• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Konya 7 °C
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...

Mescid-i Aksa’nın Ka’be ile irtibatı

Prof. Dr. Ali Akpınar

Yeryüzünün ilk mabedi, Mekke’deki Ka’be’dir. Kaynaklarımız, onun ilk insan Hz. Âdem tarafından inşa edildiğini söyler. Bu şu anlama gelir: İnsan varsa, mabed de olmalıdır. İnsanın, mabedsiz huzurlu ve mutlu olması düşünülemez.

Kudüs’deki Mescid-i Aksa da kadîm mabetlerimizden biridir. Mescid-i Aksa, uzak mescid demektir. Onun Ka’be’ye uzak olması sebebiyle bu isimle adlandırıldığı söylenir. Bunun anlamı açıktır: Tüm mescidlerin merkezi Ka’be’dir. Yeryüzünün neresinde olursa olsun, bütün mescidler Ka’be’nin bir şubesidir. Bütün mescidlerin kıblesi, Ka’be’dir. Mescid-i Aksa da öyledir. Ka’be, merkezdir; ona göre Mescid-i Aksa, uzak mesciddir.

Peygamberimizin İsra yolculuğu, Mekke’deki Mescid-i Haram yani Ka’be’den başlamış Kudüs’teki Mescid-i Aksa ile devam etmiştir. Yüce Allah, onu Mescid-i Haram’dan yücelere alıvermemiş, onu önce Mescid-i Aksa’ya uğratmıştır. Hâlbuki o zamanlar Kudüs, hem Peygamberimize çok uzak, hem de başkalarının egemenliği altında idi. Bu çok anlamlıdır. Mescid-i Aksa, Peygamberimizin İsra-Mirac durağı olmuş; bununla ümmete çok önemli mesajlar sunulmuştur. Mescid-i Haramsız da olunmuyor,Mescid-i Aksa’sız da.

Hicretten sonra iki yıl kadar Peygamberimiz, Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılmıştır. Mescid-i Aksa, Peygamberimizin ilk kıblesi olmuştur. Dolayısıyla kıblemiz Ka’be neyse Mescid-i Aksa da odur. Onu, yeryüzünün herhangi bir mabedi gibi görmemiz mümkün değildir.

Bir hadislerinde Peygamberimiz şöyle buyurur: Binekler şu üç mescid için koşturulmaya değer: Mescid-i Haram (Ka’be), Mescid-i Aksa ve benim şu mescidim. Hadisi şöyle okumamız da mümkündür: Şu üç mecidi ziyaret etmek için ne yapılsa, ne kadar masraf edilse, ne kadar sıkıntı çekilse değer. Şu üç mescidi korumak için ne yapılsa yeridir.

Mescid-i Aksa, pek çok peygamberin hayatında çok önemli bir yere sahiptir. O, Tevhid tarihinin en önemli kilometre taşlarından biridir. Tevhid birliğini haykıran bir belgedir. O, bir Yahudi mabedi havra-sinegog yahut bir Hıristiyan mabedi kilise-manastır değil, Müslüman mabedi bir büyük mesciddir. O, Mescid-i Aksa’dır. Dolayısıyla ona yapılan saldırı, İslam Ümmetine yapılmış bir saldırıdır. Onun hürmetine saldırı, Tevhidin saygınlığına yapılmış bir saldırıdır.

Evet Mescid-i Aksa bugün hem ağlıyor, hem inliyor ve hem de uyuyan Müslümanlara sitemle sesleniyor. Şairinin dediği gibi:

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde/ Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.

Varıp eşiğine alnımı koydum/Sanki bir yeraltı nehri çağlıyordu.

Mescid-i Aksa’yı gördüm düşümde/ Götür Müslümana selam diyordu.

Dayanamıyorum bu ayrılığa/ Kucaklasın beni İslam diyordu.

Aslında ağlayan Mescid-i Aksa değil, ağlayan ve ağlaması gereken onu esir durumda bırakan ümmettir! Öyle ya, Müslümanım diyen bu kadar millet/Biraz öfkelenip kafayı taksa/Esir mi olurdu Mescid-i Aksa!

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim