• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 14 °C
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler
  • Hakan Şükür ve Arif Erdem FETÖ'den değil aidattan ihraç edildi!
  • Tanju Çolak: Galatasaraylılığımı askıya aldım
  • FETÖ'cüleri ihraç etmeyen Galatasaray'a tepkiler

Kutlu Doğum-2 (Sen gelince)

Salih Sedat Ersöz

Böyle bir dönemde dünyaya bir güneş doğdu. Hz. Allah, karanlıklar içinde bunalan dünyamıza adı Muhammed olan bir kutlu güneş gönderdi. Karanlıklardan, zulmetten kurtardı ve aydınlattı bütün âlemi bu kutlu güneş… Nur saçtı bütün kâinata ve insanlığa… Çöküşe ve batmaya doğru giden dünyamıza yeniden hayat verdi. Zulüm bataklığında boğulmaya mahkûm olan mazlumlara umut oldu. Mahzun gönüller yeniden yeşerdi, canlandı.

Kâinata Rahmet olarak gönderilen iki cihanın serveri, önderimiz, rehberimiz, en büyük liderimiz, Âlemlerin Rabbi Hz. Allah’ın son Peygamber olarak görevlendirdiği, yaratılmışların en şereflisi Hz. Muhammed (s.a.v)  efendimiz Rebiülevvel ayının 12. gecesinde, miladi takvime göre 20 Nisan 571 tarihinde Mekke’de dünyaya geldi.

Daha Peygamberlik görevi verilmeden önce “Emin” sıfatını aldı. Herkesin güvenini kazandı. Doğruluğu, dürüstlüğü ile ün yaptı. Zalimlere set olmak için gayret gösterdi. Mazlumların yardımcısı oldu. Çocukluğundan itibaren şerlerden uzak kaldı, putlara hiç ilgi duymadı, onlardan yüz çevirdi, tiksindi.

Sık sık Hıra mağarasına çıkıp yalnızlığı tercih ediyor, dalâlet, şirk ve cehâlet kokan Mekke insanlarından uzaklaşıyordu. Yine mağarada yalnız olduğu bir zamanda düşünceler içerisinde iken vahiy meleği Cebrail (a.s) ötelerin ötesinden ilk mesajı getirdi: “Yaratan Rabbinin adı ile oku!”  Böylece, Peygamberlik süreci başlamış oldu. 

O’nun dünyaya gelişi ile cehâlet, şirk ve küfür ateşi söndü, putperestlik yıkıldı, zulüm ve vahşet sona erdi. Zalimlerin sultası yıkıldı. Mazlumların gözyaşları dindi. Kula kulluk devri bitti. Gönüllere tek Allah inancı, yeryüzüne de Hak ve Adalet hâkim oldu. Ruhlar huzura erdi. İnsanlık saadete ulaştı. Tevhid inancı tüm dünyayı sardı.

Ey Allah’ın Rasûlü; Bir güneş gibi doğuverdin üzerimize… Şan verdin bütün âleme… Şeref verdin bütün kâinata… Huzur ve saadet getirdin bütün insanlığa… Senden 14 asır sonra yine cahiliye dönemine döndük. Senin getirdiğin ilkeleri unuttuk. Büyük sıkıntılara dûçar olduk. Karanlıklar içine daldık. Yolumuzu kaybettik. Senin getirdiğin Saadet nizamına, senin hayat sistemine ne kadar da muhtacız şimdi… Dünyada senin ilkelerine, ahirette de şefaatine muhtacız efendim...

Yazımı “Sen gelince Efendim” başlıklı şiirimle tamamlıyor, sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.

Sen gelince Efendim

 

En buhranlı anda, dünya değişti,

O koca bataklıktan, güller yetişti,

Zalimler, şanlı âlimlere dönüştü,

Sen gelince Efendim,Ya Rasûlallah.

 

Kâinatın üstüne, güneş gibi doğdun,    

Her yeri ışıttın, karanlıkları boğdun, 

Nurunla, zulmü gönderdin, kovdun,                                

Sen gelince Efendim,Ya Nebiyyallah.

 

Bir hamlede putlar yıkıldı gitti,

Kula kul olmanın dönemi bitti,

Allah’a kul olmanın şerefi yetti,

Sen gelince Efendim,Ya Habiballah.

 

Müşriklerin düzeni yerle bir oldu,

Tevhit dini gönülleri doldurdu,

Hak, Adalet, haksızlığı durdurdu,

Sen gelince Efendim, Ya Halilallah.

 

Cahiliye yerine, Asrı Saadet geldi,

Haksızlar, zalimler yere serildi,

Dünya; huzur ve mutluluğa erdi,

Sen gelince Efendim, Ya Veliyyallah..

 

Zulüm devri miadını doldurdu,

Adaletin, şaşmaz terazisi kuruldu,

Garipler, kimsesizler, hakkını buldu,

Sen gelince Efendim Ya Safiyyallah.

 

Sömürüyü, kan emmeyi kaldırdın,

Çıkarcılığı, zulmün aracı saydın,

Faizi, tefeciliği tümden gönderdin,

Sen gelince Efendim, Ya Rasûlallah.

 

Kölelik kalktı, herkes hür oldu,

İnsanlar özgürlüğü, İslâm’da buldu,

Efendi, eski kölesi ile bir safa durdu,

Sen gelince Efendim, Ya Nebiyyallah.

 

Irkçılık illetini yasakladın, yok ettin,

Arap olmayanla, Arap eşittir dedin,

Üstünlüğün takvada olduğunu söyledin,

Sen gelince Efendim, Ya Habiballah.

 

Kız çocuklarına, üst değer verdin,

Üç kız yetiştireni, bahtiyar ettin,

Anaların ayağı altına, cenneti serdin,

Sen gelince Efendim Ya Halilallah.

 

İnsanlık sosyal adaletin tadına doydu,

Zengin, yardım etmenin, zevkiyle doldu,

Fakir, hatırlandığı için, mutlu, şen oldu,

Sen gelince Efendim, Ya Safiyyallah.

 

Bütün dünya İslam ile tanıştı,

Beyaz, esmer birbiri ile kaynaştı,

Yürekler hakta, hakikatte buluştu,

Sen gelince Efendim, Ya Nebiyyallah.

 

Devletin en büyük silahı, Hak yoldu,  

Gayrimüslimin bile, hakkı korundu,      

İnsanlar akın akın Müslüman oldu,

Sen gelince Efendim Ya Habiballah.

 

Tarihin en muhteşem devrimini yaptın,

İnsanlığı iyilik ve güzellikle donattın,

Dünyayı baştanbaşa bayındır yaptın,

Sen gelince Efendim Ya Halilallah.

 

Salih Sedat, o saadet yıllarını görmedi,

Sonsuz mutluluğun, sevincine ermedi,

Allah, ümmeti olma şerefini bahşetti,

Senin ümmetiniz Efendim, Ya Rasûlallah.

 

 

NOT: Kanal 42 TV HASBİHAL programım her Pazar saat 11.00’de canlı olarak, her Cumartesi saat 11.00’de de tekrar olarak yayında olmaya devam etmektedir.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim