21 Mayıs 2012 Pazartesi
Konya16 °C

Mustafa Karaçelebi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mevlid Kandili’nin Önemi

04 Şubat 2012 Cumartesi 17:38

Hz. Muhammed (sav) efendimiz Hicret'ten 53 sene evvel Rebîulevvel ayının on ikinci Pazartesi gecesi Miladi Takvime göre 03 Şubat 2012 Cuma Gecesi,  sabaha karşı Mekke'nin Haşimoğulları Mahallesinde, Safa Tepesi yakınında bir evde doğdu. Bu kutlu günde yani o büyük günde henüz güneş doğmadan âlem nur ile doldu. Âdem (a.s) den beri babadan evlâda intikal eden nur asıl sahibine ulaştı. Hz. Muhammed (sav) nuru, Âdem (a.s)Nesiller boyu Hz. Peygambere ulaştırıldı. Kur'ân-ı Kerimde Şuara suresi 219. ayetinde Yüce Allah şöyle buyurur: “Sen, yani senin nurun, hep secde edenlerden dolaştırılıp, sana ulaşmıştır.”

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’ in (sav) dünyaya geldiği gece, müthiş alametler kendini göstermiştir. O gece bir yıldız doğdu ve bunu gören Yahudi bilginleri Peygamber efendimizin doğduğunu anladılar.

Eshâb-ı kiramdan Hassan bin Sabit şöyle anlatır: “Ben sekiz yaşındaydım. Bir sabah vakti yahûdî’nin biri, Hey Yahudiler! Diye çığlık atarak koşuyordu. Yahudiler ne var, ne oluyor? Diyerek yanına toplanınca şöyle söyledi: "Haberiniz olsun Ahmet'in (Övülmüş kişi) yıldızı bu gece doğdu! Ahmet (Övülmüş kişi)bu gece dünyaya geldi” dedi.

Yine O büyük gecede Medâyin şehrindeki İran Kisrâ’sının sarayının on dört kulesi (burcu) yıkıldı. O gece gürültüyle ve dehşetle uyanan Kisrâ ve halkı yine kendilerinden bazı ileri gelenlerin gördükleri korkunç rüyaları tabir ettirdiklerinde bunun büyük bir şeye alâmet olduğunu anladılar.

Hz. Muhammed (sav) efendimiz doğduğu gece Kâbe' deki putlar yüz üstü yıkıldı. Urvet ibni Zübeyr rivâyet eder: "Kureyş’ten bir cemaatin bir putu vardı. Yılda bir defa onu tavaf ederler, develer kesip şarap içerlerdi. Yine öyle bir günde putun yanına vardıklarında onu yüzüstü yere yıkılmış buldular. Kaldırdılar, yine kapandı ve bu durum üç kez tekrarlandı. Bunun üzerine etrafına iyice destek verip diktikleri sırada şöyle bir ses işitildi: "Bir kimse doğdu yeryüzünde her yer harekete geldi. Ne kadar put varsa hepsi yıkıldı. Kralların korkudan kalpleri titredi." Bu hâdise tam Hz. Muhammed (sav) efendimiz doğduğu geceye rastlıyordu.

Yine o gece Mecusîlerin yani ateşe tapanların bin yıldan beri yanmakta olan kocaman ateş yığınları anîden söndü. Ateşin söndüğü tarihî not ettiler. Kisrâ’nın sarayından burçların yıkıldığı geceye isabet ediyordu. O zaman insanların mukaddes saydıkları Sâve Gölü de yine o gece bir anda suyu çekilip, kuruyuverdi. Şam tarafında bin yıldan beri suyu akmayan ve kurumuş olan Semave Nehrinin vadisi de, o gece su ile dolup taşarak akmaya başladı.

Hz. Muhammed (sav) efendimizin doğduğu gece ve daha sonra o zamana kadar görülmemiş bu alametlerden başka pek çok hâdise gerçekleşmiştir. Bunların hepsi son Peygamber Hz. Muhammed (sav) efendimizin dünyaya teşrif ettiğine işaret olmuştur.

Bu güne has kılınmış bir ibadet şekli yoktur. Bazı İslam ülkelerinde Bizde olduğu gibi Kandil kutlama geleneği de yoktur. Bizdeki kandil geleneği Osmanlı Döneminde uygulanmaya başlanmış ve zamanla gelenek haline gelmiş kutlamalardır.  Bu kandil gecelerinde camilerin özel aydınlatılması, kandil simitleri dağıtılması, camilerde Mevlid-i Şerif okutulması ve camilere çocukların özellikle götürülmesi toplu yaşamında önemli duygusal ve sosyal birlikteliklerdir. Bidattir diyerek ecdadın tolumda yerleştirdiği kültürel ve sosyal değerleri yok saymak kültüre yapılabilecek en büyük kötülüktür.

mustafa-karacelebi-(151).jpg

Bütün Müslümanların mevlit kandilini kutlar sağlık ve esenlikler dilerim.

DİĞER MANŞETLER




ANALİZ
MEDYA