• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -4 °C
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Sadık müşteriye ayrıcalık geliyor
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!

Maneviyat Güneşi Mehmed Zahid Kotku (1)

Salih Sedat Ersöz

Çağımızın maneviyat güneşlerinin en büyüklerinden biri olan MehmedZahidKotku Hoca Efendi hazretlerine ulaşmamı sağlayan ilk adımı 12 Nisan 1977 tarihinde Karayollarında işe başlamakla atmıştım.

O tarihlerde yeni tanımış olduğum ve o günden bugüne kadar da, kendisinden hiç kopmadığım çok değerli Mehmet İncili ağabeyimin, “beraber çalışalım” teklifine hiç düşünmeden “evet” demiş ve 2 yıldır kadrolu olarak çalışmış olduğum Gima mağazasından ayrılarak aynı gün Karayollarında geçici olarak işe başlamıştım.

İşe başlamamdan 8-10 gün gibi çok kısa sonra, bir hafta sonu akşamı İstanbul’a gitmek üzere özel tutulan bir otobüsle yola koyulduk. Tamamen dolu olan otobüste bulunanlar başta Mehmet İncili ağabeyim olmak üzere zaten daha önceden tanıdığımız arkadaşlarımızdı. Yolculuğumuz İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan İskenderpaşa Camiinde sona erdi. 

 Bir Pazar günü idi. İskenderpaşa Camiinde, yol yorgunluğumuzu atmış, yemeklerimizi yemiş ve bir miktar dinlenmiş halde, Caminin bahçesinde bulunan mütevazı eve topluca giriş yapmıştık. Karşımızda o zamana kadar görmediğimiz ama Mehmet ağabeyimizden sürekli işittiğimiz ve hayalimizde canlandırmaya çalıştığımız, nurâni bir zat duruyordu. Bu zat; dolgun pembe yanaklı, uzun ak sakallı, heybetli ama oldukça sevimli, alımlı, herkesi etkileyen ve hemen manevi mıknatıs alanına alıveren gül yüzlü MehmedZahidKotku hoca efendi idi. 

Elini öpüp oturduk. Ruhlara serinlik ve rahatlama bahşeden bir mekânda, manevi ahlâk ve terbiyeyi hayatımıza nakış nakış işleyen konuşmasını dinledik. O konuştukça gönüllerimiz cûşa geldi. İslâm kardeşliğinin önemini ve güzelliğini pekiştirdik. İçimizde sıcacık bahar yelleri esiyordu. Bizi alıp bambaşka diyarlara götürmüştü. Havalarda uçuyorduk sanki… İslâm dini ile müşerref olmanın önemini ve değerini burada bir kere daha tam manasıyla kavradık.

Camide kıldığımız ikindi namazının arkasından tekrar dinledik o sımsıcak ve yumuşacık sesini… Sarıyordu bizi… Tüm bedenimizi ve ruhumuzu kucaklıyordu. Tekrar öpme fırsatı bulduk pamuk ellerini… Doyulmaz sohbetinde yaşantımızı daha da güzelleştiren çok ince mesajlar alarak, huzur dolu bir kalple ayrıldık Camiden…  Aynı gün akşam, Konya’ya dönmek üzere yola çıktık ama gönlümüz ve ruhumuz orada kalmıştı. Daha İstanbul’dan ayrılmadan özlemiştik İskenderpaşa’daki manevi havayı… Tekrar ne zaman gelebileceğimizi düşünmeye başlamıştık şimdiden…

Allah’a (c.c.)  sonsuz şükürler olsun ki, Mehmet İncili ağabeyimle birlikte bazen toplu, bazen de sadece ikimiz olmak üzere defalarca İskenderpaşa’ya gitmek, Efendi hazretlerinin o doyumsuz sohbetlerini dinlemek, o sevimli gül yüzüne bakmak ve o mübarek ellerini öpmek nasip oldu. İskenderpaşa’ya her gidişimizde sanki ilk gidiyormuş gibi aynı heyecanı duyuyor ama her defasında farklı bir tat, ayrı bir lezzet, değişik bir haz ve zevk alıyorduk. Her ayrılışımızda da içimizi bir hüzün kaplıyor ve bir dahaki gideceğimiz günü iple çekiyorduk. 

Dünyanın her türlü gailesinden ve dünya işlerinden uzak, sadece İslâm adına yapacağı hizmetleri ve ahireti düşünerek yaşayan Hoca Efendi, Türkiye’nin geleceğine de damgasını vurmuştur. Yetiştirdiği talebelerinin, ülkemize yıllarca çok önemli unutulmaz hizmetleri olmuştur ve halen de olmaya devam etmektedir.

Merhum MehmedZahidKotku Efendi Hazretleri; Çağımızın maneviyat güneşlerinin ve yüzyılımızın manevi mimarlarının en büyüklerinden biridir. Hoca Efendi hazretleri, son asrın en büyük, en mühim ve en mümtaz şahsiyetlerinin en önde gelenlerindendir. Hoca Efendi, hakiki bir salih kul, hakiki bir veli, gerçek bir mürşid, kalp ve gönül ehli mübarek bir zattır. Müridanı olmadıkları halde kendisini yakından tanıyan bazı büyük İslâm âlimlerinin, Hoca Efendinin bağlılarına hitaben söyledikleri şu sözler çok manidardır: “Bu zat, çok büyük bir zat, gerçek bir veli, büyük bir mürşiddir. Aman hocanızın kıymetini iyi biliniz ve ondan gereği kadar istifade ediniz.”

Hoca Efendi hazretleri, gerçek tasavvuf yolunun nasıl bir yol olduğunu yaşayarak göstermiştir. Tasavvufun bir ilim yolu olduğunu ve mutlaka Kur’an ve Sünnete dayanması gerektiği üzerinde çok durmuştur. Tasavvufun şekil olmadığını, öz olduğunu, insanın kalbiyle ilgili bir konu olduğunu ve bu yolun insanın iç âlemini güzelleştirdiğini ortaya koymuştur. İslâm’ın dışında, İslâm’a uymayan bir yolun tasavvuf olamayacağını gösteren Hoca Efendinin ortaya koyduğu şu ölçü ne kadar mühim ve ne kadar önemlidir: “Sadece farzlarda değil, sünnetlerde bile kıl kadar ayrıcalık gösteren bir kimseyi havada uçar görseniz itibar etmeyiniz, uçarmış sinek de uçar.”  Hoca Efendi, ortaya koyduğu bu ölçü ile olağanüstü hallerin değil, yaşayışın daha önemli ve ön planda tutulması gerekli olduğunu vurgulayarak çevresindekilere Kur’an ve Sünnete dayalı Peygamberi bir hayat sürdürülmesi gerektiğini tavsiye eden ve kendisi de oldukça titiz bir şekilde bu ölçüyü eksiksiz yaşayan mümtaz ve mübarek bir zattır.

Kimseye tepeden bakmayan, kimseyi kırmayan, şeyhlik tavrı takınmayan, makamını gizleyen ve oldukça mütevazı bir hayat süren Hoca Efendinin herkesi dinleyen, kapısı her zaman açık, herkese karşı güler yüzlü, yardımsever, cömert, herkesin gönlünü alan bir yapısı mevcuttu ve kendisini ziyarete gelenler memnun ve mesrur olmuş bir halde huzurundan ayrılırlardı.(Aynı konuya yarın devam edeceğiz İnşallah.)

                        

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Abdullah Hüdaverdi
13 Kasım 2014 Perşembe 12:25
12:25
Allah (c.c.) şefaatlerine nail eylesin.
213.74.242.26
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim