• BIST 83.067
  • Altın 146,894
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Milli Lanet

Ufuk Karadavut

Geçtiğimiz gün İstanbul Güngören’de trafiğe kapalı bir caddede çöp kutularına yerleştirilen parça tesirli iki adet bombanın ardarda patlaması ile büyük bir vahşet yaşandı. 17 vatandaşımız hayatını kaybederken, 154 kişide çeşitli yerlerinden yaralandı. Bunlardan 10 kişinin ağır yaralı olduğu yetkililer tarafından belirtiliyor. Gördüğümüz kadarı ile yerleştirilen bombalar o kadar güçlüymüş ki, patlamadan sonra çevreye yayılan parçaların bırakın insanları öldürmeyi duvarları bile delip geçtikleri ve ortalığı tam bir savaş alanına çevirmiş. Bunu yapanların insan olma ihtimali yok. Ama hayvanda diyemiyorum. Adlarını siz koyun… Zira hayvanlar bunlar kadar vahşi olamaz. Hayvanlar yalnızca karınlarını doyurmak için öldürürler. Zevk için bunu yapmazlar. Öldürdükleri de genellikle hasta ve yaşlı hayvanlardır. Ölenlere Allahtan rahmet, kalanlar sabır ve yaralılara acil şifalar diliyorum.

Olayların ardından yine bildik konuşmalar, olay yerinde gezi ve incelemeler yapıldı. Devletin en yetkili ağızları yine ‘kanları yerde kalmayacak’ dediler ve yine ‘bunlardan hesap soracağız’ dediler. Mağdur durumda olan vatandaşlara moral verdiler. Söylenenler ne kadar etkili oldu bilmiyorum ama etkili olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Çünkü bu tür sözleri duya duya artık duymaz ve önemsemez olduk. Şu ana kadar terör nedeniyle ölenlerin kanları hep yerde kaldı ve ateş ancak düştüğü yeri yaktı. Bu da böyle olacağa benziyor. İnşallah bu sefer böyle olmaz ve bir ilk gerçekleşir.

Terör uzmanlarına göre, İstanbul Güngören'de "iki bomba" kullanılarak gerçekleştirilen patlamalar Türkiye'de ilk defa yapılıyor ve bu eylem türünün daha önce orta doğudaki başka ülkelerde yapılan saldırılara benzerliğine dikkat edilmesi gerekiyor. İki bomba kullanılarak gerçekleştirilen saldırıların, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, PKK'ya karşı son haftalarda Güneydoğu Anadolu'da ve Kuzey Irak'ta yürüttüğü etkili kara ve hava harekâtlarına misilleme amacıyla yapıldığı iddia ediliyor. Örgüte büyük zayiat verdiren bu harekâtlara karşın, PKK saldırıları üstlenmedi. İki bomba kullanılarak meydana gelen patlamanın, PKK tarafından daha önce büyük kentlerde gerçekleştirilen bombalı saldırılarla benzerlik göstermediği de belirtiliyor. Bu tür saldırılar daha önce, Filistinli örgütler tarafından İsrail'e karşı, İsrail tarafından ise Filistin ve Lübnan’da yaşayan insanlara karşı gerçekleştirilen eylemlerle paralellik gösterdi. Ancak son gelişmeler ve İstanbul valisinin yaptığı açıklamalar bu eylemin tamamen bir PKK eylemi olduğunu doğrular nitelikte. Demek ki adamlar iyice azıtmış ve sonucu ne olursa olsun bu ülkenin insanlarını sindirmek ve korku ile yönlendirmek istiyorlar. Öğrenilmiş korku psikolojisi ile insanlara her şeyi yaptırabileceklerini düşünüyor olmalılar. Ama Türk devleti büyük devlettir.  Türk milleti büyük millettir. Bu tür alçakça saldırılara taviz vermeyecektir ve verilmemelidir. 

PKK’nı ülkemizdeki temsilcisi olan parti yetkilileri ise olayı kınamadılar.  Sadece üzüntü verici olduğunu ifade ettiler. Ama bunu bir PKK olayı olmadığını hemen hedef göstermenin yanlış olduğunu söylediler. Biz bunları iyi tanıyoruz. Şimdi böyle dediklerine bakmayın. Eğer, bu olayda bir miktar Türk ordusu ve vatanseverleri suçlayacak zerre miktarda bir ipucu bulabilselerdi siz o zaman bu açıklamaları yapanlardaki önyargıyı ve teorileri görürdünüz. Orduyu ve vatanseverleri yerin dibine geçirmek için ellerinden geleni yaparlardı. 

Bunlar oldu. İnşallah olmaz ama ileride bu tür olayların benzerleri ve daha vahimleri de yaşanabilir. Buna göre ne yapmalıyız. Hiç bir şey olmamış gibi hayatımıza devam mı edeceğiz? Yoksa korku içinde sokağa dahi çıkmayacak mıyız?  Ortada bir gerçek var ve bu gerçek içerisinde herkes sorumluluğunun bilincinde olmalıdır. Bu bilinç ile gerekenleri yapmalıdır. Tedbirler alınmalı, mücadele zafiyeti gösterilmeden terörün üzerine kararlılıkla gidilmelidir. Özellikle bu dönemde siyasilerin konuşmalarına ve tavırlarına çok dikkat etmeleri gereklidir. İnsanları kutuplaştırıcı ve ortamı gerginleştirici konuşmalardan, tahrik kar davranışlardan özellikle kaçınılması gerekmektedir. Özellikle yönlendirici konumundaki medya, terörün ekmeğine yağ sürecek haber ve yorumlardan mümkün olduğunca uzak durmalıdır.  

Alınacak en önemli tedbir, düşmanların ve teröristlerin amaçlarından vazgeçirecek kadar güce sahip olmaktır. Özellikle günümüz dünyasında güçlü iseniz itibarınız vardır. Sözünüz dinlenir ve kendinizi koruyabilirsiniz. Bu noktadan sonra en azından yeni olaylara meydan vermemek adına ve korkmadığımızı göstermek için milli bir tepkiyi ortaya koymak gerekiyor. Gerekirse Cumhuriyet mitingleri gibi teröre lanet mitingleri düzenlenmesi faydalı olabilir. Halkın moralinin düzelmesi ve manevi olarak rahatlaması için faydalı olacaktır.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim