• BIST 99.292
  • Altın 237,746
  • Dolar 6,1768
  • Euro 7,2717
  • Konya 17 °C
  • 24 Kasım'dan itibaren ücretsiz olacak!
  • Bakan Turhan: "Çiftçiye 2,5 milyar TL kredi sağlanacak"
  • İntihar eden babanın eşi her şeyi anlattı!
  • 24 Kasım'dan itibaren ücretsiz olacak!
  • Bakan Turhan: "Çiftçiye 2,5 milyar TL kredi sağlanacak"
  • İntihar eden babanın eşi her şeyi anlattı!

"Korsana darbeyi, toplumun bilinçlenmesi indirecek"

"Korsana darbeyi, toplumun bilinçlenmesi indirecek"
Türkiye'de korsanla mücadele kapsamında, 2016 yılında 20 ilde 226 baskın gerçekleştirilirken 1 milyon 45 bin 967 korsan materyale el konuldu. Geçen yıl ise 36 ilde 532 baskında 315 bin 749 korsan materyal ele geçirildi- YAYBİR Yönetim Kurulu Başkanı Kara

İSTANBUL (AA) - İSMAİL ÖZDEMİR - Türkiyede korsanla mücadele kapsamında, 2016 yılında 20 ilde 226 baskın gerçekleştirilirken, 1 milyon 45 bin 967 korsan materyale el konuldu. Geçen yıl ise 36 ilde 532 baskında, 315 bin 749 korsan materyale el konuldu.

Kitap, bir yazarın, düşüncesinin, fikirlerinin, duygusal yaratılarının ete kemiğe bürünmüş hali. Kitap aynı zamanda bir toplumun kültürel birikimi ve geleceğe bıraktığı miras. Kağıt masrafı, baskı, işçilerin çabası ve dağıtımı noktasında binlerce insanın geçim kapısı olan yayıncılık, korsan kitapla mücadele ediyor.

Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği'nden (YAYBİR) alınan bilgiye göre, Türkiye'de korsanla mücadele kapsamında, 2016 yılında 20 ilde 226 baskın gerçekleştirilirken, 1 milyon 45 bin 967 korsan materyale el konuldu. 2017 yılında ise 36 ilde 532 baskında, 315 bin 749 korsan materyal ele geçirildi.

Dijital alanda ise 2016 - 2017 dönemi içerisinde 51 farklı internet sitesinde 190 adet kitabın korsan olarak erişime sunulduğu tespit edilip, YAYBİR'in girişimiyle içerikler sitelerden kaldırıldı.

YAYBİR'in 2017 yılı sonu itibarıyla korsan kitaba karşı açtığı ve müdahil olduğu dava sayısı, 924 olarak gerçekleşti.

Korsan kitapla mücadele konusunda AA muhabirine konuşan YAYBİR Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Karakaya, korsan kitapla alakalı üç çeşit basım mevcut olduğunu, birebir baskı kitaplar, dijital ortamdaki kitaplar ve fotokopi yoluyla çoğaltılan kitapların korsan kapsamına girdiğini söyledi.

Türkiye'de korsan kitapla mücadele konusunda en son 2010 yılında çok büyük bir operasyon yapıldığını hatırlatan Karakaya, "Bu operasyondan sonra korsan biraz olsun yavaşlamaya başlamıştı. Daha sonra dijital hayatımıza çok daha fazla girince ve fotokopi ile çoğalma meydana çıktı. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere bu büyük illerde çok fazla yoğun şekilde korsan kitap var. Korsanla mücadeleye emniyetin güvenlik şubesi ve il denetim komisyonları katılıyor. Buradaki en büyük sıkıntı, güvenlik şubenin her türlü asayişe, teröre baktığından dolayı korsan kitapla mücadele biraz geride kalıyor. Buna rağmen güzel çalışmalar da oluyor. Devletin bu konudaki desteği çok önemli." diye konuştu.

- "Korsan kitabı basan kişileri 'kalpazan' gibi nitelendirmek gerekir"

Korsan kitap basımının yazarları, yayıncıları ciddi şekilde etkilediğini anlatan Karakaya, "Korsan kitapta, yayıncılardan çok devlet tarafındaki kaybın ne olduğuna bakmak gerekiyor. Devletin en büyük kaybı, vergi. Korsana ciddi yaptırımlar olmuş olsa daha fazla kitap satılmış olacak, daha fazla kitap satıldığı için matbaalara baskı için daha fazla kitap gönderilecek. Matbaalar daha fazla eleman, daha fazla makine alacak, bu tarz işlemler arttığında üretim çoğalacak, üretim çoğaldığında daha fazla vergi ödenecek. Korsan kitabın, yayınevlerinden daha fazla satışının olduğunu düşünüyoruz. Yayınevlerinin ciddi şekilde zararları var, tabii yazarın da burada ciddi şekilde hakkı çalınıyor ve kayboluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Korsan kitapla mücadelede cezaların caydırıcı olmadığını aktaran Karakaya, şöyle konuştu:

"Korsan kitap konusunda, kişi üç defa üst üste yakalanırsa, 1 yıldan 3 yıla kadar bir cezası var, o da paraya çevriliyor, 8 bin lira gibi bir rakam. Para basan kişiler 'kalpazan' olarak nitelendiriliyorsa, korsan kitabı basan kişileri de aynı şekilde 'kalpazan' gibi nitelendirmek gerekir, o zaman ceza ciddi şekilde artacak, arttığında da caydırıcılığı olacak. Okullarda bile fotokopiyle çoğaltılarak korsan kitaplar mevcut. Öğretmenler bunun bir suç olduğunu bilmeden fotokopiyle öğrencilere veriyorlar. Sosyal medyada ve internet sitemizde korsanla ilgili bilinçlendirmeleri yapıyoruz. Kamu spotlarının da bu konuda olması gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilere, korsan kitabın çalıntı, hırsızlık olduğunu anlatmalı."

Karakaya, korsan kitapla mücadele özellikle büyük şehirlerde ayrı birimlerin kurulması gerektiğini, böylelikle korsana karşı daha ciddi bir mücadele olabileceğini ifade etti.

Belediye ve zabıtanın da konuyla ilgilenebildiğini ifade dile getiren Karakaya, "İl denetim komisyonundan denetim elemanının korsan kitapçıya kestiği ceza 180 lira özel usulsüzlük cezası. Maliye burada şuna dönmeli, yakalanan materyal veya kitapların piyasa değerini ölçüp o ilgili şahsa veya firmaya geriye dönük katma değer vergisi ve gelir vergisi yönünden ceza kesmesi gerekiyor. Polisin yakaladığı kitaplar, il denetim komisyonunun depolarına konuluyor. Mahkeme sonuna kadar kitaplar, depolarda kalıyor ve o deponun kirası Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün yani devletin parasından veriliyor. İnşallah yeni kanun çıkarsa yakalandığı anda imha edilmesi durumu var." dedi.

Karakaya, internet üzerinden dağıtımı yapılan korsan kitaplara ise "Uyar Kaldır" isimli uygulamayla müdahale etmeye çalıştıklarını anlattı.

- "Korsan kitap olmasa Türkiye, yayıncılık sektöründe dünyada 7'inci, 8'inci sıralarda olabilirdi"

YAYBİR Korsanla Mücadeleden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hande Demirtaş ise korsan kitapla mücadelenin her yıl artarak devam ettiğini, bunun da kendileri açısından sevindirici olduğunu dile getirdi.

Demirtaş, korsanla mücadele etmenin kendileri açısından oldukça masraflı olduğunu, bu konuda beraber çalıştıkları hukukçulardan da destek gördüklerini söyledi.

"Korsana darbeyi, toplumun bilinçlenmesi indirecek" diyen Demirtaş, "Ucuza kitap alanlar bir hırsızlık yapıyorlar aynı zamanda. Çünkü bir kitabın etiket fiyatını belirleyen şey sadece baskı maliyetleri değil, yayınevinin kitabı basmak için yürüttüğü faaliyetler, yazarının, çizerinin, grafikerinin, satış elemanının hepsinin telifleri ve giderlerini içeren bir toplam aslında. Kitap bir tüketim malzemesi olarak biraz pahalı olabilir ama kütüphanelerimiz var kitaba ulaşmak için." diye konuştu.

Çeşitli kurumlarla korsan kitap konusunda bilinçlendirme üzerine çalıştıkları bilgisine veren Demirtaş, şunları kaydetti:

"Bu konuda savcıların da bilinçlenmesi gerekiyor çünkü bu bir uzmanlık alanı. Türkiye, yayıncılık sektöründe 13'üncü sırada. Bu ekonomimiz açısından çok ciddi bir noktayı işaret ediyor. Sadece kültür kitaplarından bahsetmiyoruz, eğitim kitapları da yayıncılığımızın önemli bir parçası. Korsanın kayıt dışının ne büyüklükte olduğunu ölçemiyoruz. Benim tahminim korsan kitap olmasa Türkiye çok rahat yayıncılık sektöründe dünyada 7'inci, 8'inci sıralarda olabilirdi. 1 milyon kitabı satan bir yazarın, korsanda 2 milyon kitabı satıldığını öğreniyorsa bir yazar kendisini çok kötü hisseder."

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın geliştirdiği "Bandrol Sorgu" uygulaması sayesinde de kitaplara tatbik edilen bandrolleri, üzerinde yer alan karekodu kamera ile okutarak veya bandrol numarasını manuel yazarak sorgulayıp, esere ilişkin bilgilere de ulaşılabiliyor.

Yapılan sorgulamalar neticesinde ekrana yansıyan bilgilerin fiziki eser nüshası ile eşleşmemesi halinde bakanlığa geri bildirimde yapılabiliyor.





AA

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim