti. Bu diyaloga neden olan şey ise Mustafa İslamoğlu’nun konuşmalarını fuarı gezenlere izlettiren bir başka stanttaki video idi. Gerçekten de görünüm olarak İslamoğlu’na benzeyen kitapçımızın bu zannına sahip başka kişiler de tanıyorum. Hatta akraba, eş dost ziyareti için İstanbul’da olduğumu bilen birisi: “Yüreğin yeterse sor, bu yapmacık üslubu niçin sürdürüyor?” dedi. İslamoğlu’nu bu açıdan da izledim. Diğer ziyaretçilerden de izlenimlerini aldım.

Mescid, çay salonu, kitap satış, derslik vb. bölümleri de içeren Akabe Vakfı binasında, dört aile (dedeler, eşler, çocuklar dahil) randevu alıp İslamoğlu ile görüşme imkânı bulduk. Kısa sohbetimizde çocuklara camilerin sevdirilmesinin, kadınların camiye gelmelerini teşvikin ve kötülerin aldıkları riske kıyasla iyilerin göstermeleri gereken fedakârlığın önemine işaret etti. Verdiği bilgilere göre bu mescitte bayanlar da 15 yıldır Cuma namazı kılıyorlarmış. İslamoğlu hanımların özel durumları söz konusu olduğunda bile Hz. Peygamber (s)’in onlara Bayram namazlarına gelme ve –namazı kılmaksızın- mescitte bulunma tavsiyesinde bulunduğu bilgisini zihinlerimizde tazeledi.

Gördüğüm ve takip edebildiğim kadarıyla İslamoğlu, Allah rızası için çok güzel etkinlikler yapıyor ve etkinlikleri ülke sınırlarını aşmış durumda. Kullandığı dile de dikkat ediyor, kibar davranıyor ve meramını oldukça başarılı bir şekilde anlatıyor. Üslubunu yıllardır sürdürüyor oluşu onun “kişiliğinde yer etmiş” ve sunilikten uzak bir üslup olduğu izlenimi veriyor. Bize düşen “salih amel” dolu bir hayat süren İslamoğlu’nun etkinliklerini yok saymamak, “üslubuna da takılıp kalmamak” ve en azından hüsn-ü zan beslemek. Su-i zan besleyenler gözlerinin önündeki çöpü uzaklaştırıp ormanın bütününü görmeye çalışmalılar.

Son iki Cuma namazını Mustafa İslamoğlu’nun imamlığında kıldım. İlkinin hutbesinde İslamoğlu kudsî hadisleri anlattı. Bu hadislerin, lafızları Hz. Peygamber (s)’e manası Allah’a ait sözler olduğunu söyledi. Benzer bir izahı yıllar önce Haksöz Dergisi’nin Hayrı Kırbaşoğlu ile yaptığı bir röportajda okumuş ve ufuk açıcı bulmuştum.

İkinci cumada ise hutbenin konusu “menkıbe yazmak” idi. İslamoğlu bu ifadeyi “tarih yazmak” anlamında kullandı. Küçücük görünen salih amellerin bile menkıbe yazmak kapsamında görülebileceğine işaret ederek, cemaati salih amel işlemeye teşvik etti ve menkıbe yazan kimselerden örnekler vererek konuyu somutlaştırdı. Bu bağlamda örneklerini yakınlarından değil başkalarından seçse idi sanırım daha güzel olurdu (Tabii bir yakınının olumsuz özelliğini de zikrettiğini belirtmiş olalım). Bu konuda Fethullah Gülen iyi bir örnek kendinden bahsederken bile çoğu zaman  “sen, sen..” şeklinde bir üslubu tercih ediyor (Kanımca onun da kendisine “kıtmir” diyerek aşırı alçakgönüllülük göstermesi doğru değil).

Menkıbe yazmak konulu hutbesini bitirmesinin ardından ashab-ı kiramın uygulamasına paralel bir şekilde ayağa kalkıp iki konuda sorular sordum. Birincisi işledikleri zulüm nedeniyle helâk edilen toplumlardan kurtulanların salt peygamberler ve inananlarla mı sınırlı olduğu şeklinde idi. Yani Kur'an’da toplu helâke dair ifadeleri olduğu gibi mi yoksa kendisiyle husus kastedilen umum ifadeler olarak mı anlamalıydık? İkincisi ise, İslamoğlu’nun Üç Muhammed: İki tasavvur bir gerçek adlı kitabı hakkındaydı. Eserdeki tasavvura yüklediği anlam ile daha sonra sıkça vurguladığı Müslüman tasavvuru, yeni bir tasavvurun inşası türünden ifadelerindeki tasavvura yüklediği anlam arasında bir fark var mıydı?

İslamoğlu sahabe çizgisine uygun olarak sorularımı huzuru bozucu değil, faydalı olarak görüp cevapladı. İlk konuya örnek olarak Semud kavminin ataları olan Âd toplumunu verdi. Ona göre Âd kavminden kurtulan olmasaydı, Semud kavminden söz edilemezdi. Yani Semud kavmi ona göre, azaptan kurtulan Hz. Hud ve inananların devamı olmakla sınırlı bir kavim değildi. İkinci konuda ise aslında tasavvur yerine imge kelimesini kullanması gerektiğini ancak o kelimenin bize ait olmadığını bu nedenle daha sonraki tasavvur kelimesinin kullanımlarında problem yaşandığını ifade etti.

İslamoğlu vitrinde olmayı hak eden ve bunun tehlikelerinin farkında olan bir Müslüman alim. Allah bu bilincini ve farkındalığını koruyarak ona daha fazla salih amel işlemeyi nasip etsin.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mahmud
12 Ocak 2014 Pazar 19:54
herkes anlasaydı bu durumda olmazdık
bazı insanlar vardır zaman ve zemin içinde sıradan bir ilme sahiptirler.bu insanlar alim kateorisinde değil vaiz kategorisinde olan sıradan insanlardır,tek farkları bir şeyler ezberlemiş olmalarıdır.öyle insanlarda vardır ki ilim ve hikmetten beslenmiş tüketici değil üretici ve ufuk açıcı insanlardır.bu insanlar vefat eder gider belki bir 50 yıl sonra insanlar onun ne dediğini anlamaya başlar.siz hep yan sanayi gördüğünüz için aslında orjinal olanı yan sanayi zannetmektesiniz,torunlarınız anlar
88.227.232.162
Murad
31 Temmuz 2009 Cuma 18:19
124
"Konya’nın güzide kitap satış mekânlarından birinin sahibi" ile başlayan giriş cümleniz ile İslamoğlu arasında bir bağlantı kuramadım da ondan yazarım. Mekan sahibi ile islamoğlu şeklen benziyorlar tamam. Bunu anladım. Muradınız ne idi?
212.175.112.172
Bilge Barbar
31 Temmuz 2009 Cuma 17:50
Yan sanayi mi orjinal mi?
Kaliteli bir tiyatro izleyicisi olsaydı, çakardı mevzuyu. Sanat dallarından birinde mesafe kaydetmezseniz böyle yuttururlar sahteyi sahici diye. Çakmayı çakamazsın. Yan sanayiyi orjinal sanırsın.
85.105.205.138
M. ALİ
31 Temmuz 2009 Cuma 14:45
ÜÇ MUHAMMED
'İKİ ZORLAMA BİR HAYAL' TREE MUHAMMED.KUSURA BAKILMASIN, ÜSTÜN BİR GAYRET SONUCU VÜCUDA GELMİŞ BİR KİTAP FALAN DEĞİL. MAMAFİH MUSTAFA İSLAMOĞLU'NUN HAYATIYLA PARALEL DENİLEBİLECEK BİR ZORLAMAYLA KALEME ALINMIŞ BU KİTAP 2 AYRI PEYGAMBER TASAVVURU ELEŞTİRİSİNİ YAPTIĞINI İDDİA ETSEDE TEK TASAVVURU KENDİNCE ELEŞTİRMİŞ. ASLINDA KİTABIN YAZILIŞ GAYESİ KAAD-I IYAZ'IN EŞŞİFA-İ Bİ'T-TEARÛFU HUKUKİ'L-MUSTAFA (ŞİFA-İ ŞERİF), VE SUYUTİ ELEŞTİRİSİDİR. HATTA O KADAR Kİ AKLIMA "SUYUTİ VE KAAD-I IYAZ'A GAREZİ VARDI DA BUNU PEYGAMBER ÜZERİNDEN Mİ YAPMAK İSTEDİ?" GİBİ BİR SORU DA GELMEDİ DEĞİL. SAYIN MURAT KAYACAN KERDEŞİMİZİN YENİ BİR MÜSLÜMAN TASAVVURU DEDİĞİ ŞEY ASLINDA İSLAMOĞLU'NDA ŞUMULLENMİŞ DEMİN DE DEDİĞİM BİR ZORLAMA TİPİNİN İNŞAASIDIR. AMA O DEDİĞİNİZ TASAVVUR-İMGE-TİP NE İDÜĞÜ BELİRSİZ(ELEŞTİRSENİZDE) ŞU ANKİ TOPLUMDAN DAHA İYİ OLMAYACAK BİR TOPLUM (BANA GÖRE İYİ NİYETLİ OLMAYAN) ALGISIDIR. HAYATTAN SİLİNMİŞ SADECE KUTSANMIŞ PEYGAMBER TASAVVURUNU YOK EDECEĞİZ DERKEN, TAMAMEN PEYGAMBER RUHUNU BU TOPRAKLARDAN YOK ETME TEHLİKESİNİN UMARIM Kİ FARKINDASINIZDIR. YAPILMAK İSTENENİN FARKINDA OLALIM. BUNU YAPMAK İSTEYENLERDE FARKINDA OLARAK YAPSINLAR. EĞER KÖTÜ NİYETLİ DEĞİLSE BU TİP ÇABALAR, ASIRLARDIR BU TOPRAKLARDAKİ PEYGAMEBER TASAVVURUNU BU TOPRAKLARA YABANCI YERLERDEN ALDIĞIMIZ RASYONALİTE'DEN ZİYADE BU TOPRAKLARIN PEYGAMBER ALGISINI ANLAMAYA ÇALIŞARAK BİR ŞEYLER YAPMAYA ÇALIŞALIM. SELAMETLE...(son olarak 15 dakikadır yazmaya çalıştığım hakaret,küfür,rencide edici sözler..v.b. içerikli olamayan bu yorumumu zat-ı alinizin insaf süzgecinden geçirerek değerlendirmenizi rica ederim.)
88.224.246.234
Uçuk Dudak
30 Temmuz 2009 Perşembe 14:50
Uçan Balon
Kendileriyle bir hafta kadar müşerref oldumdu vakti zamanında. Kitaplarını içtimdi. Sonuç mu? Oryantalist bir alim, mukallit bir entellektüel, mürai bir hayat: Kuyruksuz uçurtma ya da uçan balon.
78.164.182.103
ac
30 Temmuz 2009 Perşembe 08:50
amin
amin
88.254.12.61
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim