• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Konya 17 °C
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...
  • İskandinav ülkelerinde oruç süresi 22 saati bulacak
  • Milyonlarca çalışana müjde! Yıllık izin uzuyor
  • Cuntacı komutandan alçak emir: Ezin geçin...

Meram Tıp’ın tortusu

Kasım Çakır

    06.07.2015 Pazartesi günü annem kalp krizi geçirdi. Beyhekim Devlet Hastanesi acil servisine kaldırdık. Acil doktorumuz tahlil ve tetkiklerini tamamladıktan sonra, annemizi kroner yoğun bakıma yatırdık.

    07.07.2015 Salı gecesi saat 02.30 da Beyhekim Devlet Hastanesi Dr Sami Şahin bey’in hemşerisinden telefon geldi:’Hastanızı Numune Hastanesi Anjio servisine kaldırdık, Dr Sami Şahin anjio yapacak sizleri bekliyor.’ Dedi.

    Kardeşlerimle birlikte Numune Hastanesi Anjio servisine geçtik. Anjio  yapan Sami Şahin bey dışarı geldi ve bizi bilgilendirdi:’ Annenizin iki damarı % 95 kapalı, bir damarı %75 kapalı, kalbi bu damardan besleniyor anjio ile açılmadı, stend uygulamak istenilen sonucu vermez ve bypass olması gerekir.’ Dedi.

    Saat 03.30 da, Numune Hastanesi Kalp ve Damar cerrahı Dr. Gürhan Hacıbeyoğlu geldi. Gürhan bey de, bypass yapmanın daha doğru olacağını söyledi.

    Altı kardeş ve diğer aile fertleri ile  sabah 08.00 e kadar gelişmeleri,i izleyeceğimiz yolu ve sonucu istişare ettik. Bu konunun uzmanı 2- 3 dr ile görüşmeye ve fikirlerini almaya karar verdik.

    08-07-2015 Salı günü saat 16.00 da araştırmalarımızı tamamladık.Salı günü saat 18.00 da annemizi, Necmettin Erbakan Üniversitesi Kalp Damar Cerrahi Prof Dr Niyazi Görmüş bey’in servisine naklettirdik.

    09.07.2015 Perşembe saat 01.00 ile 08.00 arası hastamıza yaşatılanları ve bizim yaşadıklarımızı bir Allah, birde bizler biliyoruz.

    Gerekmediği halde, serviste yatması talimatı verildiği halde hastamız gece saat 01.00 de yoğun  bakıma alındı. Burada X….. tb  verilmiş, serum olarak da DEKSTROZ bağlanmış. Hastamız, gerek ilaçların zararı, gerekse yoğun bakımda bulundurma psikolojisi ile ağırlaşmış ve tedaviye tepki göstermiş.

    Hastamızı saat 03.00 de tekrar servisde ki odasına getirdiler. Fakat hastamızın durumu hiç iyi değildi ve bilinci gittikçe azalıyordu. Servis hemşiresi İbrahim…e bir saat ara ile şekerini ölçtürdüm. Şekeri, 500, 450, 400, 450 de seyrediyordu. 

    İbrahim bey:’ Ben bu hastanın eczacı oğlu olarak, hastamızın şekeri olduğundan ‘ dextroz’, hipertansiyonu olduğundan ‘% 0.9 NACL’ serumlarını hiç takmadım. Şu anda hastamızın kolunda 2 adet ‘dextroz’ serumu bağlı, şekeri bundan dolayı yükselmiş olamaz mı?’ dedim.

     Ben ve ablamda ki telaşımız devam ederken serumlara dikkatlice bir daha baktım, serumun birisi % 50 dekstroz diğeri % 10 dekstroz. Beynimden vurulmuşa döndüm. %5 dekstroz u tartışırken on kat tehlikeyi gördüm. Hemen o anda bu serumların etiketlerini fotoğrafladım.

    Saat 08.00 den sonra gelen sağlık heyetine bu durumu hatırlattım. Olaya el attılar, serumlar çıkartıldı yerine uygun serum bağlandı.

    Sabah hastamızı kontrole gelen Dr Niyazi Görmüş bey, gece 01..00 den sabah 08.00 e kadar hastamızın ve bizim neler yaşadıklarımızın hepsini öğrenmiş. Kendisi, ekibinin hatalarından ve yaptıklarından dolayı, annemizden ve bizden özür diledi.

    Hastamız hastanede kaldığı günden çıkıncaya kadar geçen dört gün içerisinde gözlem ve izlenimlerim; bu kalp merkezinde,  uzman olmayan doktorundan tutunda, hemşiresi, hasta bakıcısı ve diğer yardımcı personelin hasta ve hasta yakınlarına yaklaşımı çok sert, kaba ve çok kırıcı.

    Aynı duruma maruz kalan diğer hasta ve hasta yakınları, tedavimiz sürecinde bu kişilerin bir ihmalliğine maruz kalmayalım diye tepki göstermiyor. Ben ve kardeşlerimde aynı düşünceyi taşıdığımızdan; azarlanmamıza, yanlışlara maruz kalmamıza rağmen tepki gösteremedik.

    Ülkemizde, bu tür olumsuz davranışları olan sağlık personeli hiç kalmadı biliyordum. Eski huylarını devam ettiren bu kişilerin; diğer hastanelerde görev yapan, hasta ve hasta yakınlarına karşı nezaketli, ilgili olan binlerce  meslektaşlarının olduğunu bilmesini isterim.

    Bu süreçte, hastamıza ve bize yakın ilgi, alaka, nezaket ve hizmetlerinden dolayı, Dr Sami Şahin’e, Dr Gürhan Hacıbeyoğlu’na, Prof Dr Niyazi Görmüş’e, Prof Dr Ahmet Soylu beylere  şahsım ve ailem adına teşekkür ederim. Beyhekim ve Numune hastanelerimizin güler yüzlü, nezaketli personeline de teşekkür ederim.

   Asuman ve Doğan Kafalı Kalp merkezinin diğer doçent ve profesörlerine de, hastalarına ve hasta yakınlarına gösterdikleri güler yüz, nezaket, ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ederim.

    Fakat;  bu kalp merkezinde çalışan, uzman olmayan doktorundan tutunda, hemşiresine, hasta bakıcısına ve diğer yardımcı personeline hiç teşekkür etmiyorum.

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nuri
23 Temmuz 2015 Perşembe 10:29
10:29
At sahibine göre kişner demiş atalar. Üst kadroya yağcılık yaparken alt kadroya vurmak ciddi bir karakter zafiyetine işarettir.
95.9.247.111
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim