• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Konya -4 °C
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!
  • Başbakan canlı yayında açıkladı: 'MHP'li bakan olabilir'
  • Reina dolandırıcılığında 185 bin liralık vurgun
  • AÖF’te devrim gibi uygulama!

Mezhebimiz mi genişliyor?

Ufuk Karadavut

Toplumsal yapımız o kadar bozuldu ki önceleri toplumda belli başlı kişilere ya da gruplara atfedilen “geniş mezheplilik” ya da “mezhebi geniş“ tanımlamalarını artık çok kişiye kullanabiliyoruz. Geniş mezheplilik kavramına baktığımızda anlam olarak Namus konusunda gerekli olan titizliği göstermeyen, kadın-erkek ilişkilerinde dini kaidelere aldırış etmeyen, iffetsizliğe meydan veren, geniş davranan, anlamlarını taşımaktadır. Yani namus kavramını kaybetmiş ya da kaybetme sınırına gelmiş, kadın- erkek ilişkilerinde sınır tanımayan ve herhangi bir sınırı kabul etmeyen, dini değerleri kalmamış ama bunun farkında olmayan, her türlü ahlaksızlığı ve iffetsizliği hoş gören bir anlayışın ifadesidir. Günümüzde bu özelliklere sahip olan insan sayısı artık o kadar çoğaldı ki ne diyeceğimizi bilemez hale geldik. Ama bizi asıl üzen tarafı da kendisini Müslüman ve muhafazakar olarak tanıtan bazı kişilerin aynı iffetsizlikleri din adına yapıyor olmalarıdır.

Şu an içinde bulunduğumuz toplum yapısı içerisinde işsizlerin sayısı ve işten çıkarılanların sayılarında istatistiki verilere bakıldığında ciddi bir artışın olduğu görülüyor. İnsanlar haysiyetleri adeta ayaklar altına alınarak açılığa mahkum hale getiriliyor. Televizyonlarda her türlü yayını yapılabiliyor. Herhangi bir sınır kalmadı. Sınır kalmayınca ahlak ve edep te kalmıyor. Utanma yok. Günün en seyredilen saatlerinde öpüşme sahneleri sevişme sahneleri ile dolu. Müslüman bir ülkede bunlardan şikayet etmemeliydik. Ama ediyoruz. O halde kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Eğer bunlara ses çıkaramıyorsak ya dilsiz şeytanız ya da bu ahlaksızlıkları açıkça destekliyoruz demektir. Küçücük çocukları adeta soytarıya çeviren şarkı ve diğer yarışma programları, seks, aşırı şiddet ve beyinleri uyuşturan müzikler peşi sıra geliyorlar. Kısaca her türlü rezilliği televizyonlarda görmeye alıştık. Kimsenin itirazı da yok. Aslında biraz düşündüğümüzde televizyonlardaki özellikle bazı programları insanın çoluk çocuğu ile birlikte izlemesi için gerçekten mezhebinin oldukça geniş olması gerekiyor. Ama bir bakıyorsunuz en ahlaksız dizi en yüksek seyredilme oranına sahip oluyor. Bu başka nasıl açıklanabilir ki.

Beri taraftan bunlara karşı gelerek şikayet etmeye kalkarsanız hemen birileri çıkıp özgürlük ve insan haklarından dem vuruyor. “Seyretmeyin kardeşim” deniliyor. Televizyonunu kapat. Eğer seyredeceksen de bundan başkası yok demeye getiriliyor. Çok kişi beğenmez belki ama Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün çok güzel bir tespiti var. Der ki, Türkiye’deki televizyonculuğun İbrani asıllıların (Yahudilerin) mesleği olduğunu ve yayınlanan bütün ahlaksız dizileri, bütün kültürsüzlükleri ve bütün iyileri bozmayı onlar yapıyor. Yabancı kültürün parçası olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Kola içerek, hamburger yiyerek, pop müzik dinleyerek, televizyondaki dizileri seyrederek yaşayacaksınız. Düşünmeden, inanmadan, ya da inandığın şeylerin aslında gerçekten inandığın şeyler olmadığını hiç bilmeden yaşayacaksın. Her şeye alışacaksın. Normal göreceksin. Ahlaksızlığı bir hoş karşılayacaksın.

Geleneklerimiz, kültürümüz, milli ve manevi değerlerimiz son derece sistemli bir şekilde saldırı altında. Saydığımız bu özellikler bizim hayatımızın olmazsa olmazlarıdır. Onlar gidince mezhebi geniş kitleler çoğalmaya başlıyor. Nedeni ise bizi biz yapan bir şeyin kalmamasıdır. Dün bir öğrencime “sen kimsin“diye sorduğumda aldığım cevap ilginç ti; “ben karışık bir insanım. Benim ne olduğum tam belli değil” cevabını aldım. Bu kişi 4 yıllık öğrenimini tamamlamış mühendis olmuş ve yüksek lisans yapan birisidir. Ama verdiği cevap gerçekten üzücü. Ama eminim toplumumuz açısında proje üretenler ve bunları uygulayanlar açısından oldukça başarılı bir sonuçtur.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim