• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 5 °C
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı
  • Kanada'da Kur'an-ı Kerim'e çirkin saldırı!
  • Araç sahiplerine müjde! İndirim geldi
  • İsmailağa Cemaati referandum kararını açıkladı

Maneviyat Güneşi Mehmed Zahid Kotku (2)

Salih Sedat Ersöz

(Dünden devam)

Bakışı ve konuşması ile bir anda gönülleri fetheder, ruhları yumuşatır ve inceltirdi. Konuşması ile ruhlara serinlik ve rahatlama bahşeder, İslami ölçüleri hayatımıza nakış nakış işlerdi. Kendisini ilk gören birisi onun gül yüzlü siması, nurani ak sakalı, sevimli, alımlı çehresi ve heybetli duruşu ile bir anda etkilenir ve manevi mıknatıs alanına giriverirdi. O konuştukça gönüller cûşa gelir, herkesin içinde sıcacık bahar yelleri eserdi. Konuşurken dinleyenleri bambaşka âlemlere götürürdü. Nurani gül yüzünü her gördüğümde, yumuşacık pamuk ellerini her öptüğümde ve o tatlı sesiyle her konuşmasını dinlediğimde uzayda gibi olur, kendimi cennet bahçelerinde uçuyor gibi hissederdim.  

Sohbetlerinde bir yandan ders verir, diğer yandan da dinleyenlerin zihinlerinden geçen sorularına net cevaplar verirdi. Sohbetini dinleyen herkes, kafasında Hoca Efendiye sormayı planladığı sorulara sormadan cevap almış ve tatmin olmuş bir halde huzurundan ayrılırlardı. Hoca Efendinin şaşılacak derecedeki bu kerametine defalarca şahit olmuşumdur. Tatlı ve hoş konuşmaları; dünyaya müteallik olmayan, boş ve faydasız sözler asla içermeyen, gönüllere hitap eden, ruhlarımızı okşayan, yaşayışımızı düzene koyan, yolumuzu aydınlatan ve geleceğimiz için yol gösterici bir mahiyette idi.

Gönüllere ve rüyalara tasarrufu vardı ve gittiği yere bolluk, bereket götürürdü. Ruhların  temizlenmesi, kalplerin güzelleşmesi ve gönüllerin kirlerden, paslardan arınması gerektiği üzerinde duran ve bu yönde faaliyet gösteren Hoca Efendi; söylediklerini hayata geçiren ve bizzat yaşayan, çevresindekilere de örnek olan çok iyi bir eğitimci idi. Onun yaptığı manevi eğitim sayesinde, o görünmeyen, manevi üniversitesi, ülkemize çok sayıda devlet ve siyaset adamı kazandırmıştır.   

Görünmeyen  Üniversiteninmanevi Rektörü Hoca Efendi Hazretleri; başta merhum Erbakan Hocamız olmak üzere ilmi ve siyasetleri ile kendilerini tüm dünyaya kabul ettiren nice insanların hürmet ve saygıda kusur etmedikleri,  huzurunda saatlerce başları öne eğik vaziyette, ayak bile değiştirmeden dizüstü oturarak sohbetini büyük bir edep ve huşû içinde dinledikleri mübarek ve muhteşem bir zattı.

 Hoca Efendinin pek çok kerametleri vardır. Binlerce kerameti yazmakla, anlatmakla bitmez. Esat Coşan hoca efendi, Mehmet ZahidKotku Efendi Hazretlerinin bir kerameti ile ilgili bir olayı şöyle anlatmıştır:  “Amerika'da tahsil gören Bursalı bir doçent arkadaşımız vardı. Bu arkadaşımızın anlattığı ilginç bir olay şöyle: ‘Ben ortaokul çağından beri namaz kılardım. O zamanlar bir çeşit manevî oyun aklıma geldi. Sıkıldığım zaman gözümü kapatayım. Gözümün önüne ak sakallı bir şahıs getireyim, hayalimde onunla konuşayım, dertleşeyim, derdimi anlatıp deşarj olayım diye düşündüm ve bunu uygulamaya başladım. Kendi kendime uydurduğum, kurduğum bir oyun olarak ben bunu tatbik ettim. Ortaokul geçti, lise geçti, üniversiteyi kazandım ve İstanbul'a geldim. Hayalimdeki o şahısla da, daima bu oyunu devam ettirdim. Üzüldüğüm zaman, sıkıldığım zaman, bir meselem olduğu zaman gözümü kapatıyorum, hayalimdeki o şahsı gözümün önüne getiriyorum. Muhayyel bir şahıs, hayali bir şahıs... Sakalı var, çok sevimli bir kimse...Yıllar geçtikten sonra İstanbul'a geldim, Teknik Üniversite'ye girdim. Nihayet arkadaşlar delalet ettiler, beni MehmedZâhidKotku Hazretleri'nin yanına götürdüler. Gördüğüm zaman hayretler içinde kaldım ki, yıllardır kendi hayalimde, kendi uydurduğum sandığım şahıs karşımda... Bu şahıs MehmedZâhid Efendi imiş meğerse...’ dedi. Çok değişik ve çok ilginç bir olay... Kaç yıl önceden, sekiz on yıl önceden, hiç tanımamış olduğu bir şahsın gönlüne girip, hayaliyle onunla irtibat kurmak çok büyük bir şey, çok değişik bir hal.” Hoca Efendi işte böylesine büyük bir zat, çok büyük bir Allah dostu idi.

Çağımızın en büyük manevi güneşlerinden olan bu büyük zâtı ne yazık ki, geç bulmuş, çabuk kaybetmiştim. 1980 yılının Mart ayında ameliyat olan ve midesinin üçte ikisi alınan Hoca Efendi, aynı yıl Hac’ca gitmiş ve ağır hasta olarak İstanbul’a dönmüştü. 13 Kasım 1980 Perşembe günü aldığımız bir haberle yıkılmıştık. Son zamanlarında oldukça hasta olan Hoca Efendi ahirete irtihal eylemiş, Rahmet-i Rahman’a kavuşmuştu. Aynı gün akşam cenazesine katılmak üzere gönül dostlarıyla birlikte İstanbul’a hareket ettik. 14 Kasım 1980 Cuma günü, Süleymaniye Camiinde Cuma namazının ardından on binlerin katıldığı muhteşem bir cemaat tarafından cenaze namazı kılınan Hoca Efendi hazretleri, Süleymaniye Camii haziresinde, Kanuni Sultan Süleyman türbesi arkasında,  hocaları ve üstadlarının yanındaki  ebedi istirahatgâhına defnolundu.

MehmedZahidKotku  Efendi Hazretlerinin güzel ahlâkının yaşantımıza örnek olması temennilerimle, Hak’ka yürüyüşünün 34. yılında kendisini bir kere daha rahmetle yâd ediyor, Yüce Allah’ın (c.c.) engin rahmetinin üzerine olmasını ve biz acizlere de şefaatçi olmasını Rabbimizden niyaz ediyorum. Sağlıklı ve mutlu kalınız efendim.

NOT:MehmedZahidKotku Hoca Efendi gerek TYB’nin gerekse Aydınlar Ocağı’nın programlarında, muhterem Mehmet İncili ağabeyimin anlatımı ile anılmıştır. Ayrıca, 16 Kasım Pazar günü saat 11.00 de Kanal 42 Televizyonu Hasbihal programımda konuğum olacak olan değerli Mehmet İncili ağabeyimle Mehmed Zahid Kotku Hoca Efendiyi anacağız ve onun güzel ahlakı üzerine hasbihal edeceğiz İnşallah. Sizleri de bekliyoruz efendim.  

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim