• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Konya 4 °C
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek
  • Columbia Üniversitesinden Prof. Wagner: Gülen, Türkiye'nin Usama bin Ladin'i
  • FETÖ'nün TSK'daki fişleme işini "Bilgin" yapmış
  • Ağbal: Taşeronlarla ilgili düzenleme yıl sonuna kadar Meclise gelecek

Kur’ân ayinda..

Ali Akpınar

Kur’ân ayinda, Kur’ân’i hayata indirip Kur’anla şekillenmeli!

Ramazan ayı, Kur’ân’ın indiği/inmeye başladığı ayın adı. Onu diğer aylardan farklı kılan da Kur’ân’dır.

Hayat düsturumuz Kur’ân, Ramazan ayında inmeye başladı, ayet ayet, sure sure. O inmeye başladığında Peygamberimiz kırk yaşlarındaydı. Kur’ân inmeden önce, Hz. Peygamber, yaşadığı toplum içerisinde seçkin ve saygın bir yere sahipti. Doğruluğu, dürüstlüğü, yardımseverliği, namuslu oluşu, haksızlıklara karşı mücadele edişi ile parmakla gösterilen bir şahsiyetti O.

Ancak Kur’ân’ın inmeye başlamasıyla onun ahlakı daha da güzelleşti ve kemale çıktı. Yani inen Kur’ân ayetleri, öncelikle onun hayatını değiştiriyor ve şekillendiriyordu. O kadar ki onun vahiy aldığı günleri, diğer günlerinden daha farklı oluyordu. Vahiyle tanışması, vahiy meleği ile karşılaşması onun davranışlarına hemen yansıyordu. Sözgelimi o, vahiy aldığı günler, daha bir cömertleşiyordu. Onun yakın arkadaşları, ona yeni vahiy geldiğini bu değişikliklerden hemen anlıyorlardı.

Onun elinde yetişen, vahiyle yetişen arkadaşları da öyleydi. İnen ayetler, onları da değiştiriyor ve şekillendiriyor, ilahî kalıplara döküyordu onları. Onların içinde cahiliye döneminde ahlakî bakımdan iyi olanlar vardı, Kur’ân ile onlar daha iyi/en iyi oldular. Yine onların arasında cahiliye dönemi kötüleri vardı, Kur’ân ile onlar, kötülükleri bırakıp iyilerden oldular. İnen ayetler onların hayatına yansıdı, hayatlarını şekillendirdi. İyiler, daha iyi olurken, kötüler de iyiler oldu.

Aynı Kur’ân, indiği gündeki tazeliği içerisinde, bizlerin de hayatını şekillendirmeye hazır duruyor. Şu Kur’ân ayında, bol bol Kur’ân okuyacağız, Kur’ân dinleyeceğiz, meâl ve tefsirler okuyacağız elbette. Ama bu okuduğumuz ve dinlediklerimiz, kitaplarda, kulaklarda ve beyinlerde kalmamalı yalnızca. Onlar bizim gönlümüze inmeli önce, ayet ayet. Onları içimizde hissetmeliyiz, lafız ve manasıyla. Kur’ân sevdasıyla dolup taşmalıyız.

Sonra ayetlerdeki mana ve hikmetler, beynimizi şekillendirmeli. Artık Kur’ân düşünmeli, Kur’ân’la düşünmeliyiz. Olaylara Kur’ân ile bakmalı ve ona göre yorumlamalıyız tüm her şeyi.

Ardından okuyup anladığımız Kur’ân ayetleri söylem dünyamıza yansımalı ve Kur’ân konuşmalı, Kur’ân ile konuşmalıyız. Ağzımızdan Kur’ân dışı ve Kur’ân’a aykırı sözler çıkmamalı asla.

Ve nihayet Kur’ân davranışlarımıza yansımalı. Kur’ân ile almalı, Kur’ân ile vermeliyiz. Yapacaklarımıza öne Kur’ân’dan onay almalı, Kur’ân’ın geçit vermediği hiçbir şeyi yapmamalıyız.

Hayata Kur’ân’ı indirmek ve Kur’ân’ın inişini oruçla kutlamak böyle bir şeydir işte. Yani bizler Kur’ân ayında Kur’ân’la değişmeliyiz, dönüşmeliyiz, gelişmeliyiz.

O halde evlerimizde gürül gürül Kur’ân okunsun, ama okunan ayetler ruhumuza sinsin, bizi yumuşatsın, kötü huylardan bizi ırak etsin. Aile fertlerimiz, bunu fark etsinler. Hayatımıza Kur’ân’ın indiğini davranışlarımızda görsünler.

Camilerimizde okunan Kur’ânlar mabedlerimizin her köşesine insin ve sinsin. Artık cemaat olarak birbirimize daha mülayim, daha hoşgörülü, daha sevgili ve saygılı davranalım. Kızmayalım, kırmayalım, incitmeyelim birbirimizi. Tersine gönül alalım, gönüllere girelim. Kur’ân’ın okunduğu fark edilsin. Özellikle hatimle teravih kılınan camilerimizdeki cemaatimiz, Kur’ân ile dolmalı, en öfkeli olanlarımız affedici olmalı, en katı olanlarımız yumuşacık olmalı, en kaba olanlarımız Kur’ân ile hizaya gelmeli, kendine çeki düzen vermeli. Herkes fark etmeli, günlük okunan/dinlenen bir cüzlük Kur’ân’ın hayatımıza nasıl yansıdığını, bizi nasıl erittiğini, bizi nasıl incelttiğini, bizi nasıl yumuşattığını, bizi nasıl yoğurduğunu, bizi nasıl şuurlandırdığını fark etmeli çevremizdekiler.

İşyerlerimizde okunan ayetler, işyerlerimizdeki çalışma hayatımıza insin ve sinsin. Artık hep helallerin adamları olarak çalışalım, üretelim.

İşte o zaman Ramazan ayında hayatımıza yön vermeye çalışan şeytanlar zincirlere vurulmuş, cehennem kapıları kapanmış  ve cennet kapıları açılmış olacaktır.

Öyleyse Kur’ân’ın indiği ayda, hayatımıza indirelim Kur’ân’ı. Ayet ayet, sure sure, hüküm hüküm Kur’ân bizi kuşatsın, donatsın ve kursun. Ramazan hayatımıza bereket ve güzellikler getirsin.

  

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim