• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -2 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

MHP, bu ülkenin nesi?

Ufuk Karadavut

Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak mı, yapılmayacak mı derken, seçim turları başladı. Hızla devam ediyor. Aslında kimin seçileceği gayet açık olan oylama için sayın Abdullah Gül’ün karşısına MHP aday göstererek seçime katıldı. Görünen son turda Cumhurbaşkanının seçileceğidir. Memleketimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Ancak her ne hikmetse sayın Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını isteyenlerin de istemeyenlerin de gözü MHP’deydi. Ne yapacağı ve nasıl davranacağı merakla bekleniyordu. Genel başkanları açık ve net bir açıklama yaparak “kriz çıkaran bir parti olmayacağız” diyerek CHP’yi, “krizden nemalanan parti de olmayacağız” diyerek AKP’yi eleştirmiştir. Aynı zamanda demokrasiye engel olmamak ve halkın iradesine duyulan saygıdan dolayı meclise girerek sayı konusunda duyulan kaygıları sona erdireceklerini belirterek bütün ülkeyi rahatlatmışlardır. Açıklamanın zamanlaması hakkında eleştiriler yapılabilir, ama önemli olan ülkeyi germekten ziyade rahatlatmaktır. MHP bunu başarı ile yapmıştır.  

Yapılan bu açıklamalar bazı kesimleri memnun ederken, bazı kesimlerde huzursuzluk yaratmıştır. 22 Temmuz seçimlerinde önce MHP’yi yerin dibine geçirmek için var güçleri ile gayret sarfedenler, her türlü hakareti mübah görenler, her türlü edepsizliği kendileri yapınca hak görenler MHP’yi alkışladılar. Ama milli yada ulusalcı kesimde bazıları MHP’ye saldırmaya ve sataşmaya başladılar. Acaba ne olmuştu da bu tür hareketler çoğalmıştır. Akşam oturdum ve uzun süre düşündüm. Hemen her kesin bir hesabı var ve bu hesabın tutması için çalışıyor. “Geçmişini bilmeyenlerin geleceklerini bilmeleri mümkün değildir” ilkesinden hareketle geçmişe yolculuk yaptım. Günümüze kadar nelerin olup bittiğini değerlendirdim. Sonuçta MHP’nin yapmış olduğu bu hareketin yerinde ve olumlu olduğu kararına vardım. Benim kararımın ne derece önemli olduğunu bilmiyorum ama karar alcıların bu kararlarını ülke menfaati için aldıklarına inanıyorum.

Bazı yazarlar ‘kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit’ hesabı ile MHP’ye göndermeler yaparken bazıları ise açık bir şekilde MHP’yi suçluyorlar. Cumhuriyet gazetesinden Işın Kansu Abdullah Gül’ün adaylığı ile ilgili sorular soruyor; ‘Milli Türk Talebe Birliği’nde yetişme, camaat tarafından yurt dışında okutulmuş, yine camaat hocalarınca korunmuş, kollanmış, cemaat diliyle bir “seçilmişin”, bir akıncının Cumhuriyet ilkeleri konusundaki düşünceleri zaman içerisinde ne kadar değişebilir?’. ‘Gül’ün adaylığa karar vermesinde etkin olan cemaat koalisyonu (kendi deyimiyle ailesi ve yakın çevresi); özde değil sözde laiklik konusunda ısrarlı olduğu bilinen TSK ile açıktan bir gerilime hatta bir savaşa hazır olduğunu mu göstermek istiyor?.’ Yeniçağ gazetesinden Vedat Yenerer ise MHP hakkında bakın neler söylüyor: ‘Bebek katili PPK’nın yandaşı olan DTP’nin bile desteklemediği Abdullah Gül’e MHP’nin birden bir Genelkurmayın tam tersine bir düşünce ile destek vermesi, ayrıca üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gereken bir durumdur. Abdullah Gül için yıllarca ‘Türkiye’yi yakınlarına peşkeş çektin, pazarladın, sattın Türk’üm bile diyemiyorsun’ diyen sözde milliyetçilerin onu bir günde meclise saygı adı altında ‘başkomutan’ yapması başta Türk milletine saygısızlıktır ve akıllara durgunluk verecek kadar vahim bir olaydır... CHP ise MHP’nin meclise girmeyerek 367 şartının sağlanmasına engel olmasını istiyor. Ama “herhangi bir planınız var mı” sorusuna “hayır" cevabı veriliyor.

MHP’yi açıkça eleştirenler MHP’nin ne yapması gerektiğini de açıka söylemelidirler. Herkesin kendine göre nasıl bir hesabı varsa MHP’ninde kendine göre bir hesabının olduğu düşünülmelidir. MHP parti olarak başkasının hesaplarının oyuncağı olmayacak bir büyük camiadır. Bu nedenle alınan karara saygı gösterilmelidir. Basın ve yayın organlarında Abdullah Gül için söylenen olumsuz söylemler doğru olabilir. Hatta Ergün Poyraz’ın yazdığı ‘Musa’nın Gülü’ kitabındaki her şey (her ne kadar insanın kanını donduracak iddialar varsa da) doğru da olabilir. Ama bu sadece MHP’nin sorunu değildir. Unutulmaması gereken konu şudur; MHP Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde siyasi partiler yasasına göre kurulmuş bir partidir. MHP’yi, diğer partilerden ayıran en önemli özellik, Türk inanç ve kültürünün ön plana alınması, Türk milliyetçiliğinin devamlılığının sağlanması, milli bir duruşun korunması ve Türk milli kültürünün yaşatılması konusunda her türlü çalışmanın yapılmasını sağlamasıdır.

Abdullah Gül yıllarca bu ülkede devletin çeşitli kademelerinde Bakanlık yapmış, belli dönmede Başbakanlık yapmış, hatta son 5 yılda dışişleri baklanlığı yapmıştır. Eğer bu kişi ülke için tehdit ve tehlike ise ülkenin güvenlik kuvvetleri gerekli işleri yaparlar.

Şu asla unutulmamalıdır, bu ülkenin askeri vardır, polisi vardır, MİT’i vardır, JİTEM’i vardır, şusu ya da busu vardır. MHP ne polistir, ne askerdir ne de istihbarat teşkilatıdır. MHP bunların dışında olacak ve kimsenin oyuncağı olmayacaktır, olmamalıdır.    

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim