• BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Konya -1 °C
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...
  • Robert Amsterdam: FETÖ Türkiye'ye saldırmak için servet harcıyor
  • Liselere yerleştirmede detaylar belli oldu
  • Araç sahiplerine kötü haber! Benzine zam geliyor...

"Meşhur Fizme ceviz helvası" geleceğe taşınıyor

"Meşhur Fizme ceviz helvası" geleceğe taşınıyor
Ordu'da ceviz helvası üreten baba oğul, 6 kuşaktır sürdürülen bu işin geleceğe taşınması ve tanıtılması için çaba sarf ediyor- Üzüm pekmezinin saatlerce közde kaynatılmasıyla özel bir kıvam verilen lezzetin, marka olması için çalışma yürütülüyor- Baba Kar

ORDU (AA) - EYÜP ELEVÜLÜ - Ordulu baba oğul, yapımını dedelerinden öğrendikleri geleneksel cevizli helvayı gelecek kuşaklara aktararak yaşatmak için çabalıyor.

Kumru ilçesinde "Meşhur Fizme ceviz helvası" olarak bilinen helva çeşidi, çok zahmet gerektirdiği için az sayıda kişi tarafından üretiliyor.

Fizme Mahallesi'nde ikamet eden 60 yaşındaki Mehmet Karavelioğlu ile 38 yaşındaki oğlu Ali Karavelioğlu, bu geleneği yaşatmaya çalışıyor.

Baba oğul, evlerinin yanında oluşturdukları imalat alanında yaptıkları ürünü, bayram, festival, şenlik, fuar gibi etkinlikler ve özel günlerde hem tanıtıyor hem de satışını yapıyor.

Ordu Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, bu geleneğin geleceğe taşınması amacıyla çalışma başlattı.

- "Eskiden kalma tariflerle aynı sistemi devam ettiriyoruz"

Mehmet Karavelioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu işi yaklaşık 50 yıldır sürdürdüğünü söyledi.

Ailesinde kuşaktan kuşağa aktarılan cevizli helva yapma geleneğini oğluyla yaşattığını belirten Karavelioğlu, şöyle konuştu:

"Helvayı üzüm pekmezinden yapıyoruz. Kazanda kaynattığımız pekmezin su oranını tamamen çıkartıyoruz. Yumurtasını ve cevizini katıyoruz. Bu aşamalar köz ateşinde yapılıyor. Yaklaşık 4 saat ilk aşama sürüyor. İkinci kademe de 2 saat olmak üzere 6 ile 8 saat arasında kaynama süreci var. Tamamen doğal bir helva, eskiden kalma tariflerle aynı sistemi devam ettiriyoruz. Su oranını çıkarttığımız zaman helvanın dayanıklılığı artıyor. Böylelikle hava almadığı müddetçe en az bir yıl tüketilebiliyor."

- "Türkiye ve dünya piyasasında tanıtmayı hedefliyoruz"

Ali Karavelioğlu da cevizli helva üretimini babasıyla sürdürdüklerini dile getirerek, "Dedemin dedesinden gelen ve babamla sürdürdüğümüz bir gelenek. Babamla ben 5. ve 6. kuşak olarak sürdürüyoruz. Biz de helvamızı yaşatmaya çalışıyoruz." dedi.

Doğal bir helva üretimini gerçekleştirdiklerini aktaran Karavelioğlu, "Helvamızı odun közünde pişiriyoruz. Tüp gibi farklı ısıtıcı yöntemlerini kullanmıyoruz. Zaten helvanın doğal olmasının nedeni de sadece odun ateşiyle pişmesidir." ifadelerini kullandı.

Helvanın tanıtımı için gayret sarf ettiklerini vurgulayan Karavelioğlu, "Güzel bir imalathane açmayı planlıyoruz. Bu helvayı Türkiye ve dünya piyasasında tanıtmayı hedefliyoruz. Benim de çocuklarım var. Helvanın yapım aşamasında onları da yanımıza alıyoruz. Onların da bunu bizden sonraki kuşaklara iletmesi için çalışıyoruz." diye konuştu.

Karavelioğlu, cevizli helvanın kilogram satış fiyatının 50 lira olduğunu sözlerine ekledi.

- "Markalaştırmak istiyoruz"

Kültür ve Turizm İl Müdürü Uğur Toparlak da Bakanlığın, bu topraklarda yaşayan insan kaynaklarının ürettiklerini, somut olmayan kültürel miras envanterinde topladığını anlattı.

Bu kapsamda, oluşturdukları komisyonla yörede üretilen değerleri yerinde incelediklerini belirten Toparlak, yapılan çalışmaları takip ederek ulusal envantere taşıdıklarını ifade etti.

Toparlak, bu eserlerin, UNESCO'ya kadar taşınabildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu yörede yaşayan insanların hepsi atadan, dededen öğrenerek yüzyıllar önce bunları yapmışlar. Burada düğünde, davette, özel günlerinde sunmuşlar. Hatta bu işten ekmek kazanmışlar. Bizim için önemli olan bu değerlerin yeni kuşaklara aktarılması ve dünyaya tanıtılması, bu tatların dünyayla paylaşılması önemlidir. Turizm sadece görsellik değildir, aynı zamanda gurme, tattır. Onun için bunları çok önemsiyoruz. Dolayısıyla bu ürünleri dünyaya ve ülkemize tanıtmak, turizm değerlerimizin içine katıp markalaştırmak istiyoruz."

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kore gazileri "Ayla" filmini izledi13 Aralık 2017 Çarşamba 17:33
  • Cemil Meriç vefatının 30'uncu yıl dönümünde anıldı13 Aralık 2017 Çarşamba 17:23
  • "Necip Fazıl Ödülleri 2017" sahiplerini bulacak13 Aralık 2017 Çarşamba 16:08
  • Yaşına rağmen tiyatrodan kopamıyor13 Aralık 2017 Çarşamba 16:03
  • CÜ'de konser programı13 Aralık 2017 Çarşamba 15:33
  • Sedat Anar Tekirdağ'da konser verecek13 Aralık 2017 Çarşamba 14:33
  • İki ton hamsi bir saatte tükendi13 Aralık 2017 Çarşamba 14:13
  • "Antep fıstığı" filme adını verdi13 Aralık 2017 Çarşamba 13:33
  • "Şiir bu topraklar için bütünden ayrılmaz bir parçadır"13 Aralık 2017 Çarşamba 12:28
  • Ayakkabı ustasının 57 yıllık meslek aşkı13 Aralık 2017 Çarşamba 12:03
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim