• BIST 82.270
  • Altın 147,180
  • Dolar 3,7763
  • Euro 4,0329
  • Konya -3 °C
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı
  • Himmet toplantısı 'havuz' himmet parası 'tereyağı'
  • 'Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artışın sebebi...'
  • Raid Salah serbest bırakıldı

Küresel Eğitim

Ufuk Karadavut

Yaşlı dünyamız sürekli değişim içerisinde bir de “küreselleşme” ismi verilen hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşamaktadır. Bu süreçte, bireylerin ve toplumların isteklerinden ziyade “dünya toplumu” olarak belirtilen büyük topluluğu için yaşam standartlarının geliştirilmesine çalışılmaktadır. Çalışmaları yapanlar dünya içerisinde ‘Ulusal’ ya da ‘Milli’ olarak nitelendirilen devletlerin eritilmesi ile işe başlamışlardır. Eritme işlemi hızlı bir şekilde devam ediyor. Eritme işleminin temel belirleyicisi de eğitimdir. Eğitiminiz ulusal ya da milli değilse eğitilenler de milli ya da ulusal olmazlar. Bunu beklemek eğitilenlere yapılan en büyük haksızlık olur.

 

Aslında küresel eğitim ilk bakışta insanın kulağına hoş geliyor. Masumane bir yaklaşımla ve beklide aslına uygun şekilde uygulanabilse ülke olarak çok iyi şekilde faydalanabiliriz. Başka ülkelerden bir şeyler almak, onları daha iyi anlamanın bir yolu olarak değerlendirilebilir. Ancak dünyadaki örnekleri incelediğimizde bunun hiçte öyle imrenilecek bir eğitim sistemi olmadığı aksine sömürgeciliğin diğer adıyla emperyalizmin etkin bir temsilcisi olduğu görülüyor. Güçlü olan ülkelerin başka ülkelere yaptırmak istedikleri değerleri, kavramları ve istekleri daha kolay, daha az masraflar yaptırmanın yöntemidir. Aslında yapılacak sömürge çalışmalarının en etkini ve en sürekli olanıdır. Bunu bazı ülkeler gençlik ellerinden gittiğinde fark ettiler. Ama yapacakları fazla bir şeyde kalmadığını gördüler. Gençlik gitti mi oturup ağlama zamanı çoktan geçmiştir.

 

Anadolu’nun hiçbir imkanı olmayan yada öğretmen girmeyen köylerine inat ellerindeki bütün maddi imkanları kullanarak cazibe merkezi olan yabancı okullar yada yabancı ülkelerden fonlanan yerli elbiseli yabancı okullar. Bunlar geleceğimizi bizden alıyor. Toplumumuza yabancı bireyler yetiştiriyorlar. Çağdaş teknolojiyle donatılmış dersliklerde eğitim yapıyorlar. Seçtikleri öğrencilere burs olanakları, bilgisayar laboratuarlarında ücretsiz bilgisayar kullanımı, öğretmenler ile her konuda ve her zaman konuşabilme olanağı, hemen her öğrenci ile birebir ilgilenen öğretim görevlisi danışman ve yabancı dilde kaliteli eğitim sunmaktadırlar. Elbette bunlar oldukça cazip. Herkesin istediği şartlar. Ama ülkemizde kaç kişi bu imkânlardan faydalanıyor. Başta dedik ya seçilen öğrenciler istenen şartları taşıdığında bu okullara girme imkânı bulabiliyor. Küresel eğitimin bir parçası olma imkânına sahip olabiliyor. Bu okullara kendi istekleri ile gönderdikleri çocuklarının ne hale geleceklerini dahi düşünmeyen aileler ve sadece iyi eğitilecekleri için seçilen okulları bizler kendi isteğimizle yaşatıyor ve geliştiriyoruz.

 

TTK Başkanı Prof. Selçuk, "Atatürk'ün \'Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır' sözü bugün geçerliliğini yitirmiştir. O dönemde öyle olmuş, ama şimdi öğretmenler çocukları asla etkileyemiyorlar. Öğretmenlerin meslek olarak saygınlığı da yok" diyor. Ne kadar üzücü ve vahim değil mi?. Öğretmenler yeni nesil yetiştirmek için çocukları etkileyemiyorlar. Peki bunun sorumlusu kim?. Bunu düzeltmek için neler yapılıyor?. Cevap beklemeyin sakın. Bu soruların cevabı yok. Öyle görülüyor ki asla da olmayacak. Küresel eğitim modeli uygulandığından beri öğrencilerimizi öğretmenler değil, magazin programları, tele voleler ve ahlaki hiçbir sınır tanımayan dizi programları etkiliyor. Peki, neden bu programların gençlerimizi etkilemesine izin veriliyor. Neden bir Allahın kulu yetkili çıkıp bu çılgınlığa son vermeye kalkmıyor. Neden annesini kesip parçalayan, yiyen, ölüsünün başında eğelenen sayısı artıyor. Neden kendimizde bu kadar uzaklaştık. Neden hırsızlık, arsızlık, yolsuzluk bu ülkede hızla artıyor. Neden küresel değerleri örnek alıp kendi geleceğimizi yok ediyoruz. Neden bizim dünyaya örnek olmuş ecdadımızın insani değerlerini hızla terk ediyoruz.

 

Küresel eğitim modelinin amacı da galiba bu. Her gurup içersinde iyi eğitilmiş birileri bulunsun yeter. Geri kalan ise eğitilmese de olur. Ama bunlar kendilerinin iyi eğitim aldıklarına inanmaları gerekiyor. Bunu da başarılı bir şekilde uyguluyorlar. Milli eğitimden bir yetkili "Amacımız çocuk ve gençlerimize hem aile, hem okul, hem de toplum içinde gerekli küresel ve toplumsal doğru değer ve nitelikleri verme, küresel değerleri koruma ve geliştirmektir." diyebiliyor. Sadece Batı istiyor diye kendi kimliğimizden ve kişiliğimizden vazgeçip onların istediği kimlik ve kişililiklere bürünüyoruz. Küresel eğitim belki bizi dünya insanı yapacak ve toplum olarak küreselleşeceğiz. Kürenin bir parçası olacağız ama korkarım, bu bizi bitirecek.

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim