• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Konya 9 °C
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • Akıncı Üssü Davası'nda Konya'da görevli sanıklar savunma yaptı
  • Erdoğan bizzat izleyecek! İşte AK Parti'de adaylık kriteri
  • RTÜK'e Konyalı yeni üye!
  • Akıncı Üssü Davası'nda Konya'da görevli sanıklar savunma yaptı
  • Erdoğan bizzat izleyecek! İşte AK Parti'de adaylık kriteri

Mümtaz Bahri Koru….

Serpil Yalçınkaya

Meşkure Yılmaz önsözünde kitabını, “Bu araştırmanın amacı, Konya’daki Milli Mücadele dönemi içerisinde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve bu cemiyetin üyesi Mümtaz Bahri Koru’nun faaliyetlerini anlatmaktır.” Şeklinde ifade ediyor.

1919’larda Müdafaa-i Hukuk, Türk Milletinin varlığını korumak, savunmak, işgal kuvvetlerinin haksızlığını dünya kamuoyuna duyurmak amacıyla halkın kendiliğinden kurduğu, örgütlediği, harekete geçirdiği bir sistemdi.

Atatürk 1920 yılında Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini “Milletin kendiliğinden kurduğu, örgütlediği, vatani ve millî amaçlarla harekete geçirdiği bir sistemdir” şeklinde tanımlamıştı.

 

Konya, adı geçen bu zorlu dönemde İtalyanlar tarafından işgal edilmiş, kötü günler geçirmiş, düşmana karşı gösterdiği direnç, yapılan mitingler, organizasyon ve yardımlar, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti faaliyetleri, Konyalı hanımların fedakarlıkları göz ardı edilerek çoğunlukla isyanlarla ismi zikredilmiştir. Çeşitli ön yargılarla değerlendirilmeye tabi tutulmuştur.

Tarih kitaplarında isyanlar gayet ayrıntılı olarak ilgililere aktarılırken Konya halkının milli mücadeledeki rolü ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin faaliyetlerinden neredeyse hiç bahsedilmemektedir.

Halbuki, tüm  bu süreçte Konya, ordunun ihtiyaçlarının karşılandığı lojistik bir merkez olmuş, cephedeki ordunun ihtiyaçları burada hazırlanılarak cepheye gönderilmiştir. Konya, cepheden gelen yaralı ve hastaların tedavi gördüğü yerdir aynı zamanda…

 

 Elimizdeki bu eser tarihin karanlıkta kalmış kısmını aydınlatmada önemli bir misyonu yerine getirmesi açısından oldukça önemli…

Kitabın hazırlık aşamasında pek çok ilim adamı, gazeteci ve gazete yazıları, arşiv belgeleri, tez ve yazılı eserlerden faydalanılmış.
 

İtalyanların halka karşı diğer işgalci devletlerden farklı bir tutum sergilemesinin nedeni irdelenmiş; Ege bölgesinin paylaşılması konusunda İtalya ile itilaf devletleri arasında çıkan anlaşmazlığın ve İtalyanların “oyuna” geldikleri düşüncesinde olmalarının büyük payı olduğu vurgulanmıştır.

İtalyanların Konya’ya yerleşmesiyle şaşkınlık yaşayan Konya halkı olanları anlamaya, bir anlam vermeye çalışmış ve milli bir direniş ruhunun oluşumu gerçekleşmeye başlamıştır.

Heyet-i Nasiha’nın basın temsilcisi Burhan Cahit Bey bu durumu şöyle anlatır:

“…Heyet-i Nasiha Konya’da kaldığı süre içinde şehir halkının düşmanla ne pahasına olursa olsun mücadele etmek, milli kuvvetler hazırlamak düşüncesini müşahede etti. Bu düşünceyi daha çok genç subaylar savunuyor, halk arasında yayılıyordu. Olayların meydana gelişi mücadele fikrini benimseyenleri haklı çıkarıyordu.

…Gece yarılarına kadar dertleşiyoruz. Genç zabitler, harpte pişmiş çocuklar, derhal bir mukavemet cephesi kurulmasını istiyorlar. Konya’da bu hava var…”

Bu mücadelede Konya’daki basını da değerlendiren Meşkure Yılmaz, kitabında bu hareketi destekleyen Babalık, ibret ve Öğüt gazetelerinden de bahis açmış, farklı mihraklar tarafından yayınlarını durdurma gayretlerini, mücadeleyi, kalemin o dönemlerde de ne etkin bir araç olduğuna vurgu yapmış.

            Öğüd Gazetesi işgal güçlerini, özellikle İngiltere’yi ağır bir şekilde eleştirerek halkı Kuva-yi Milliye etrafında toplanmaya çağırıyordu. Bundan rahatsız olan işgal kuvvetleri Ocak 1920’de gazeteyi kapatmışlardı.Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanı Ali Kemali hoca bu zaman zarfı içerisinde düzenlenen dördüncü mitingte Konyalılara:

Ey ahali, ey Konyalılar! Mübarek şehitlerimizin kanları ile yoğrulmuş bu aziz vatan, bir avuç düşman askerinin çizmesi altında inim inim inlerken, dün cesaret ve tecavüzlerini daha da arttırarak boğazımıza sarıldılar, dilimizi kesmeye yeltendiler. Güya medeniyet havarileri olan ingilizler, onların temsilcisi General Milne, elinde oyuncak olan İtalyanlara, konya’nın sesi, Konya’nın dili olan gazeteyi, Öğüd Gazetesi’ni kapattırdılar. Bu hangi hak ve hukuk, hangi medeniyet, hangi insanlık!.. Kahrolsun boğazımıza el uzatan, bizi susturmak isteyen ve dilimizi kesenler…

Bizi asla susturamayacaklar, susmayacağız, bir dilimizi keserlerse bin dille haykıracağız” diyerek halkı coşturmuştu.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin geç kurulma sebebi “Artin Cemal” lakaplı Konya valisinin başta bulunması ve İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi ve aynı zamanda Hürriyet ve İtilaf Partisi’nin taraftarı olması sebebiyledir.

Özellikle Anadolu’daki işgalleri ve Yunanlıların İzmir’i işgali, Fransızların Ermenilerle işbirliği yaparak Adana’da Müslüman Türk halkına yaptıkları vahşiyane cinayetleri protesto etmek için kadınlar tarafından gerçekleştirilen ilk miting Konya’da yapılmıştır. “Konya’nın vatan sever beş bin anası cephelerde ve düşman işgali altındaki bölgelerde şehit düşen vatan evlatlarının ruhlarına mevlid-i şerif okutmak için 8 ocak 1920’de Şerafeddin Camii’nde toplandılar”

Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Kadınlar Şubesi bunların yanı sıra kadınlar için meslek kursları açmıştır.Çeşitli müsamereler düzenlemiş, Milli ordunun ayni ve nakdi ihtiyaçları için kampanyalar yürütmüştür.

Konya’daki milli direnişi kırma adına atılan, son adım olan, Delibaş Hadise’sini ve bunu oluşturan unsurları ve olayın vukusu sırasında yaşanılanları da ele almış Meşkure Yılmaz

Ve farklı şekillerde yanıltılmaya, gaflete sürüklenmeye çalışılan Konya halkının memleket menfaatleri noktasında gayretini sık sık dile getirmekten çekinmemiş Meşkure Yılmaz.

Konya, Milli Mücadele yıllarında ortaya çıkan isyanlarla gündeme gelse de Konyalıların kadınlı erkekli, genci yaşlısıyla seferber olduğunu, maddi manevi her türlü desteği esirgemediğini; şehirlerine gelen muhacirlere, şehit çocuklarına olan desteklerinin yabana atılamaz bir gerçek olduğunu dile getirmiş.

Meşkure Yılmaz, kitabının diğer bölümünde halkın işgallere karşı direniş gücünü temsil eden Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurucularından Mümtaz Bahri Koru’nun hayatı, Milli Mücadeleye olan katkıları, eğitim alanındaki hizmetleri, çalışmaları, basın hayatını, yayınladığı kitaplarını anlatmış.

Kitabın sonuna eklenen dönemin gazete küpürleri, fotoğraflar ve kimi yazışmalar okurlar ve ilgilileri için güzel birer kaynak olmuş.

Memleketin hem iç hem de dış mihraklar tarafından sürüklendiği zorlu şartların dile getirilmesi ve Aziz Konya halkının bununla mücadesinde yanlış algıların düzeltilmesi adına, akademik ve faydalı bir eser sunan Meşkure Yılmaz’a teşekkür ediyor, tarihimizi doğru aydınlatacak objektif yayınların devamının gelmesini ümit ediyorum…

Selametle, ihsanla kalınız.

 

Kitap ve Yazar Hakkında Bilgiler

Yayın Tarihi: 2015

Yayınevi: Çizgi Kitabevi

Baskı Sayısı: 1.Baskı

Sayfa Sayısı: 199

Temin Adresi:  Çizgi Kitabevi, Meram,  KONYA

Yazar Hakkında:

Dr. Meşkure Yılmaz

  Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirip aynı üniversitede yüksek lisans ve doktora yapmıştır. Konya ve Ankara’da farklı okullarda öğretmenlik yapmıştır. 1998-2000 yılları arasında  Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda kitap yazma ve inceleme komisyonlarında görev yapmıştır. Çok sayıda yayınlanmış makalesi bulunmaktadır. Günboyu Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmıştır.

Mefkure Yılmaz’ın diğer eserleri:

- Türklerin Dünyası ve Türkiye'nin Dış Türkler Politikası

konyada-mudafaai-hukuk-cemiyeti-ve-mumtaz-bahri-koru-front-1.jpeg

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim