• BIST 82.166
  • Altın 147,844
  • Dolar 3,8195
  • Euro 4,0719
  • Konya -2 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Milliyetçilik anlayışı üzerine

Ufuk Karadavut

Milliyetçilik anlayışı üzerine

PKK ile müzakerelerin yapıldığı günümüzde milliyetçilik tartışmaları yoğunlaşmış durumdadır. Konu ile ilgili olarak geçtiğimiz günlede çok sayıda telefon ve elektronik posta aldık. Milliyetçilik konusunda bir şeyler söylemem gerektiğini düşündüm. Özellikle Türk Milliyetçiliğinin yok sayıldığı ve aşağılandığı bir dönemden geçiyoruz. Herkes milliyetçiliğe saldırıyor. Ama anladığım kadarı ile asıl saldırılan ve aşağılatın Türk Milliyetçiliği fikridir. Türk Milliyetçiliği bu ülkenin yönetimine hiç girmemiştir. Yönetenlerin bir kaçının saymazsak büyük bir kısmı hiç Türk milliyetçisi olmamıştır. Ama yapılan işlerde görülen yanlışlıklar ve hatalar ne hikmetse hep milliyetçilerin üzerine yıkılmıştır. Aslında olaylardan hiç haberi olmayan milliyetçiler ise bu suçlamların altında ezilmek istenmiştir. Ezilenlerde oldu ama asıl ezilmeyenler  ise her fırsatta aşağılanmaya devam ediliyor.

Bir milleti yok etmek istiyorsanız o ülkeye atom bombası atmanıza gerek yok, eğtim sistemini değiştirin yeterlidir denir. İşte bu söz dikkate alındığında son yıllarda eğitim sisteminde yapılan değişiklikler ile eğitim sistemi bana göre tamamen çökmüştür. Eğitim sistemi çökmüş olan bir yerde de milliyetçilikten bahsetmek ve milliyetçiliği savunmak ta oldukça zordur. Çünkü, insanlar diploma alıyorlar ama aslında eğitilmiyorlar. Eğer gerçekten bu ülkenin insanı olarak eğitilmiş olsalardı milliyetçilik konusunda hiç bir konuşma yapmamıza yada yazılar yazmamıza gerek kalmazdı. Ama düşünün öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, atalarımızın kurduğu ülkede yabancı olduk. Daah dün Antalya da bir kadın bağırıyor; “Suriyeden gelenler bu ülkenin vatandaşı oldu bizler işgalci olduk” diye. Nereden nereye.. Kendi öz yurdumuzda öksüz ve yetim kaldık. Sahipsiz kaldık. Bir Allahımız var. İnşallah o da bize yardımcı olacaktır.

Sömürgecilikle geçinen Batılı devletler sömürgeleştirmek istedikleri ülkelerin öncelikle o ülkenin değerlerine savaş açarlar. İnanç konusunda yapılabilecek fazla bir şey kalmadı. Bu konuda ciddi olarak başarı kazandıklarını düşünüyorum. Baksanıza ülke genelinde herkes müslüman olduğunu söylüyor ama islamın ve müslümanlığın kendisi yok edilmiş. Onun yerine islamı temsil ettiğine inanılan ya da temsil ettiğne inandırılan bir takım kişiler, inanışlar ve düşünceler bulunmaktadır. Eğer gerçekten islamı yaşıyor alsaydık ülke bu hale gelmezdi. Hırsızlık, arsızlık, fuhuş, cinayet, gasp, yolsuzluk, kaçakçılık almış başını gitmiş. Kimin ne yaptığı belli değil. Ama herkes müslüman. Kendimizi kandırıyoruz ama Allahı da kandırdığımız sanıyoruz.

Dini değerlerimiz konusunda yapılabilecek hemen her şeyi yaptılar. Sıra milli değerleirn tamamen ortadan kaldırılmasında. Onun içinde milliyetçilik düşüncesinin vicdanlardan tamamen kaldırılmasına geldi. Zaten çok az olan milliyetçilik düşüncesi sıkıntılı görülüyor ve önemli bir direnç noktasıymışçasına değerlendirliyor. Bunun içinde mücadele bu noktaya yoğunlaşmış durumdadır. Bunun içinde yapılan millet, milliyetçilik, etnisite, ulus ve ulusçuluk gibi kavramlar kendi bağlamından kopartılmakta ve itibarsızlaştırılmaktadır. Oysa unutulan ya da göz ardı edilen bir nokta var. O da milliyetçiliğin ana kaynağı olan milli kültür, varlığını Türk Milletinden almaktadır. Eğer Türk Milleti yoksa Türk kültürü ve Türk Milliyetçiliği de olmayacaktır. Unutulmaması gereken şu ki, milliyetçilik düşüncesi oldukça köklüdür, oldukça derindir ve oldukça sakindir. Necip Fazıl : "Türk için orta yol, yarım oluş yoktur. Türk, olunca her şey olmağa, olmayınca hiçbir şey olmamağa mahkûmdur. İslam'ın zaferi, Türk'ün olmasına bağlıdır." demektedir. Bunu gerçekleştirebilmek için Türk Milli kültürünün bir ürünü olan Türk milliyetçilik düşüncesinin yok edilmemesi gerekir. “Türklük milletimizin adı, kim olduğunun ifadesidir. Millet dediğimiz kudret ise, müstakil bir kültüre sahip, millî ekonomi ve devlete ulaşmış; aynı eğitimi görmüş, ortak bir dili, duyguyu, ideali, dini, ahlâkı ve estetik duyarlılığı paylaşmış fertlerden oluşan topluluğun ismi ve sosyolojik zırhıdır.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim