• BIST 109.103
  • Altın 153,013
  • Dolar 3,8255
  • Euro 4,5036
  • Konya 8 °C
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!

Kral Selman`dan flaş karar!

Kral Selman`dan flaş karar!
Suudi Arabistan Kralı Selman üç gün önce yayınladığı kararnamelerle birçok üst düzey ismi görevden alırken, ülke tarihinin en büyük bürokratik değişimine de imza attı.

Ekonomik ve siyasal alanda yaşanan krizler sonrası atılan bu adımların 2030 Vizyonu ve reform talebi ile doğrudan ilişkisi bulunuyor.

Suudi Arabistan’da üç gün önce Kral Selman bin Abdülaziz tarafından ülke tarihin en önemli siyasi dönüşümüne yol açacak değişikliklere imza atıldı.

Kral Selman tarafından yayınlanan 40 Kraliyet kararnamesi ile siyasi, ekonomi ve savunma alanlarında görevde bulunan çok sayıda üst düzey yetkili görevlerinden alındı ve yerlerine yeni isimler atandı. Kral Abdullah’ın ölümünden sonra 2015 yılında göreve başlayan yeni Kral Selman yönetiminde ülke yeni bir değişim ve dönüşümden geçiyor.

Yemen ve Suriye’de yaşanan krizler ve İran ile yaşanan rekabetten etkilenen ülke, uluslararası alanda da özellikle petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle hem siyasal hem de ekonomik ve güvenlik alanında sorunlar yaşadı. Ülkenin istikrarlı yapısını sürdürmesi için önemli reformlar planlayan ülkenin 2030 vizyonu ve bürokratik alanda gerçekleştirdiği değişikliklerin önemli olduğu vurgulanıyor.

PETROL KRİZİ SONRASI EKONOMİK DÖNÜŞÜM ADIMI

Suudi Arabistan 2014 yılında düşen petrol fiyatları sonrası ekonomik açıdan bazı sorunlarla karşı karşıya kaldı. Petrol fiyatlarının düşmesi sonucu büyük bir bütçe açığı veren ve petrol rezervlerinin azalması sonucu ekonomi alanında kriz yaşayan ülke, bu durumu kurtarmak için çeşitli önlemler alınmaya başladı. Suudi yönetimi petrol krizi sonrası ilk kez ekonomide bir dönüşümden söz etmeye başladı.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve en büyük ikinci petrol rezervlerine sahip olan ülkesi konumundaki Suudi Arabistan’ın bütçe gelirlerinin yüzde 80’nini, GSYH’nin yüzde 45’ini, ihracat gelirlerinin de yüzde 90’nı petrol gelirleri oluşturuyor.

Tüm bu değişimlerin altında Kral Selman’ın yanı sıra ikinci veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın da imzası var.

Ancak gerek ülkenin stratejik konumu ve İran tehdidi nedeniyle her yıl gittikçe büyüyen savunma harcamaları gerekse de içerideki harcamalar ülkedeki ekonomik istikrarsızlığı olumsuz etkiledi. Özellikle savunma alnında 50 milyar doların üzerinde yapılan harcamalar, ülkedeki cari açığın artmasına neden oluyor.

2014 yılında 100 dolar üstündeki petrol fiyatlarının, 40 dolar seviyesine düşmesi ve sonraki dönemde 50 dolar seviyesinde dengelenmesi ülkede yeni stratejik önlemlerin önemini ortaya çıkardı. Suudi Arabistan’daki petrol krizi devamında özelleştirme hamlelerini getirdi. Kral Selman tarafından ikinci veliaht olarak atanan Suudi prens Muhammed bin Salman, 2016 yılında dünyanın en büyük petrol şirketlerinden Aramco’nun yüzde 5'inin halka açılacağını duyurdu.

Suudi Arabistan’da petrol ve gaz sektörü dışında ekonominin çeşitlendirilmesi konusunda adımlar atılması gerekliliği ortaya kondu.

2030 VİZYONU: EKONOMİNİN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ ADIMI

Ekonomik kaynakların çeşitlenmesi ve petrole dayalı bir ekonomiden uzaklaşmanın hedefinin çizildiği 2030 vizyonu, özelleştirmeden savunmaya, istihdamdan kadınların çalışma koşullarına ve turizme kadar pek çok alanda reformları içeriyor.

Ülke belirlediği yeni hedefler doğrultusunda ekonomisini yeniden yapılandırmaya doğru gidiyor. Ekonomisi petrole bağımlı olan ülkenin özellikle son yaşanan petrol krizi sonrası içeride zor bir süreçten geçmesi yeni dönüşümün en önemli nedeni oldu. Bu noktada Kral Selman tarafından yayınlanan son kararnamelerin de ekonomik dönüşümle doğrudan bir ilişkisi görülüyor. Enerjiden Sorumlu Bakanlığa iyi eğitimli ve genç bir isim olan oğlu Emir Abulaziz’i atayan Kral Selman, ekonomik alandaki dönüşümün ilk adımını attı. Yönetimde son yaşanan değişikliklerin tamamı değerlendirildiğinde de 2030 vizyonu ile doğrudan ilişkili olduğu belirtiliyor.

KRAL SELMAN'IN KAPSAMLI KALKINMA HEDEFİ

Tüm bu değişimlerin altında Kral Selman’ın yanı sıra ikinci veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın da imzası var. Ekonomik alanda yaşanan kriz sonrası açıklama yapan Prens Muhammed bin Selman, ülkesinin 2020 yılına kadar petrolsüz yaşayabilecek duruma geleceğini belirterek, "2030 Vizyonu petrol fiyatlarından bağımsız olacak ve fiyatlar yükselse dahi vizyon devam edecek" açıklamasında bulunmuştu.

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu’da hazırlanan 2030 Vizyonu'nu onaylamış ve Kral Selman bin Abdulaziz de hazırlanan vizyon ile ilgili "Yönetime geldiğim günden beri geniş kapsamlı kalkınmaya odaklandım. Ayrıca ülkemizin sahip olduğu zenginlik kaynakları ve ayrıcalıklarından yararlanarak, daha iyi bir gelecek için enerji ve imkânlarımızı kullanmaya yöneldik" demişti.

YEMEN KRİZİ VE BÖLGESEL KRİZLER SİYASAL REFORMU GETİRDİ

Suudi Arabistan’da yapılan görev değişimlerinin bir diğer önemli nedeni ise siyasal alanda yapılması hedeflenen yeni bir reformlardır. Özellikle bölgede son dönemde karşı karşıya kalınan krizler Suudi Arabistan’ı doğrudan ya da dolaylı yollardan etkiledi. Yemen ve Suriye krizleri başta olmak üzere bölgede yaşanan krizler ve İran’ın bölgedeki etkinlik alanını genişletmesi karşısında Suudi Arabistan hem siyasal hem de güvenlik alanında yeni tehditlerle karşı karşıya kaldı. Büyüyen İran tehdidine karşı ortaya çıkan güvenlik açığı, daha fazla silahlanma ile aşılmak istendiyse de yeterli ölçüde başarılı olamadı. Nitekim Suudi Arabistan’ın sınır komşusu Yemen’de yaşanan iç savaşta İran’ın üstlendiği rol ve Husilere verdiği açık destek, Suudilerin güvenlik yaklaşımının değişmesini zorunlu hale getirdi. İran’ın etkisini kırmak ve Yemen’deki istikrarsızlığı önlemek için oluşturduğu Arap koalisyonu ile Yemen’e müdahale eden Suudi Arabistan, Mart 2015’ten bu yana devam eden operasyonlarda istediği sonucu henüz alabilmiş değil. Bu durumun beraberinde getirdiği siyasal baskı ve bölgede yaşanan kırılmalar Suudi Arabistan’ı hem ekonomik hem de siyasal ve askeri alanlarda yeni reformlar yapmaya itti.

DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜSÜ: İKİNCİ VELİAHT PRENS MUHAMMED BİN SELMAN

Nitekim Kral Abdullah’ın ölümünden sonra göreve gelen Kral Selman bin Abdülaziz’in siyasal alandaki ilk ve tarihi adımı henüz 30’lu yaşlarında olan oğlu Muhammed Bin Selman’ı ikinci veliaht prens ilan etmek oldu. Bu durum kraliyet ailesindeki veliahtlık uygulamasında büyük bir değişimin sinyali oldu. Genç veliaht göreve başladıktan sonra ülke politikasında önemli roller üstlenmeye başladı. Nitekim ekonomik sorunların aşılması için hazırlanan 2030 planında İkinci Veliaht Prens ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman bin Abdulaziz’in büyük rolü bulunuyor.

Ancak ülkenin karşı karşıya kaldığı krizler, Yemen’deki iç savaşın daha da derinleşmesi, ordunun yeniden yapılandırılması gibi süreçlerde yaşanan sorunların aşılması pek mümkün olmadı. Selman yenilikçi oğlu Muhammed Bin Selman’ı veliaht prens ilan etse de Suudi bürokrasisi eski gücünü sürdürdü. Özellikle üst düzey yetkililerin eski yönetimlerde de görev almış isimlerden oluşması beklenen değişimin önündeki önemli engellerden birini oluşturdu.

Obama’nın politikası Suudi Arabistan’ın yaklaşımını değiştirdi

Güvenlik bürokrasisindeki eksikliklerde özellikle Yemen operasyonu sonrası daha da gözle görülür bir hal aldı. İran tehdidi ile bölgesel müttefikleri (diğer Arap ülkeleri) ile birlikte hareket ederek mücadele etmeye çalışan Suudi Arabistan, geleneksel müttefiki ABD’nin eski Başkan Barck Obama döneminde yeterli desteği sağlamlamaması nedeniyle büyük bir sorun yaşamaya başladı. ABD’nin güvenlik şemsiyesi altında İran ve diğer bölgesel tehditleri dengeleyebilen Suudi Arabistan, Obama’nın izlediği politikalar nedeniyle güvenlik alanında krizler yaşamaya başladı.

Dünyada en fazla silah ithalatçısı konumundaki Suudi Arabistan, sahip olduğu yeni teknolojik silahlara rağmen yeterli sayıda pilot, subay ve eğitimli askere sahip değildi. Tüm bu sebeplerden dolayı özellikle Yemen operasyonunda, Suudiler birçok güçlükle karşı karşıya kaldı. Obama yönetiminden de beklediği desteği alamayan Suudiler, diğer komşu ülkeler ve Mısır, Pakistan gibi ülkelerle koalisyonu güçlendirme yoluna gitti.

Amerika’da Georgetown Üniversite’sinde eğitim almış ve ABD’yi yakından tanıyan Emir Halid, Washington ile ilişkilerde büyük bir rol üstlenecek.

GÜVENLİK ALANINDA DEĞİŞİM

Kral Selman tarafından iki gün önce yayınlanan 40’ı aşkın Kraliyet kararnamesi ile hem siyasal/yönetim hem de güvenlik ve diplomasi alanında büyük bir değişime gidildi. Ülkedeki birçok üst düzey yetkili görevden alındı ve yerlerine yeni isimler atandı. Görevden alınan isimlerin çoğu ise doğrudan yönetim, diplomasi ve güvenlik alanında görev alan isimlerden oluşuyor. Görevden alınanlar arasında İstihbarat Başkan Yardımcısı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve güvenlik alanında rol alan bazı isimler var. Bu durum sınırlı da olsa güvenlik alanında yeni adımların atılacağının sinyalini veriyor. Özellikle Yemen iç savaşı sonrası başlatılan operasyon kapsamında oluşturulan koalisyonun Sözcülüğünü yapan ve son dönemde çok fazla ön plana çıkan Ahmed Hasan Asiri’nin İstihbarat Başkan Yardımcılığına getirilmesi büyük önem taşıyor. Yine güvenlik konusunda atılan başka bir adım ise Güvenlik Konseyi’nin kurulması ve başkanlığına da Muhammed Gafili'nin getirilmesi oldu. Ayrıca Yemen'deki Husilere yönelik savaşta görev yapan askeri ve güvenlik personeline iki maaş ikramiye ödenmesi kararlaştırıldı. Yemen sınırında bulunan Necran vilayetinin valisi de değiştirilerek annesi aslen Yemenli olan yeni bir prens atandı. Bu durumun Suudi Arabistan’ın Yemen politikasında bir değişimin habercisi olabileceği belirtiliyor.

EMİR HALİD BİN SELMAN'IN ROLÜ

Siyasal alanda ise çok sayıda değişiklik yapıldı. Suudi Arabistan'ın ikili ilişkilere önem verdiği ABD ile de yeni bir dönem için ilk adım atıldı. Washington Büyükelçisi Prens Abdullah Bin Faysal bin Turki’nin yerine Emir Halid bin Selman bin Abdulaziz getirildi. Amerika’da Georgetown Üniversite’sinde eğitim almış ve ABD’yi yakından tanıyan genç yaştaki Emir Halid, Washington ile ilişkilerde büyük bir rol üstlenecek. Büyükelçisi olarak atanan Halid bin Selman’ın aynı zamanda bir F-15 pilotu ve DEAŞ karşıtı koalisyonun operasyonlarına aktif katılmış bir isim olması ise dikkat çekiyor. Selman’ın kendi oğlunu Washington’a büyükelçi olarak ataması ise ABD ile daha yakın ve yeni bir ilişki biçimi geliştirmek istediğini gösteriyor.

Değişikliklerin yapıldığı diğer bakanlıklar ise Sosyal İşler Bakanlığı, Kültür ve Enformasyon Bakanlığı, İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, Bakanlar Kurulu Genel Sekreterliği, Yatırım Genel Sekreterliği, Meteoroloji ve Çevre Güvenliği Genel Sekreterliği, Gümrük Genel Müdürlüğü, Belediyeler Bakanlığı ile birlikte birçok emirliğe "emirlik yardımcısı" statüsündeki isimlerin görevden alınarak yerlerine yeni isimlerin atanmasını kapsıyor.

Kaynak: Yeni Şafak

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim