• BIST 101.849
  • Altın 259,118
  • Dolar 5,6360
  • Euro 6,3235
  • Konya 18 °C
  • Merkezi yönetimin 2018’de AR-GE’ye harcadığı para 13 milyar 24 milyon lira oldu
  • Ahmet Davutoğlu'nu yazdılar
  • İran’ın Kürt politikasında yeni arayışlar
  • Merkezi yönetimin 2018’de AR-GE’ye harcadığı para 13 milyar 24 milyon lira oldu
  • Ahmet Davutoğlu'nu yazdılar
  • İran’ın Kürt politikasında yeni arayışlar

Metin Apınar'a köşe yazarlarından tepki

Metin Apınar'a köşe yazarlarından tepki
Halk TV’de katıldığı programdaki skandal sözlere imza atan oyuncu Metin Akpınar köşe yazarlarının da gündemindeydi.

Halk TV’de katıldığı programdaki skandal sözlere imza atan oyuncu Metin Akpınar’ın ifadeleri, her fırsatta demokrasi sözünü ağzından düşürmeyen eski Türkiye sanatçılarının aslında demokrasiye inanmadıklarını bir kez daha gösterirken, darbe özlemlerini de gözler önüne serdi. Akpınar, köşe yazarlarının gündemindeydi. Peki Akpınar için kim, ne yazdı? 

 

ERDOĞAN’I ASMA HAYALİ!..

“…İzlediniz değil mi Metin Akpınar denilen sanatçı müsveddesini:  

"Kutuplaşma ve karmaşadan kurtulmamızın tek çaresi demokrasidir. O noktaya ulaşabilirsek kavga gürültü olmadan bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak, belki lideri ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki de başka liderlerin yaşadığı kötü sonları yaşayabilir" diye nasıl nefret kustuğunu, nasıl öfke nöbetleri geçirdiğini izlediniz değil mi? 

"Rusya'ya kim yaklaştıysa sonu ihtilal oldu. Adnan Menderes Rusya'dan randevu almıştı, bir ay sonra ihtilal oldu. Demirel randevu aldı, ihtilal oldu. Bakalım darısı kimin başına" diyerek darbe temennisini ortaya koyarken nasıl da mutluydu gördünüz değil mi?

Amerika'ya darbe yaptıracak, Türk milletine liderini bir kez daha astıracak, İslam'la dalga geçecek, millî ve manevi değerlerimizi ayaklar altına alacak. 

Hayali bu!

Hepsinin hayali bu!

Her seçim döneminde belli bir tehlikeye dikkat çekiyor "Bunların derdi seçim falan kazanmak değil. Bunlar, seçim sonrası ülkeyi Suriye'den, Irak'tan, Libya'dan daha beter hâle getirmenin planlarını yapıyor" diyorum. 

Amacım korku pompalamak falan değil, zira bunları ben değil, bu kara planın parçası olan şer odakları bizzat itiraf ediyor.

Benim Mine Kırıkkanat, Müjdat Gezen, Fatih Portakal, Yılmaz Özdil ve Kemal Kılıçdaroğlu gibi darbe şakşakçılarına söyleyecek sözüm yok. Onlar akrep gibi fıtratlarının gereğini yerine getiriyor.

Önemli olan bunlara bu fırsatı verip vermeyeceğimizde...

O fırsat verilirse, bu ülkede AK Parti'ye ucundan kenarından destek veren herkes payına düşen acıdan nasibini alacak. Yok eğer fırsat verilmezse, bu tür söylemler vız gelir tırıs gider.”

Süleyman Özışık-İnternethaber.com

 

 

METİN AKPINAR DENİLEN HADSİZ!

“…Metin Akpınar sandığa da itiraz ediyor. “Sandık esasında pek demokrat bir şey değil”miş, “her şey sandıkta çözülmez”miş. 

Peki, nasıl çözülecek?

Darbeyle...

Metin Akpınar açıkça “darbe” demiyor. İşaret ediyor. Şöyle diyor: “Mustafa Kemal dışında kim Rusya'ya döndüyse iktidardan gitti. Adnan Menderes Ruslardan randevu aldı, ihtilal oldu. Süleyman Demirel aynı şekilde kuzeye döndü, ihtilal oldu. Bakalım darısı kimin başına.”

Şimdi bu arsız, hadsiz, terbiyesiz adama ne yapmak gerekiyor?

Dava açmak mı?

Dava açılmasına açılır da, yargı eliyle tecziyenin de caydırıcı olamadığı/olamayacağı bir “durum”la, bir “ruh haleti”yle karşı karşıyayız...

Bu haletin ismi “siyasal Fetullahçılık...”

Doktor yardımı olmadan, bunu nasıl sağaltacağız?

Sorun bu!”

Ahmet Kekeç-Star

 

UĞUR DÜNDAR YİNE KENDİNİ SIYIRACAK MI?

“…Sanki bu ülkede demokrasi yokmuş.. Sandık yokmuş.. 8 ayda bir sandığa gitmiyormuşuz..

Genel seçimdi. Yerel seçimde. Referandumdu adları altında.. Tayyip Erdoğan, bu solakları her seferinde sandığa gömmüyormuş gibi..

“Demokrasiye ulaşırsak, kavga dövüş olmaz” diyor..

Demokrasi ne ki?

CHP’nin % 25 oy alıp, “Tek başına iktidara geldi” diye yönetimin kendisine verilmesi mi? Tayyip Erdoğan % 52 oy aldığı halde, “Sen kazanamadın kardeş” diye, kenara itildiği bir sistem mi?

Öyle olmalı ki..

Sonunda cümleyi “ayağından asma, zehirlenerek ölme, kötü son” ile bağlıyor..

Uğur da, tebessümle yapılan tehditleri destekliyor..

Metin’e soruşturma tamam. 

Peki Uğur’a niye soruşturma yok?”

Ali Karahasanoğlu-Yenİ Akit

 

 

ERDOĞAN’I İPE GÖNDERME HEVESİ DE NEYİN NESİ?

“…Söz konusu tehdidin yapıldığı programın sahipleri Uğur Dündar ve Yılmaz Özdil. Bu ikili uzun süredir toplumsal kutuplaşmayı körüklemek için planlı bir yayın çizgisi izliyor. Sistemli bir şekilde dindarları hedef alan, kışkırtan nefret yayınları yapıyorlar. Bu haftaki bölümünde de Erdoğan’ın nasıl ipe götürüleceği anlatıldı güle oynaya.

Ülkenin Cumhurbaşkanı’nı ölümle tehdit eden, toplumu birbirine karşı nefretle doldurmaya çalışan bu program şimdi bir televizyonculuk faaliyeti olarak mı değerlendirilecek?

Sokağı kışkırtmak, seçilmiş cumhurbaşkanını ölümle tehdit etmek, ailesini aşağılamak, küfürler savurmak, demokratik bir hak mı?

Böyle mi görülmeli gerçekten?

Kimin adına, hangi gücün adına bu tehditlerin yapıldığını herkes az çok tahmin edebilir. Bu televizyonların da, programların da, söz konusu kişilerin de gerçek sahipleri dışarıda. Bunların tehdit ettiği, nefret duyduğu -Cumhurbaşkanı Erdoğan şahsında- asıl Türk devleti ve milletidir.”

Kurtuluş Tayiz-Akşam

 

 

METİN AKPINAR'IN SÖZLERİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ MÜDÜR?

“…Lafı eveleyip geveleyip, edebiyat parçalamayacağım.

Dümdüz gireceğim mevzuya…

Metin Akpınar’ın o programda kullandığı ifadeler kesinlikle demokrasi adına bir garabettir.

…Ama hemen ardından da akıllara ziyan şu sözleri sarf ediyor: “O noktaya (yani demokrasiye) ulaşabilirsek kavga gürültü olmadan bu işin içinden çıkarız! Ulaşamazsak ise belki lideri ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki de başka liderlerin yaşadığı kötü sonları yaşayabilirler"

Sadece bu değil tabii Akpınar’ın demokratlıkla bağdaşmayan sözleri.

Başka şeyler de var.

Yaklaşan yerel seçimlere atıfla, halka sandığa sahip çıkması yönünde çağrıda bulunuyor ama o sözlerinin devamında; "Sandık esasında pek demokrat bir şey değildir, her şey sandıkta çözülmez!" diyor.

Bir yerde de, tarihte yüzünü Rusya'ya dönüp de koltukta kalan tek kişinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söylüyor ama sonra da kendi söylediği ile çelişen, "Mustafa Kemal dışında kim Rusya'ya döndüyse iktidardan gitti. Adnan Menderes randevu aldı, ihtilal oldu. Süleyman Demirel aynı şekilde kuzeye döndüğü zaman ihtilal oldu. Bakalım darısı kimin başına!" diyerek Türkiye’de tekrar bir darbenin olabileceğini öne sürüyor.”

Sevilay Yılman-Haber Türk

 

 

HUYSUZ YORGUN VE İHTİYAR

“…Kayıtlardan izlediğim kadarıyla Akpınar şu performansıyla da, sahnedekilerin yaş ortalamasıyla aynı olan seyircilerden epey reaksiyon almış:
"Tarihte yüzünü Sovyetler'e dönüp koltukta kalan bir tek Mustafa Kemal var. Sonrasında Adnan Menderes döndü ihtilal oldu, Demirel döndü ihtilal oldu, darısı kimin başına..."
Hah hah ha...

…İnsan, bir zamanlar ailecek severek izlediğimiz Akpınar'ın da jübilesinde rezil olanlar kervanına katılmasına üzülüyor.
Ama belli ki zihni de epeyce ihtiyarlamış... O da, madem eskisi gibi, seyirciyi güldüremiyorum o zaman kendime güldüreyim kolaycılığına kaçmış...
Öyle ya, Türkiye'nin en zor zamanlarında "Yasaklar" gibi zeki hicivlerin altına imza atmış bir komedyenin... Ekrandan darbe güzellemeleri yapabildiği bir ortamda sanatını konuşturamamasının kabızlıktan başka bir izahı olabilir mi?
Yazık. Ne acıklı bir final.”

Melih Altınok-Sabah

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim