• BIST 96.461
  • Altın 268,817
  • Dolar 5,5845
  • Euro 6,1973
  • Konya 21 °C
  • Mardin'de 'kayyum' sevinci Şehit aileleri Cumhurbaşkanı'na teşekkür etti
  • 3 HDP'li başkan neden görevden uzaklaştırıldı?
  • CHP'den beklenen kayyum tepkisi! "Barikatçı arkadaşlara" destek çıktılar
  • Mardin'de 'kayyum' sevinci Şehit aileleri Cumhurbaşkanı'na teşekkür etti
  • 3 HDP'li başkan neden görevden uzaklaştırıldı?
  • CHP'den beklenen kayyum tepkisi! "Barikatçı arkadaşlara" destek çıktılar

Mursi’nin katilleri

Mesut Ceran

Mısır halkının seçtiği cumhurbaşkanı altı yıl süren esaret ve işkencenin ardından bir kafeste hayatını kaybetti. O kafeste kaybedilenin sadece Şehit Mursi’nin hayatı değil, aynı zamanda Orta Doğu’nun en köklü devleti olan Mısır’ın yeniden özgürlüğüne kavuşma fırsatı olduğunu anlayabilecekler mi?

Şehit Cumhurbaşkanı Mursi’nin katillerini ararken karşımıza çıkan diğer zanlılar ise darbenin azmettiricisi ülkeler. Yani, Sisi ve Mısır ordusunun sadece perdenin önündeki fail olduğunu herkes görüyor. Mursi ve diğer Rabia meydanı şehitlerine yönelik cinayetin azmettiricilerinin ABD, BAE, İsrail, Suudi Arabistan ve diğer bazı Batı ülkeleri olduğuna kuşku yok. Bu azmettiricilerin istedikleri şeyin Mısır’ın kendi halkı tarafından seçilen liderler tarafından yönetilmesini yani özgür olmasını engellemek olduğuna da kuşku yok. Zira Mısır kendi haline bırakılamayacak, kendi halkının istekleri doğrultusunda yönetilmeye müsaade edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir onlar için. Arap dünyasının en büyük ülkesi, İslam dünyasının en önemli devletlerinden biridir. “Kıymetlileri” İsrail’in hemen yanı başındadır. Mısır’da uzun sürecek bir Müslüman Kardeşler idaresinin İsrail saldırganlığının akıbeti açısından doğurabileceği sonuçlar ortadadır. Kudüs ve Golan Tepeleri Amerikan Başkanı Trump tarafından altın tepsi ile Netanyahu’ya sunulurken Mursi yönetimindeki bir Mısır nasıl davranırdı acaba? “Görevli darbeci” Sisi ise misyonunun gereğini yaptı ve ABD’nin bu hukuksuz politikalarına ses çıkarmadı, hatta Batı Şeria’nın önemli bir kısmından Filistinlileri kovmayı öngören “Yüzyılın Anlaşması’na” destek veriyor.

“Yüzyılın Anlaşması’na” destek veren diğer Arap ülkeleri BAE ve Suudi Arabistan’ın İsrail’e sundukları bir başka hizmet de Mursi’ye karşı gerçekleştirilen darbenin finansal yükünü üstlenmeleriydi. Darbeci Sisi’nin ayakta kalması ve diktatörlüğü yeniden Mısır’da inşa etmesi için bütün para musluklarını açtılar. Müslüman Kardeşler hareketinin Mısır’ı ve halkını özgürleştirmesini istemiyorlardı. Zira özgürlüğün Arap dünyasında yayılması kendi halkları için de örnek oluşturabilirdi ki, bu en son isteyebilecekleri şeydi. Mısır halkının özgür olmasını istemedikleri gibi Mısır’ın özgür olmasını da istemiyorlardı. Zira özgür bir Mısır’ın, Orta Doğu’da ABD ve İsrail ile oluşturmaya çalıştıkları ittifakın yanında değil karşısında yer alacağını biliyorlardı. Çünkü Washington ve Tel Aviv’le kurmaya çalıştıkları ittifak Orta Doğu halklarının çıkarına olmayan uğursuz bir ittifaktı ve özgür Mısır halkı tarafından yönetilecek özgür Mısır böyle bir uğursuz yapının içinde yer almazdı.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim