• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Konya 24 °C
  • FETÖ'den polis müdürüne gizli kameralı tuzak
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava
  • FETÖ'den polis müdürüne gizli kameralı tuzak
  • Gülen bizi yurdun mescidine kilitleyip kırbaçlı adam dikti!
  • TRT'nin eski personeline FETÖ'den dava

Modernizm en büyük halisilasyondur

Mustafa Yiğit

Modernizm en büyük halisilasyondur


Modern dünyada insanlar mücadelelerini rasyonel bir şekilde hareket ederek sonuçlandıramazlar.

Çünkü modern dünya rasyonel bir şekilde kurgulanmıştır ve sizin bir sonraki hamleniz o kurgunun içinde hesap edilmiş bir şekilde durmaktadır.

Yani sistem içinde ezildiklerini, horlandıklarını düşünen insanlar bu sistem içinde kaldıkları müddetçe sistemi düzeltmek adına hiçbir şey yapamazlar.

Çünkü modern kurgu buna müsaade etmez.

Modernizmin çizdiği daire içinde sana verilen şey “mış” gibi yapmaktan ibarettir…

Özgürmüş, gibi, eşitmiş gibi, sağlıklıymış gibi, doymuş gibi, iyiymiş gibi hissetmeni sağlar modernizm sana…

Modern insan bu kurgulanmış akılcılık içinde en büyük halisilasyonu gören insandır.

Moda sektöründen, medyasına, politik söyleminden, edebiyatına kadar her şeyin tek tip hale geldiği bir dünyadan bahsediyoruz.

Herkesin birbirine benzemek için yarıştığı bir dünya…

Bakın şöyle bir etrafına, sinema sanatçılarından, ses sanatçılarına, edebiyatçılardan, siyasetçilere, mimarından bürokratına ve tabii ki dünya vatandaşıyım diyen sıradan insanına….

Hepsi aynı tornadan çıkmış gibi…

Herkes aşağı yukarı aynı şeyi düşünüyor…

Adeta rasyonalitenin büyüsü altındalar…

Aynı tarz apartmanlarda, aynı tarz villalarda yaşamak istiyorlar, aynı marka elbise giymek istiyorlar…

Farklı düşünmek, farklı davranmak gibi bir yola girme çabası içinde olmak ise adeta çılgınlık gibi geliyor onlara…

Hatta bu global dünyanın sunduğu, öğrettiği, salık verdiği şeylerin dışında bir cümle sarf eden şizofren muamelesi görüyor kendi aralarında.

Dışlanıyor, öteleniyor, farklı düşünmenin ve farklı davranımın bedelini ödüyor.

Şimdi içimizden birisi çıkıp şunu söylese….

Ben bu oyunu oynamayacağım, sizin rasyonel dünyanıza hapsolmayacağım, yüreğim ne diyorsa onu yapacağım…

Haksızlık nereden gelirse gelsin dur diyeceğim, benden, senden ayrımı yapmadan sorgulayacağım olanı biteni

Karşılıksız hiçbir şey olmaz diyen, her yapılan şeyin bir bedelinin olduğunu söyleyen sizin, muhafazakar, liberal, demokrat, sosyalist, faşist, modern dünya görüşlerinizin dışında “tıpkı doğduğu gibi masum” bir insanoğlu tipi de var, olmalı dese…

Öyle hesap kitaptan bigane sadece ve sadece yüreğinin sesine kulak vermeye çağırsa…

Evet size bu çağrıyı yapsa…

Cevabınız ne olur?

Muhafazakarı liberali, sosyalisti, faşisti, modernisti kendi kurdukları dünyaları terk edebilir mi?

Onlar da güzel ve mutlu bir dünya arzulayan dünya görüşlerine sahip olduklarını her fırsatta söylüyorlar…

Evet bu “yalın” ve “karşılıksız” çağrıya cevap verebilirler mi?

Aslında rasyonel dünyanın oyuncuları tek tiptir…

Fark etmiyor hangi dünya görüşene mensup olduğu, kim olduğu…

Modern dünyanın kurgusu içinde mutlu ve mesut bir şekilde yaşamaktan başka bir dertleri yok çünkü!

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim