• BIST 96.628
  • Altın 144,690
  • Dolar 3,5709
  • Euro 4,0165
  • Konya 13 °C
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • Erdoğan uyarmıştı! Bunu yapan yandı

Mülkiye, yüz elli yıllık bir ekol

Mustafa Yiğit

Tam yüzeli yıl önce;

“başka bir aşk istemez, aşkınla çarpar kalbimiz

ey vatan göz yaşların dinsin, yetiştik çünkü biz.

gül ki sen, neş'enle gülsün ay, güneş, toprak, deniz

ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz.

bir güneştin bir zamanlar, ay kadar kaldındı dün

dün bir ay'dın, sislenen boşlukta yıldızsın bugün,

benzin uçmuş bak, ne rüyadır bu akşam gördüğün,

ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz.

beklesin türkoğlu'nun azminde kuvvet bulmayan,

sel durur, yangın söner elbette bir gün ey vatan.

süslenir oynar yarın, dün ağlayıp matem tutan,

ey vatan göz yaşların dinsin yetiştik çünkü biz.”

 

diyen, vatanına ve milletine hizmeti en kutsal görev bilen öğrencilerin yetiştiği bir mektep kurulur…

Yukarıdaki dizeler aslında bu mektebin işlevini en güzel şekilde anlatır…

Çünkü o dizeler bir Mülkiyeli olan Cemal Edhem (yeşil) bey tarafından 1918 yılında kaleme alınır ve Mülkiye Marşı olarak bilinir…

Tam adı Mekteb-i Mülkiye-i Şahane-i Ali Osmani’dir...

Mülkiye, daha sonra Siyasal Bilgiler Okulu ve de Siyasal Bilgiler Fakültesi adını  alacaktır.

Osmanlı’da idareci yetiştiren ve zamanla işlevini yitiren Enderun’un yerine kurulan Mülkiye, kurulduğundan bu yana Türkiye’nin çok önemli idarecilerini yetiştirmiş, bürokrat, diplomat, kaymakam, vali, bakan, başbakan çıkarmış…

Yüzeli yıllık zaman diliminde, pek çok şeye şahitlik eder…

Meşrutiyeti görür,  Çanakkale’yi, İstiklal Savaşını yaşar, gencecik Mülkiyelileri bu savaşlarda şehit verir, koskoca bir imparatorluğun çöküşüne tanık olur…

Bu çöküş bir güneşin batışıdır aslında, yukarıdaki mısralarda belirtildiği gibi , ancak siste bir yıldız haline dönüşmeyi de bilir güneş ve yine aydınlatmaya devam eder  etrafını Türkiye olarak…

Mülkiye ilk önce İstanbul’da eğitimine başlamış daha sonra Ankara’da bugünkü yerinde eğitim vermeyi sürdürmüş.

Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı seksen altı yıllık macerasında da pek çok şeye şahit olur Mülkiye…

İkinci Dünya savaşına, darbelere tanıklık eder…

Kimi zaman bu darbelerin içinde yer alır, kimi  zaman karşısındadır…

Ve milenyumu da görür…

Çehresi değişir, öğrencileri değişir, hocaları değişir…

Ama o değişmez….

Çünkü o bir okul değil, ekoldür pek çoklarının söylediği gibi…

Güçlü bir geleneği olan, geleceği de elinde tutmak için kendini her ne şartta olursa olsun geliştiren bir ekol…

Bu ekolün yetiştirdiği gençler dün olduğu gibi bugün de vatanına milletine hizmet ediyor…

Hem de yalnızca Türkiye sınırlarında değil, Roma’da, Belgrad’da, Viyana’da, Aşkabat’da, Paris’te…

Gittiğiniz her ülkede bir Mülkiyeliye rastlarsınız…

Sizleri karşılarlar ve “Türkiye burada” derler…

Nerede Türkiye, orada Mülkiye…

Bu yüzdenidir ki, Türkiye’de güçlü geleneği olan eğitim denince de ilk akla gelen birkaç isimden biri olmayı daima sürdürecektir Mülkiye…

Ve inanıyorum ki, biz eski Mülkiyeliler gibi, bizim çocuklarımızın da kalbi vatan aşkıyla yandığı müddetçe, bu ekol yaşamaya devam edecek…

Yüze ellinci yaşın kutlu olsun Mülkiye…

Yorumlar
Bir Başka Mülkiyeli
08 Aralık 2009 Salı 15:03
Tebrik Ediyorum
Tüm Mülkiyelilerin 4 aralık Mülkiyeliler gününü kutluyorum. Sayın yazar hatırlattığınızdan dolayı sizi de tebrik ediyorum. Mülkiyeli olmak bir ayrıcalık yaaaa........
212.174.172.2
mülkiyeli şahıs
07 Aralık 2009 Pazartesi 17:34
ah mülkiye vah mülkiye
benim mülkiyeyi kazandığım yıllarda, arkadaşlar ankara hukuku kazandık, siyasalı kazanamadık diye ağlarlardı. Gün geldi, devran döndü. Anap geldi, kaymakamlık ve idari hakimlik hakkını diğer iktisadi idari bilimler fakültelerine de verdi. Tıp doktoru olan içişleri bakanı Mustafa KALEMLİ bu işi açık açık bürokraside mülkiye ağırlığını kırmak için yaptıklarını söyledi. Mülkiyeli Mesut YILMAZ; Hasan Celal GÜZEL, Mehmet KEÇECİLER vs gibi büyüklerimiz bu işe sesini çıkarmadılar. Sonra bu yetmedi korsan bir siyasal da İstanbul'da açıldı. Özel üniversiteler okulumuzun seçkin hocalarını kaptı. Okul birkaç marjinal vatandaşa kaldı.Katsayı kararı muhafazakar ve inek anadolu çocuklarını fakülteye girmekten men etti. Mezuniyet sonrası bunlar tüm imtihanları derece ile kazanıyorlardı. Neticede elbirliği ile okulun içine edildi. Hukuk fakültelerinin puanları mülkiyeyi geçti. Şimdi yeni mezun mülkiyeliler işsiz güçsüz ortalıkta dolaşıyor. Hiçkimseye Mülkiyeye girmesini tavsiye etmem. Hukuk okuyun. Mülkiye mazideki tatlı hatıraları ile var olmaya devam edecek. Şuandaki okula Mülkiye demek mümkün değil.
88.255.50.110
ibrahim dıvarcı
07 Aralık 2009 Pazartesi 16:57
kurtuluş
Üniversitede bir hocamız vardı. Derdi ki bu ülkeyi kurtarmak için üç yeri ıslah edeceksin "mülkiye,tıbbıye ve askeriye."
78.168.126.92
mustafa çamlı
07 Aralık 2009 Pazartesi 11:01
Nice 150 yıllara
Evet Mustafa bey, bir ekoldür Mülkiye.Mülkiyelilik sadece bir mezuniyet değil bir hayat tarzıdır,bir hayattır.saygılar
85.105.216.125
hakan
06 Aralık 2009 Pazar 17:58
mülkiye
Eyvallah mustafa bey bende bir mülkiye öğrencisi olarak size katılıyor ve bu vatana olan hizmet borcumuzu ödeyeceğiz
78.186.123.74
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim