• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • Konya 2 °C
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı

Mescid-i Nebevi'de Neler Oluyor

Ufuk Karadavut

 

Suudi Arabistan'da son zamanlarda ilginç gelişmeler oluyor. Suudiler eskiye ait ne varsa hepsini yıkmak ve yok etmek konusunda iddialı bir şekilde devam ediyorlar. Zaten sicilleri bozuk olan Araplar şimdi de Peygamberimizin bulunduğu mescidi nasıl yıkarızın peşine düşmüş durumdalar. Bilindiği gibi bu kişiler vahhabilik denilen bir inanaca sahipler. Bu inanç, 1400 yıllık islami geleneği bir kenara iterek doğrudan Kur'an-ı temel alan Peygamberimizin görevini tamamladığı ve artık ona yani Peygamberimize ihtiyacın olmadığını düşünen bir siyasi akıma sahiptir. Vahabilik maalesef islâm mezhebidir.  Bu mezhebin bilinen en kötü ve kabul edilmez taraflarından birisi de vahhabi olmayanların “kafir” olarak adlandırılması olmuştur. Böyle sayınca da onların katlini ve mallarına el konmasını mübah kılmıştır. 19’uncu yüzyıldan beri Suudi Arabistan yönetimini elinde bulunduran Suud ailesi vahabiliği devletin resmi ideolojisi haline getirmiştir.  Bu ideolojiye dayanarak Mekke ve Medine’de ne kadar tarihi eser varsa hepsini yıkma yönünde adımlar atılmıştır. Washington merkezli düşünce kuruluşu Gulf Institute’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre son 20 yılda Mekke ve Medine’deki tarihi eserlerin yüzde 95’i yıkılarak, yerine modern binalar yapılmıştır. Bu oldukça büyük bit miktardır. Suudiler, şimdi de Hz. Muhammed’in kabrinin bulunduğu Mescid-i Nebevi'yi yıkmak için gün sayıyorlar. Bunun içinde hac ziyareti bittikten sonra umre ziyaretini belli bir süre için durdurup yıkım işlemlerini yapacaklarmış. Yerine ise daha modern alanlar inşa edilecekmiş. Hatırlarsanız 2002 yılında da Suudi Arabistan, Osmanlı döneminde Kabe'yi korumak amacıyla inşa edilen Ecyad Kalesi'ni yıkarak, yerine lüks oteller inşa etmişlerdi. Şimdilerde de Kabe’nin etrafını sarmalayan revakların yıkılacağını duyurmuşlardır. Mekke’de bulunan revaklar Osmanlı Devleti zamanında Mimar Sinan tarafından yapılmıştı. Ama şimdilerde onlarda yıkılacak. Hatta Kültür Bakanımız revakların yıkılmasını engelleyemeyince yerine bu revakları ülkemize kazandırmakla övünüyor.

Atalarımız orada tren istasyonu yaparken Peygamberimiz rahatsız olmasın diye trenlerin tekerlerine keçe bağlayarak gürültü yapılmasına engel olmuşlardır. Bu Türklerin konuya ne ölçüde hassas olduklarını gösterir. Ama günümüzde Suudi yönetimi maalesef bu hassasiyeti zaaflık olarak görmekte ve buna göre hareket etmektedir. Paygamberimizin kabri Mescid-i Nebevi içerisinde yer alıyor. Peygamberimizin dışında Hz. Ebubekir ve Hz.Ömer'in de kabirleri yer alıyor. Peygamberimizin devrinin kapandığını düşünen zihniyetin Hz. Ebubekir ve Hz.Ömer gibi iki büyük şahsiyete sahip çıkmasını beklemek doğru olmaz.

Hicretten sonra Medine’de Hz. Muhammed ve ashabı tarafından inşa edilen, Peygamber Mescidi olarak da bilinen Mescid-i Nebevi, Mekke’de bulunan Mescid-i Haram’dan sonra, İslam dünyasının ikinci en kutsal mescidi kabul ediliyor.

Gerekçe ne olursa olsun böyle kutsal bir alanda yapılacak çalışmalar sırasında Hz. Muhammed’in kabrine zarar verilip verilemeyeceği noktasında düğümlenmektedir. Orada namaz kılınan yerlerin eski maneviyatı kalacak mıdır?

Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Hz. Muhammed’in kabrinin bulunduğu Mescidi Nebevi’nin genişletilmesi ve yıkılmak istenmesinin 1926’da da gündeme geldiğini, Atatürk’ün Suudi Kralı’na telgraf çekerek “Vahhabiler Peygamberimizin mezarının tek bir taşına dokunurlarsa bütün orduyu güneye yığarım” şeklinde uyardığını belirtmiştir. Şimdilerde böyle bir şey söyleyebileceğimizi sanmıyorum. Ne söyleyebilir ne de o cesareti gösterebiliriz. Ama beni asıl rahatsız eden “İslam Dünyası” olarak tanımlanan İslam ülkelerinden konuya yönelik olarak hiç bir tepki dursun açıklama dahi yapılamamasıdır. Bundan şunu anlıyoruz; ne yaparsanız yapın yanınızdayız. Ama bizler eğer Peygamberimizin kabri şerifine bir zarar gelirse yapanları da yaptıranları da yapılmasına sessiz kalanları da Allah ve Resulüne şikayet edeceğiz. Böyle biline...

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim