• BIST 88.735
  • Altın 229,442
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Konya 32 °C
  • Sanayi Bakanlığından 16 maddelik yeni paket!
  • Erdoğan işaret etmişti, Vestel'den ilk hamle geldi!
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yeni tedbir paketi!
  • Sanayi Bakanlığından 16 maddelik yeni paket!
  • Erdoğan işaret etmişti, Vestel'den ilk hamle geldi!
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan yeni tedbir paketi!

Korunmaya muhtaç çocukların ŞEFKAT YUVALARI - Biri kandan, biri candan

Korunmaya muhtaç çocukların ŞEFKAT YUVALARI - Biri kandan, biri candan
Koruyucu ailesi olduğu çocuğun evlerine geldiği hafta hamile olduğunu öğrenen moda tasarımcısı Simay Sarıpınar, aynı anda hem koruyucu hem de biyolojik anne olmanın mutluluğunu yaşıyor- Sarıpınar:- "Bir biyolojik oğlum var bir de o var. Arasında bir fark

İSTANBUL (AA) - HATİCE ŞENSES - Koruyucu ailesi olduğu çocuğun evlerine geldiği hafta hamile olduğunu öğrenen moda tasarımcısı Simay Sarıpınar, aynı anda hem koruyucu hem de biyolojik anne olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Simay ve Serhan Sarıpınar çiftinin hayatı, 3 yaşındayken koruyucu ailesi oldukları oğullarının ailelerine katılmasıyla değişti.

Simay Sarıpınar, yaklaşık 3 yıl boyunca devlet koruması altındaki çocuklara gönüllü annelik yaptı.

Bu süreçte neredeyse her gün gittiği çocuk esirgeme kurumunda 6 erkek çocuğuyla gönüllü olarak ilgilenen Sarıpınar, daha sonra eşiyle aldıkları karar sonucunda koruyucu aile olma yolunda ilerlemeye başladı.

Bunun için gerekli işlemleri başlatan Sarıpınar çifti, Simay Sarıpınar'ın daha önce gönüllü annelik yaptığı çocuklardan birinin koruyucu ailesi oldu.

Şu anda 5 yaşında olan küçük çocuğun anne ve babası olmalarıyla hayatları değişen Sarıpınar çifti, aynı dönemde biyolojik ebeveyn olmanın da mutluluğunu yaşadı.

- "Aynı anda iki annelik"

Simay Sarıpınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların kurumlardaki bakım süreçlerinin inanılmaz güzel olduğunu belirterek, hiçbir eksiklerinin bulunmadığını söyledi.

Sarıpınar, hepsinin, 1,5-2 yaşında olsa bile bir farkındalıklarının olduğunu dile getirerek, anne, aile sevgisi, birebir temas eksikliğinin onların aslında en büyük sorunlarından biri olduğunu, bu yüzden eşiyle koruyucu aile olma kararı aldıklarını anlattı.

Koruyucu aile olmak için gerekli süreçleri tamamladıkları dönemde hamile olduğunu öğrendiğini aktaran Sarıpınar, "Böylelikle aynı anda iki anneliği yaşamış oldum. Bu bizim için de çok keyifli bir süreçti. Ben gerçekten aynı anda iki farklı anneliği yaşamış oldum." diye konuştu.

Sarıpınar, hamile olduğunu, koruyucu ailesi oldukları evlatlarının evlerine geldiği hafta öğrendiğini belirterek, şöyle devam etti:

"İki farklı annelik gibi geliyor ama aslında ikisinin birleşiminde muhteşem bir annelik yaşadım. Tüm hamilelik sürecimi oğlumla beraber yaşadım. O çok entresan bir duyguydu. Bütün iyi, kötü süreçlerimi birlikte yaşadık. Kötüleştiğim anları, 'Anneciğim merak etme geçecek, kardeşim karnında büyüyor' diyen oğlumla beraber geçirdik. Son saniyesine kadar her an benim yanımdaydı ve çok büyük bir heyecan yaşadı, 'Ağabey oluyorum' mutluluğu vardı. Daha sonraki dönemleri de o ağabeylik iç güdüsüyle muhteşem bir şekilde geçirdik."

- "Benim artık evim var"

Çevresine, koruyucu ailelik sistemini sürekli anlattığını dile getiren Sarıpınar, "Herkesin bana dediği bazı şeyler var. 'Çok büyük sevap işlediniz, bir çocuğu kurtardınız.' Aslında dünya, bu dünya değil. Ben sadece onun hayatını kurtarmak adına bunu yapmadım. Zaten böyle gelişmedi. O da benim ve eşimin hayatına bir hediye olarak geldi. Ben ona muhteşem bir hediye diyorum. Her gece oğlumla birbirimize teşekkür ederiz. Ben 'Anneciğim biz iyi ki birbirimizi bulmuşuz' diyorum. Çünkü hayatımı bambaşka değiştirdi. Bir biyolojik oğlum var, bir de o var. Arasında bir fark var mı derseniz, benim için gerçekten hiçbir fark yok. Çünkü gerçekten annelik kan bağıyla olan bir şey değil ama o benim için hayatımdaki en güzel hediyelerden biri." diyerek duygularını anlattı.

Oğlunun evlerine geldiği ilk günü hiç unutamadığını ifade eden Sarıpınar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eşimle beraber yuvaya onu almaya gittik. Zaten hiçbir eşyası yok, direkt kendisini alıp çıkıyorsunuz. Oradaki vedalaşma da çok enteresandı. Çünkü görevliler, çocuklar koruyucu ailelerine gidince hem çok mutlu oluyor hem de üzülüyor. Görevliler 'Bizi yine ziyarete gelirsin, biz seni çok seviyoruz' dediler, oğlum dönüp şöyle bir şey söyledi; 'Ben artık buraya bir daha gelmeyeceğim, benim artık evim var.' Bunu dediğinde 3-3,5 yaşındaydı. Eve dönme sürecinde, yol boyunca takılmış bir plak gibi defalarca 'Anne, artık ben evimde uyuyacağım değil mi?' diye sordu. Bu soruyu arka arkaya sordu. O yüzden gerçekten hepsinde bir bilinç ve farkındalık var, sadece anlamlandıramıyorlar.

Oğlumuzun da biyolojik ailesi var, kardeşleri var. Bana en çok sorulan sorulardan birisi 'Hiç korkmuyor musun onu yarın, bir gün alırlarsa, o dönmek isterse' sorusu. Benim bugüne kadar hiç böyle bir korkum olmadı. Çünkü o bana aitlikten öte biz birbirimize emanetiz. Benim içimdeki korku; bu süreç içerisinde kırılacağı günler, üzüleceği, zorlanacağı noktalar olacak. Bizim de o sürece onu çok iyi, güçlü hazırlamamız lazım. Kendinden, kalbinden çok emin olması lazım. Bu da ancak sevgiyle, emekle olur."

- "Oğlum, ben seni kalbimden doğurdum"

Sarıpınar, çocuğun herhangi bir soru sorduğunda bunu doğru cevaplamak gerektiğini, çocuğa koruyucu ailesi olunduğunun okul öncesi dönemde pedagog eşliğinde söylenmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Benim oğlum yaklaşık 4-5 hafta öncesinde bir soruyla bana geldi. 'Anne, ben de senin karnından çıktım değil mi?' diye sordu. Ben buna 'Hayır oğlum. Sen benim karnımdan çıkmadın, biz birbirimizi kalbimizden bulduk ve ben seni kalbimden doğurdum' dedim. Bu ona çok mantıklı, keyifli geldi. Babasıyla ayrı ayrı hikayeler anlatıyoruz ama bu süreci muhakkak pedagogla geçirmek gerekiyor. Bu uzun bir süreç, bir kere söylemekle atlatılabilecek bir süreç değil. Özellikle ilkokul çağında farklı problemler gelecek, bu zamanlarda da onun alt yapısını en doğru şekilde hazırlayabilmek önemli. En önemli problemlerimizden birisi soyadlarımız farklı.

Gerçekten yuvalarda bekleyen binlerce çocuk var. Bunların gerçekten ihtiyacı olan tek bir şey var sevgi, ev ve aile. Çocuk sahibi olmayı kanla, biyolojik çocuk doğurmakla bağdaştıran bir toplumumuz var. Gerçekten sadece doğurmak annelik değil, annelik doğurmadan, kanından olmayan bir çocuğu sevebilmektir ki bu bence çok daha yüce bir şey. O yüzden ben sevgiyi paylaşmayı öneriyorum. Çünkü annelik böyle bir şey."

AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
asim
12 Mart 2018 Pazartesi 13:31
13:31
koruyucu ailelik devlet teşvik ediyor olsa da, bu yazı dizisinde durumun pekte öyle olmadığı görülüyor gibi, özellikle hastane raporu konusunda.

https://steemit.com/tr/@aasunur/koruyucu-aile-giris
https://steemit.com/tr/@aasunur/koruyucu-ailelik-basvurumuz
212.175.166.246
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim