• BIST 81.835
  • Altın 146,097
  • Dolar 3,7748
  • Euro 3,9972
  • Konya 4 °C
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde
  • Sürücülere kötü haber: Yüzde 30 zam geliyor
  • CHP'liler erken seçim ipine sarıldı
  • FETÖ’ye bağlılık ‘narkoz testi’nde

Kriz Uyarıları

Ufuk Karadavut

Son iki haftadır yazmaya çalıştığımız ekonomik kriz beklentilerine bu hafta da devam edeceğiz. Çünkü ne kadar açıklanmasa da ya da gündeme getirilmese de çok ciddi bir krizin geleceği açıkça belli olmaya başladı. Son zamanlarda Avrupa için ekonomik kriz çanlarının çalmasının ardından Türkiye için de özellikleAKP kurmaylarından uyarılar gelmeye başladı. Son zamanlarda özellikle iktidar partisi kurmayları’nın bu konuya değinmeleri işin ciddiye alınması gerektiğini bize gösteriyor. Hatırlarsanız ilk ve en önemli uyarıyı geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yapmış ve “Avrupa ve ABD’de sorunların çözülmemesi durumunda her türlüolumsuz senaryolara hazır olmamız gerekir” demişti. İkinci uyarı da AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikliden geldi. Sayın Gedikli yaptığı açıklamada “Dünya ekonomisi üzerinde kara bulutların gözükmeye başladığını ve bunun Türkiye’ye olumsuz etkileri olacaktır. O yüzden tedbirli olun. Ne varsa onu tutun. Fazla harcamayın” uyarısında bulundu. Yani açık bir şekilde krizin geldiğini ve bunun için herkesin hazır olması gerektiğini belirtmiştir. Bunun dışında benzer uyarılarda iktidar kanadından geliyor.


Aslına bakarsanız bu uyarıların kaynağını 9–10 Temmuzda Paris'te yapılan G–20 toplantısında ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından hazırlanan ve 14 Temmuz 2011'de kamuoyuyla paylaşılan raporun Türkiye ekonomisine ilişkin önemli tespit ve uyarıları oluşturmaktadır. Bu uyarıları yerinde bulan hükmet yetkilileri krizin gerçekten ülkemiz açısından çok ciddi sıkıntılar meydana getireceğinin farkına varmışlardır. Öncelikle hükümetin gerçekçi olması ve bir defaya mahsus olan bazı gelirler ve patlayan ithalatla bütçede yaşanan iyileşmeyi başarı olarak göstermekten vazgeçmelidir. Çünkü IMF’nin raporunda bu da açıkça belirtilmektedir. Raporda Türkiye aşırı ısınan gelişmekte olan ekonomiler arasında değerlendirilmektedir. Yine aynı raporda maliye politikasında ilave sıkılaştırmaya gidilerek para ve makro ihtiyati politikalar üzerindeki yükün hafifletilmesi uyarısında bulunulmaktadır. Hızla borçlanan bir Türkiye sonuçta aşırı ısınmanın oluşmasına neden olmuştur.


Peki, kriz dünyayı etkileyecek. Bu anlaşılıyor. Ama krizin yaşanmasının kaynakları nelerdir. Onların bilinmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Krizin sebeplerini şu şekilde değerlendirmekteyiz;


Daha önce yaşananlardan ders almıyor ya da yanlış dersler alıyoruz. İlk büyük krizin çıkmasında etkili olan konut balonu yine sorunun önemli aktörlerinden olacağa benziyor. Çünkü alınan tedbirler ile bu konuda somut bir yapılanmaya gidilmemiştir.


Krizin sebepleri ve sonuçları genelde belli oluyor. Krizi çıkaranlar da aslında belli. Ama ne hikmetse krizi çıkaranlardan kimse cezalandırılmadı. Kriz pek çok can yaktı belki yakmaya da devam ediyor. Ama kimse bunun sorumluluğu alıp cezasını çekmedi.


Yapılan teşviklerin peşine düşülmüyor. Gerçekten amacına ulaştı mı? Ulaştı ise başarılı oldu mu? Ulaşmadı ise neden ulaşmadı bunun sorgulaması yapılmadı. Yanlış teşvikler krizin en önemli belirleyicilerinden birisi olabilecektir. Çünkü üretime yönelik olarak yapılanlar oldukça yetersiz kalmaktadır.


İşsizlik ve enflasyon hala daha büyük bir risk oluşturmaktadır. Alınan tedbirler işsizliği azaltmaktan oldukça uzaktır. Çünkü parasal genişleme ekonomiyi kımıldatamadı. Hala daha hareketsizlik var. İstihdam rakamları yerinden kıpırdamıyor düşüş eğilimi göstermeyen rakamlar ekonomi için umutları da söndürüyor. Reel ücretler durgun, konut fiyatları hala sorun.


Yani şunu ifade etmek istiyoruz ki kriz ülkemizi eğer Avrupa genelinde ciddi anlamda bir düzenleme olmazsa çok ağır bir şekilde etkileyecektir. Ancak bu etkiyi sadece dışarıdaki etkilere bağlamak iyi niyetli bir davranış olmayacaktır. Görülecek zararda en büyük sorumlu zamanında tehlikeyi göremeyen ve uyarıları dikkate almayan yöneticilerde olacaktır. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim