• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Konya 13 °C
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek
  • Türk Lirası'nda artık Merkez Bankası Başkanının da imzası olacak
  • Bugün hava nasıl olacak?
  • İstihdam seferberliği tam gaz: İş arayana 650 TL destek

Kur'ân

Ali Akpınar

Kur’ân yılına elveda, Kur’ân’a elvedaya dönüşmemeli!


Diyanetimiz, Kur’ân’ın inmeye başlamasının 1400. Yılını isabetli bir kararla Kur’ân Yılı ilan etmişti. Bu vesileyle Kur’ân biraz daha fazla insanımızın gündemine gelmiş oldu. Bu yıl vesilesiyle, Diyanet yanında çeşitli sivil kuruluşlarca binlerce etkinlik düzenlendi. Konferanslar, paneller, sempozyumlar yapıldı, meâller basılıp dağıtıldı, Kur’ân ziyafetleri ve Kur’ân okuma yarışmaları düzenlendi. Elbette bunların hepsi güzel şeylerdi. Zira bunlar sayesinde Allah Kelamı bir kez daha olsun insanımızın gündemine geldi. Kur’ân’ın hayatımızdaki yeri, onu okuyup anlamanın ve çok daha önemlisi onun gereklerini yerine getirmenin gerekleri üzerinde duruldu.

Ve nihayet sayılı günler tükendi ve Kur’ân Yılı geride kaldı. Peki, Müslümanlar olarak Kur’ân gündemimizden düşecek mi? Ya da Kur’ân belli gün ve zamanlarda hatırlanması ile yetinilecek bir kitap mı? Elbette ki hayır. Çünkü Kur’ân, bizim hayat kitabımızdır. Biz, her zaman onunla olmak, onu okumak, onu anlamak ve onun gereklerini yaşamakla mükellefiz. Zira hepimizi bekleyen büyük Kabir Sınavında bizler, ondan sorulacağız. O muhteşem sınavdaki Kitabın ne sorusuna benim kitabım Kur’ân’dı diye cevap verebilmek ise Kitaba rağmen değil, Kitaba göre bir hayat yaşamakla mümkün olacaktır. Kitapsız bir hayatın adamı olanların bu sınavda başarılı olması ise muhaldir.

Bu nedenle Kur’ân Yılı geride kaldı diye, Kur’ân’la ilgilenmeye, Kur’ân ile ilgili etkinliklere ara vermemeliyiz. Değişik vesilelerle bu etkinliklere devam etmeli, Kur’ânsız olmamaya gayret etmeliyiz.

Yanısıra Kur’ân Yılı, bizim hayatımıza ne getirdi ve hayatımızda neleri değiştirdi, sorularına da cevap aramalıyız.

Evet, Kur’ân’ okumanın, anlamanın ve gereklerini yaşamanın önemini anladık, Kur’ânsız olamayacağımızı öğrendik, çocuklarımıza küçük yaşlarından itibaren Kur’ân eğitimi aldırmanın gereğini bildik. Peki, bu bilgiler bizim hayatımızda ne kadar yankı buldu? Kur’ân Yılı dolayısıyla Kur’ân’ı ne kadar doğru okuyanlardan olduk? Kur’ân’dan kaç yeni ayeti, sureyi, hükmü öğrendik. Kaç yanlışımızı Kur’ân’a göre düzelttik? Kur’ân’ın kaç hükmünü hayatımıza uyguladık?

Sözgelimi sürekli okuduğumuz kısa surelerden başlayarak Kur’ân ile aramızdaki mesafeleri kapatabildik mi, ona biraz daha yaklaşabildik mi? Unutmayalım Kur’^^an bizim hayat kitabımızdır. Biz onunla yaşarız, onunla ölürüz, sıratı onunla geçeriz, cennete onunla gireriz. O halde her zaman Kur’ân’la olalım.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim