• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Konya 5 °C
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor
  • Avrupa'da yaşayan gurbetçiler referandum için oy vermeye başladı
  • Ertem Şener'den Hakan Şükür'e Çok Sert Tepki: Buraya Hainler Bağlanamaz
  • Meteoroloji uyardı: Bu illerde yağış bekleniyor

Kuşatıcı olmayan çatı mı? Sağlam temel mi?

Salih Sedat Ersöz

Mecliste yer alan 2 muhalefet partisinin anlaşarak, Cumhurbaşkanlığına aday gösterdikleri ve adını da “çatı aday” koydukları Ekmeleddin İhsanoğlu’ndan sonra, iktidar partisi olan Ak Parti’nin de adayı belli oldu.

Çatı adayın açıklandığı günlerde yazdığım bir yazıda,  Ekmeleddin İhsanoğlu’nun zihniyet, fikir yapısı ve dünya görüşü bakımından ana muhalefet olan CHP’ nin tam zıddı olduğu vurgusunu yapmış ve bu çatının binaya uygun olmadığı tespitinde bulunmuştum.

Recep Tayyip Erdoğan’ı kendi silahları ile vuramayacaklarını, kendi içlerinden bir isimle deviremeyeceklerini gayet iyi bilen muhalefet partileri, İslami camia içinden bir ismi aday göstererek, Ak Parti adayını Ak Parti’ye yakın bir isimle vurma planı yapmışlardır.

Ekmeleddin İhsanoğlu, Başbakan Erdoğan’ın isteği ile İslam işbirliği Teşkilatı Genel Sekterliğine getirilen ve Mısır darbesine kadar da araları gayet iyi olan bir isimdir.

İhsanoğlu, Mısır darbesindeki silik ve kişiliksiz duruşu, hatta Sisi’den yana olan tavrı sebebiyle Tayyip Erdoğan tarafından şiddetle eleştirilmiş ve o andan itibaren bu iki ismin arası açılmıştır.  

Mısır darbesindeki duruşunu ayrı tutarsak genel yapısı itibariyle Ekmeleddin İhsanoğlu, Ak Parti tabanı ve İslami camia tarafından kabul gören bir isimdir.

Mısır darbesindeki tavrı nedeniyle büyük eleştirilere maruz kalmışsa da, Abdullah Gül’ün de Sisi’yi tebrik ettiğini düşünürsek bu camia içinde de, bazı güçlerin etkisi sonucu böylesine hatalar yapabilenlerin varlığı bir gerçektir. 

İşte İslami camiaya yakın olan bu genel yapısıdır ki, İhsanoğlu ismi CHP’ nin içine sinmese de,  Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne geçebilecek bir isim olarak arenaya sürülmüştür.

Çatı güya çakılmıştır ama, bu çatı bu binaya uygun düşmemiş, sırıtmıştır. Çatı ayrı telden,  bina gövdesi ayrı telden çalmaktadır. Bu bina bu çatıyı taşımaz. Binanın tamamını kuşatmayan bu çatı da bu binayı korumaz. Çatı ile binanın uyumsuzluğu büyük problemler ortaya çıkarır, çıkarmaktadır. Ayrıca binanın sağlam bir temeli de yoktur. Temel de, gövde de çürüktür.

Şimdi ise, 1 Temmuz itibariyle üstüne güzel ve korunaklı bir bina ve uyumlu, kuşatıcı bir çatı tesis etmek üzere sağlam bir temel atılmıştır.

Türkiye’de yaklaşık 12  yıl boyunca aralıksız Başbakanlık yapan, Başbakanlığı döneminde olmazları olduran, ülkeye devasa hizmetler yapan, bin yıl sürecek denilen 28 Şubat’ı bitiren, halk gücünün üstünde Demokles’in kılıcı gibi duran askeri vesayeti sona erdiren, devleti iyi tanıyan, büyük bir devlet ve siyaset tecrübesi olan, üst üste girdiği 8 seçimden de halktan TC tarihinde görülmemiş oranda büyük bir destek gören, halen tek başına iktidarını sürdüren ve tüm dünya tarafından “lider” olarak kabul gören Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterilerek sağlam, bozulmaz, yıkılmaz, dayanıklı ve güvenilir bir temel atılmıştır.

Cumhurbaşkanlığı’na aday gösterildiği gün yaptığı konuşmanın baştan sona her cümlesi incelendiğinde görülecektir ki, bu sağlam temel Recep Tayyip Erdoğan’dır.

 Şimdi; hem bina ile uyumsuz hem de tüm binayı kuşatmayan yarım yamalak bir çatının altında durma zamanı değil, sağlam ve güvenli bir temele dayanan binaya tam destek olma zamanıdır.

Milli Görüş kökenli, İmam Hatipli ve eşi başörtülü olması yanında hiç çekinmeden Adnan Menderes ve Necmettin Erbakan’ın yolunda olacağını dünyaya ilan etmesi bile onun desteklenmesi için yeterli sebeptir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin borçlu olduğunu düşündüğüm 2 isim olan Menderes ve Erbakan’ın yolunda olduğunu açıkça haykıran bir kişiye destek olmak ve onu Cumhurbaşkanlığı makamına taşımak,  bu 2 ismin manevi hatırasını yaşatmak dahası bu isimlerin manevi sancaklarını Çankaya’ya dikmek demektir. Böylece Türkiye’de yeni bir devrim yaşanacaktır.

Konuşmasında içten yaptığı dualara gönülden “amin” demek ve bu konuşmanın içeriğinin hayata geçmesi için çalışmak şu anda yapmamız gereken en önemli vatandaşlık borcudur. Mutlu yarınlar efendim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim