• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Kuraklık nereye gidiyor

Sami Gediz

Kuraklık kanayan bir yara…

Ülkemizde kendini bu aralar çok önemli derecede hissettiren kuraklık doğal bir afet olduğu için bir çözüm bulunamıyor..

Bahri Dağdaş Uluslar arası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Fatih Özdemir Bey’i ziyaret ettim. Kendisi ile yeni tanışma imkanımız oldu…

Aslında bu kurumu yalnız bıraktık. Basın olarak fazla ilgilenemedik. Dikkate almadık. Bu suçu kendimize yüklüyorum. Bu enstitünün çok önemli çalışmaları var..

Kendilerini kuraklığı çözmeye adayan bir ekip var. Kapalı kapılar ardında harıl harıl çalışıyorlar. Sağ olsunlar bizlere kapılarını açtılar..

Enstitü Müdürü Fatih Bey uzun yıllar bu konu hakkında çalışmalar yürütmüş. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde görevlerde bulunmuş.. Türkiye’nin zaten düşen yağış miktarına baktığımızda yıllık 330mm ile en kurak bölge olduğunu görüyoruz. İngiltere’de yıllık yağış miktarı 1200mm olarak görünüyor. Yağış oranı 880mm olduğu zaman kriz alarmı veriliyormuş..

Biz ise 330mm yağışta nasıl bitkiye dayanıklılık sağlarız diye tabiî ki çabalarız. İşte çabalayan kurum “Kuraklık Test Merkezi”

Merkezi Müdür Bey gezdirerek bir takım bilgiler verdi. Çok geniş bir alanda çalışma yürütüyorlar. Avrupa bu merkezi Türkiye’den daha dikkatli takip ediyor diyebilirim..

İçeride yaklaşık 90 bitkinin kuraklılığa dayanıklılığını test etmek için seralar, yağmur koruma alanları ve laboratuarlar bulunuyor..

Bitkilerin kuraklılığa dayanıklılığını test için çeşitli çözümler bulunmuş. Mesela dışarıda ekilen ürünlerin dayanıklılık testi için yağmur suyu görmemesi gerekiyor. Sensörlü yağmur koruma yapılmış. Yağmur suyunu gördüğü anda sistem çalışarak bitkilerin üzerini raylı sistem sayesinde kapatıyor..

Bir diğer konuda doğrudan ekim.. Geleneksel ekime göre daha verimli olduğunu söylüyor Fatih Bey. Çiftçinin tarlayı alt üst etmesine gerek yok diyor. Topraktaki nemi bile değerlendirmeliyiz ki bu kuraklıktan en hafif şekilde sıyrılalım diyor..

Kuraklık kriz merkezleri kuruluyor, krizden en hafif şekilde sıyrılmak için yoğun çabalar harcanıyor..

Fakat çiftçilerimizi bu konuda bilinçlendirmek önemli konuların başında yer alıyor. Mesela, damlama sulama ile su tasarrufunun sağlanması hedefleniyor. Çiftçi damlama sulama yaptığı zaman, yine aynı su miktarını harcıyorsa, bir anlam ifade etmiyor.. Doğrudan ekim konusunda da çiftçinin bilinçlendirilmesi önemli noktalardan birisi…

Küresel iklim değişikliği, baca ve araç eksozundan çıkan gazların etkisi, ozon tabakasına zarar veren sözde parfüm adı altında satılan zararlı maddeler bu afetlerin oluşmasında etkin rol oynuyor…

Doğal dengenin bozulması, bir çok zarara yol açıyor. Hem insanlara, hem hayvanlara verilen zararın haddi hesabı yok…

Bu yaraya hep birlikte ortak olup, ne kadar hafif atlatabiliriz hesabı yapmalıyız. Bu konuda önemli çalışmalarından dolayı Fatih Özdemir’i de tebrik ediyorum…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim