• BIST 95.734
  • Altın 271,249
  • Dolar 5,5633
  • Euro 6,1703
  • Konya 21 °C
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Beşşar Esed'in gerçek soyismini kuzeni açıkladı!
  • İsrail'den ABD'li Müslüman vekillere ülkeye giriş yasağı
  • Hükümet memur maaş zam teklifini açıkladı
  • Beşşar Esed'in gerçek soyismini kuzeni açıkladı!
  • İsrail'den ABD'li Müslüman vekillere ülkeye giriş yasağı

MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu

MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2)- "Bütün bu yolsuzluklar karşısında ben bir genel başkan olarak halkımın iradesini, halkımın oyunun arkasını takip etmek, onun sonucunu kovalamak zorundayım. Vatandaşım bana şunu söylüyor; Başkanım, bu seçim yenilenm

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bütün bu yolsuzluklar karşısında ben bir genel başkan olarak halkımın iradesini, halkımın oyunun arkasını takip etmek, onun sonucunu kovalamak zorundayım. Vatandaşım bana şunu söylüyor; Başkanım, bu seçim yenilenmeli." dedi.

Erdoğan, MÜSİAD 25. Olağan Genel Kurulu ve Genel Merkez Binası Açılış Töreninde, siyaset, toplum, diplomasi, hatta terör mühendisliği gayretleri sonuç vermeyince doğrudan milletin birliğine, beraberliğine saldırılmaya başlandığını anlattı.

Türkiye'nin ve demokrasinin en büyük gücü olan seçimleri, milletin sandıktan çıkan iradesini tartışma konusu yaparak birliğin çimentosunu çatlatma, demirlerinin kırılma hesabı yapıldığını vurgulayan Erdoğan, "Şimdi buradan bir kez daha ilan ediyorum, biz hiçbir zaman milletin iradesinin üzerinde bir irade tanımadık, tanımayacağız." diye konuştu.

Milletin iradesine olan saygıları sebebiyle seçim süreçlerini yakından takip edip, sandıktan çıkan her oyun yerini bulması için çalıştıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bütün çabamız milletin oyunun kıymetini millete iadedir. Bütün çabamız usulsüzlüklerle, yolsuzluklarla bir 31 Mart'ı kurban etmek istemiyoruz. İşte çıkmış bakıyorsunuz ki ana muhalefetin birkaç temsilcisi ne diyorlar? Çok enteresan, kime diyorlar? Yüksek Seçim Kuruluna. 'Kızılay'a çıkamazsınız' diyorlar. Tehdit ediyorlar. Anayasanın 138. maddesine bu tamamen aykırıdır. Bırakın bu şekilde bir uyarıyı, 'imada dahi bulunamazsınız' der Anayasanın 138. maddesi. Ben de burada bir şeye üzülüyorum. Şu anda Yüksek Seçim Kurulunun Sayın Başkanı kendilerine yapılan bu tehdit karşısında şu ana kadar niçin acaba bir yazılı açıklama yapmak suretiyle 'Siz nasıl olur da bizi tehdit edersiniz?' demiyor? İstanbul'da, Ankara'da seçimler yapılmıştır. Bakın biz Ankara'ya herhangi bir itirazda ileri derecede bir yüklenme yapmadık. Ama İstanbul'da bindelerle oynan bir oyun var, yolsuzluklar var. Bütün bu yolsuzluklar karşısında ben bir genel başkan olarak halkımın iradesini, halkımın oyunun arkasını takip etmek, onun sonucunu kovalamak zorundayım. Ve düşünebiliyor musunuz, 27-28 binden, 13 bine kadar bu sayımlarda oylar düşüyorsa, burada bir yolsuzluğun olduğu apaçık ortadayken, yani bunu kovalamayalım mı, bunu takip etmeyelim mi? Vatandaşım bana şunu söylüyor; Başkanım, bu seçim yenilenmeli."

- "Ortada bir şaibe, yolsuzluk var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın birçok yerinde, yarım, 1 puanla olunan yerlerde bile seçimlerin yenilendiğini dile getirerek, "Niye? Gönüller huzur bulacak." dedi.

Türkiye'de 1963'te, 1999'ta benzer kararların YSK tarafından alındığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hele hele burası İstanbul. Bu bir kasaba değil, ilçe, belde değil. Bakın ben bugüne kadar hiç konuşmadım, hep sustum. Ama diğerleri konuştu ve 'Vurun abalıya' dediler, vurdular ama artık yetti. Burada bir şaibe var, bu açık ortada. Yolsuzluk var, açık ortada. Gidelim millete milli irade nasıl bir karar veriyorsa 'başımız, gözümüz üstüne' deriz, onu kabulleniriz olay bu kadar basit. Çok açık, net, memur noktasında sandıkta memur değil de bankadaki sözleşmeli işçiler o sandıklarda görevlendirilirse ve bunun üzerinde hala neyi düşünüyoruz? Maalesef 4-5 tane bankanın işçileri sandıklarda görevlendiriliyor. Peki ne diyorlar? Diyorlar ki 'bunu bizden kaymakamlar istedi.' İsteyebilir. Eğer kaymakam böyle bir yanlış yapmışsa sen bu yanlışı uygulamak zorunda değilsin ve bu yanlışa da hak vermek durumunda değilsin. Çünkü yasa ortada. Ne diyor yasa? Memur diyor, yani 657. Bunlar 657 değil, bunlar bankada çalışan bir işçi. Şimdi bunları kabul mü edelim? Ondan sonra bunların verdikleri kararlara 'eyvallah' mı diyelim? Bizim şu anda buradaki gayretimiz sadece Yüksek Seçim Kurulunun bu şaibeyi ortadan kaldıracak milli iradeye bu zemini hazırlamaktır. Ortada bir şaibe, yolsuzluk var ve bu yolsuzluğun, şaibenin ortadan kaldırılması hem Yüksek Seçim Kurulunu aklayacaktır hem de milletimizin gönlü ferah hale gelecektir."

- "Nerede hak, hukuk, adalet?"

Hz. İbrahim'in Tur-i Sina'da yaşadığı olayı hatırlatan Erdoğan, "Bizim de şu anda kalbimiz mutmain değil, ortada bir şaibe var, ortada bir yolsuzluk var. Dolayısıyla 'bu şaibenin, bu yolsuzluğun ortadan kalkması gerekir' diyoruz. Bizim hayatımız desteğini ve gücünü milletten almayan vesayetle mücadeleyle geçmiştir. Böyle bir müktesebata sahip Tayyip Erdoğan'ın hakkı olmayan bir seçimi almak için çalıştığını iddia etmek bize yapılmış en büyük bühtandır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, her şeyin ortada olduğunu, İstanbullunun 39 ilçenin 25'ini kendilerine verdiğini dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İş daha buradan kopuyor zaten. Büyükşehir Belediye Meclisinin kahir ekseriyeti aynı şekilde partimin meclis üyelerine verilmiş. Şimdi bütün bunlar apaçık ortayken kalkıp da daha da ileri gitmek suretiyle orada başkanvekillerinin odalarının kilitlerinin göbeklerini sökecek kadar iradeye saygısı olmayan bir anlayış var. Ne oldu? Sonunda bütün çalışmalar yapıldı, başkanvekillikleri falan hepsi seçimlerle ilan edildi, ondan sonra herkes geldi odalarına yerleşti. Komisyonlar seçildi. Şimdi bütün bu çalışmalar bu şekilde başladı ama bunlar başlarken her şeyden önce beyefendi, genel başkanları, 'hak, hukuk, adalet' diyor 23 Nisan'da yaptığı konuşmada. Nerede hak, hukuk, adalet? Hak, hukuk, adalet istediğiniz şeyler size sunulduğu zaman mı olacak? Her şey açık, net ortada. Hak, hukuk, adalet diyorsan işte buyrun, meclis de ortada, bütün komisyon seçimleri ortada.Yani bu komisyonların seçimlerinin nasıl yapılacağına dair her şey ortada. Sana kimse kalkıp da orada, o seçimlerde 'Ya sana da bir şeyler verelim' demek zorunda değil. Neticede bunlar oldu, şimdi biz burada Yüksek Seçim Kurulunun vereceği kararı bekliyoruz, bütün belgeler, bilgiler, evraklar her şey kendilerine teslim edildi. Temenni ediyorum ki adil bir kararla, bakın bizim tehdidimiz yok, her ne kadar onlar 'Kızılay'a çıkamazsınız' diyorlarsa da biz haşa böyle bir şey demedik. Kızılay herkesindir, tüm milletindir ama bunların hayatları böyle geçti. Sürekli bu tür tehditlerle geçti. Ne yaparlarsa yapsınlar biz adil bir karar, netice bekliyoruz. Biz sadece milletin emanetine sahip çıkmanın çabası içindeyiz. Biz sadece milli iradenin gasp edilmesine engel olmaya çalışıyoruz, yaptığımız iş budur."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim