• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Konya 12 °C
  • Coni'nin mayın eşekleri ağlıyor: ABD bizi sattı
  • Avrupa basını: "YPG'lilerin yarı devletleri Rojava artık yok"
  • ABD basını: "Türkiye istediği her şeyi aldı"
  • Coni'nin mayın eşekleri ağlıyor: ABD bizi sattı
  • Avrupa basını: "YPG'lilerin yarı devletleri Rojava artık yok"
  • ABD basını: "Türkiye istediği her şeyi aldı"

Muhsin Yazıcıoğlu davasında tanıklar dinlendi

Muhsin Yazıcıoğlu davasında tanıklar dinlendi
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili 9 üst düzey kamu görevlisinin "görevi kötüye kullanmak" suçundan yargılandığı davada, Sivas'ta bazı tanıkların ifadelerine başvuruldu

SİVAS (AA) - Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili 9 üst düzey kamu görevlisinin "görevi kötüye kullanmak" suçundan yargılandığı davaya ilişkin Sivas'ta bazı tanıkların ifadesi alındı.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 5. Ceza Dairesince açılan dava kapsamında, HTS kayıtlarında kazanın ardından helikopterde bulunanlarla telefon bağlantısı kurduğu tespit edilen Emra Kara, Mehmet Avcı, Ömer Ağdoğan, Hayri Köse ve Bekir Sezgin, Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinde ifade verdi.

Tanıkların yanı sıra BBP İl Başkanı Uğur Bulut, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş de duruşma salonunda hazır bulundu.

Olayda hayatını kaybeden Yüksel Yancı ile 12 saniyelik telefon bağlantısı tespit edilen eski Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Avcı, "Olayın yaşandığı 25 Mart günü Yüksel Yancı'yı aradım. Telefon açıldı, 12 saniye açık kaldı." dedi.

Yüksel Yancı ile konuşamadığını öne süren Avcı, "Sadece tabiat sesleri geldi, sonra telefon kapandı. Bu sırada o bölgede çalışan bir subay ile görüştüm. Bana 4 arkadaşımın öldüğünü söyledi. Bunun üzerine Kayseri Valisinin açıklama yaptığını söyledim. 'Muhsin Yazıcıoğlu başkanım yaralı olarak Kayseri'ye getiriliyor' dedim. Adana Jandarma İstihbarat Müdürü o zamanki rütbesi yarbay ya da binbaşı olabilir, bir meslektaşına söylüyor. Benim ondan aldığım bilgiye göre, 4 ya da 5 kişinin öldüğünü söylemişti. Benim ifade etmek istediğim konu, olayın olduğu gün telefonları açan birileri vardı. Kaza olduktan sonra oraya birileri ulaştı ama 'ulaşılmadı' diye üç gün ertelendi." dedi.

- "Bütün arkadaşları aradık"

Eski Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Hayri Köse de ifadesinde, "Kazanın olduğu gün rahmetli Genel Başkanımız dahil bütün arkadaşlarımızı telefonla aradık. Kazanın olduğunu duyunca ilgili birimleri de tek tek aradık. Aramalar düştüğünde telefonlar açıldığında rüzgar sesi gibi bir ses vardı." diye konuştu.

Tanık Bekir Sezgin ise "Helikopterin düştüğü gün eşim Gülşen Sezgin, Yüksel Yancı'yı telefonla arıyor. Yüksel Yancı'nın telefonu açılıyor. Telefonu açan kişi 'Aramayın ulaşamazsınız, kimlik kontrolü yapılıyor' diyor. Daha sonra telefonu açmamışlar." ifadelerini kullandı.

Tanık Ömer Ağdoğan da olay günü parti binasında olduğunu söyleyerek, ifadesinde şunları kaydetti:

"Kaza olduktan sonra 'bulundu' diye bir haber verildi. Bu lafı yayanların art niyetli olduğunu düşünüyorum. Ben olay günü Yüksel Yancı'yı aradığımda rüzgar sesi ve derinden insan sesleri geliyordu. Akşam 70 saniye bir görüşmem gözüküyor. Bunu hatırlamıyorum. Kazanın olduğu gün Muhsin Başkan ve Erhan Üstündağ'ı aradım, telefonları açılmadı."

- "Aradım ama ulaşamadım"

Olay günü gazeteci İsmail Güneş ile HTS kayıtlarında 18 kez, toplam 15 dakika görüştüğü tespit edilen medya mensubu Emra Kara ise "Olay günü emniyet müdürlüğündeydim. Kazayı canlı yayında televizyonda gördüm. İsmail ağabeyi çok aradım ama ulaşamadım. Biz gazeteci olduğumuz için meslektaşımız olan İsmail'i çok aradık ama ulaşamadık." dedi.

Avukat Kemal Yavuz'un, "HTS kayıtlarında İsmail Güneş'in kendisini defalarca aradığının tespit edildiğini, bu süre boyunca ne görüştüğünü" sorması üzerine Kara, "Hiç duymadım, beni aramadı. Hatırlamıyorum. Beni arasaydı kesin açardım." ifadelerini kullandı.

- "Tehdit altında değilim"

Avukat Yavuz'un, "Emra Kara'nın gerçekleri sakladığını ileri sürüp, birileri tarafından tehdit edilip edilmediğini" sorması üzerine Kara, şöyle konuştu:

"Emniyet Müdürlüğünden İstasyon Caddesi'ne oradan da çalıştığım televizyonun bulunduğu yer olan Osmanpaşa Caddesi'ne geçtim. Arkadaşlarla durum değerlendirmesi yaptık. 18.30'da da İsmail ağabeyin eşi Yasemin Güneş'in evine gittik. Yemin ederek söylüyorum, o gün kendisi ile hiç görüşmedim. Yanımızda televizyonda birlikte çalıştığımız Nevzat Kutlu, Banu Polat, İsmet Yıldırım da vardı. Ben olay günü İsmail Güneş ile hiç telefon görüşmesi yapmadım. Bildiklerimi anlattım, kimsenin tehdidi altında değilim. Keşke görüşseydim de bildiklerimi anlatsaydım."

Mahkeme başkanının, tanıkların söylediklerine karşı bir söz olup olmadığını sorması üzerine Muhsin Yazıcıoğlu'nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu, "Emra Kara'nın söylediklerinin dışındakilere diyecek bir şeyim yok. Emra Kara, bildiklerini mahkemeden saklıyor." dedi.

Tanıklardan Veysel Yılmaz, yurt dışında olduğu için dinlenemedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim