• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Konya -4 °C
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • Milyonlara müjde! TBMM'den geçti
  • Erdoğan FETÖ'nün itirafçı oyununu açıkladı!
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'

Mantık Etkisizleştirme ve Oda Başkanlığı

Ufuk Karadavut

Bireysel Psikoloji, Alfred Adler tarafından geliştirilen, psikanalizden ayrı olarak daha çok toplumsallık ve bütünlüğe önem veren psikolojik kuram olarak gelişmiştir. Bu psikolojik olgu insanların belli bir alanda ya da alanlarda yaşamış oldukları yenilgiyi bir başka alanda sağlayacak başarıyla dengeleme isteğinden çıkmıştır. Adler, aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi gibi kavramlarında aslında bu tür düşüncelerin bir sonucu olduğunu vurgulamaya çalışmıştır. Bu tür insanlar acilen tedavi altına alınmaları gereklidir. Zira nevrotik bir davranış olduğu ve ne zaman, nerede ve nasıl bir tepki göstereceği hiç belli olmayacağı için, ciddi sıkıntılar doğurabilir. Daha da ilerisi mantıki etkisizleşme görülür. Düşünce bazında etkisizleşme ise insanın artık insan olmaktan çıkarak bitkisel hayata girmesi anlamına gelir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük faktörün düşünce olduğunu kabul edersek, düşüncesi olmayanların diğer canlılardan ayrılmasının da mümkün olmayacağı aşikârdır.

            Adler bu tür nevrotik insanların ‘sürekli üstünlük kurma, aşağılık duruma düşürme gibi davranışların peşinde’ olduğunu belirterek dikkatli olunması gerektiğini belirtmiştir. Bir anlamda bu tür insanların muhatap alınmasının bizi yanlışa götüreceğini ve dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Özgüven eksikliği, saplantı bozuklukları, kültürel yozlaşma; aşağılık kompleksinin nedenleri arasında gösterilebilir. Psikiyatrik bir hastalıktan çok psikolojik bir durumdur.

Adler, bütün gelişme dönemi süresince bireyin genel dünyayla ilgili bir yetersizlik duygusu hissettiği kavramını geliştirmiştir. Hastanın kompensasyon* için gösterdiği psikolojik veya fiziki çabaların sonuçsuz kalmasıyla psikonevrozlar gelişir; hasta başarısızlıklarını örtbas etmek ve başkaları üzerinde bir güç kazanmak için bu semptomlarını kullanır. Çok kere depresyonla birlikte beliren aşağılık duygularına emeklilikte ve yaşlılıkta sık rastlanır. Bu vakalarda, hasta kendisine saygısını önemli derecede kaybetmiştir. Kişi toplumsal bakımdan düştüğünü, önemsiz kaldığını hisseder ve böylece paranoid reaksiyon** tipleri gelişebilir.

            Şimdi durup dururken bunları neden yazdığımı merak etmiş olabilirsiniz. Merakınızı hemen gidereyim. Bir Ziraat Odası Başkanı Ziraat Mühendislerini beğenmediği için açıklama yapmış ve bu açıklama bana göre oldukça ağır. Amacını çok aşmış. Sayın Başkan gerçekten bunları mı söyledi yoksa yanlış mı anlaşıldı diye düşünürken, ziraat odasının sitesinde aynı yazıyı görünce yanlış anlamadığımı fark ettim. Ziraat mühendisi çok sayıda arkadaş beni arayarak rahatsız olduklarını ve mesleğin onurunun zedelendiğini belirtiler. Yazıyı okuyunca haklı olduklarını anladım. Seçim öncesi bazı adaylar dikkat çekmek için böyle sert çıkışlar yapabiliyorlar. Galiba oda seçimleri yakın ve sayın başkanımızda da seçilemem korkusu var. Ama neden ziraat mühendisliğini hedef aldığını ise anlayamadım. Acaba Ziraat Mühendisliğini çok istedi ve olmayı başaramadığı için bir karın ağrısı mı var onu da bilmeyi isterdim. 

            Sayın Oda başkanının açıklamasında dikkatimi çeken bir konu da siyaseti biz yapalım şeklinde bir açıklaması var. ‘Ayrıca, Ziraat Mühendisleri siyasi tartışmalara da girmektedirler. Mühendisler proje üretsin, biz siyasi tartışmaları yaparız” şeklindeki açıklamasını ise anlayamadım. Ziraat Mühendisleri bu ülkenin insanı değil mi? Onlar düşüncelerini açıklayamaz mı? Her neyse, bu konuda TMMOB Ziraat Odası Konya Şubesi ciddi bir çıkış yaptı ve bana göre de oldukça iyi bir cevap verdi. Cevap verirken aynı zamanda bazı soruları da sordu. Bu sorulardan bazıları şu şekilde; ‘Sen hiç tarımla ilgili kitap okudun mu? Sen hiç tarımla ilgili bilimsel toplantılara katıldın mı? Sen hiç tarımla ilgili bilimsel araştırma yaptın mı? Sen hiç tarımla ilgili bilimsel yayın yaptın mı? Sen tarımla ilgili hangi kuruluştan bilgi aldın? Sen hangi akademisyene ortak proje teklif ettin? Sen mensubu olduğun kuruluşa hangi ileri teknolojiyi getirdin? Sen hiç Ziraat Fakültesi’nin kapısı önünden geçtin mi? Sen hiç görsel ve basılı yayın takip ediyor musun? Daha da önemlisi, akademik kariyerin ne?’ Bu sorulara sayın başkanın cevap vermesi gerekiyor. Eğer bizleri ikna edici cevaplar verirse saygı duyar elini sıkar ve biz kendisinden özür dileriz. Ama bu sorulara cevap vermez ya da vermezse o zaman kendisinin Ziraat Mühendisliği camiasından özür dilemesi gerekecektir. Dilemezse de bu durumda Adler’in tanımlamasının neresinde olduğunu ona sormamız şart olacaktır.

             

* Bilinç dışında faaliyet gösteren ve kişinin gerçek veya fantezi yetersizliklerini dengelemesine yahut telâfi etmesine yarayan bir akıl mekanizmasıdır. Beden yapısı, performans yahut diğer yetenek ya da beceri alanlarında gerçek veya hayal ürünü bozukluklar olabilir. Bu terim aynı zamanda, böyle yetersizlikleri telâfi amacıyla kişinin gösterdiği bilinçli çaba için de kullanılmaktadır (Kaynak http://ansiklopedi.turkcebilgi.com/Kompensasyon)

** Paranoid reaksiyonlar, bazı duyarlı kişilerin ve başka bakımlardan normal birçok kişinin özel koşullar altında, hayalkırık-lığı yaratan ya da küçük düşürücü durumlara karşı gösterdikleri aşırı bir tepkidir. (Kaynak http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=2309)

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim