• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Konya 14 °C
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son
  • FETÖ şüphelisi örgüt tarafından "tehdit" edilmiş
  • "Adil Öksüz 2009'da örgüt için benden para istedi"
  • İkinci el araçta "kilometre" oyununa son
  • FETÖ şüphelisi örgüt tarafından "tehdit" edilmiş
  • "Adil Öksüz 2009'da örgüt için benden para istedi"

Konya'dan şairler, bestekarlar....

Seyit Küçükbezirci

KONYA’DAN ŞAİRLER, BESTEKÂRLAR, GÜFTEKARLAR:

“EVVEL GİDEN AHBAB” ; ŞAİR NEVZAT KÜÇÜKERDOĞAN

 

-Biliyor musunuz? “Yaş otuzbeş ömrün yarısı eder” çok gerilerde kaldı. Yetmişli yaşlarda dümen tutuyoruz.

-Artık, “Ne doğan güne hüküm geçer/ Ne halden anlayan bulunur.”

-Yahya Kemal, “Eylül Sonu” şiirinde; “Günler kısaldı, Kanlıca’nın ihtiyarları/ Bir bir hatırlamakta geçen son baharı” der.

“Günler kısaldı; kasımın aralığın kısa günleri, dört buçukta akşam olmaları da işaret eder, ihtiyarlığın son aşamalarını da…

“Günler kısalınca”, “Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları” değil; bir bir hatırlıyorum “evvel giden ahbapları”

Geçen son on yıl, 2000’den sonraki yıllarda; Dördüncü Murat’ın dediği gibi “Rüzigar sert esti”…

İrfan, arkasından Nevzat Küçükerdoğan, arkasından Yalçın Dikilitaş, arkasından Vehbi Durmuş, arkasından Mehmet Ceylan, arkasından Niyazi, Tahsin Horasanlı, İbrahim Sur “Hakk’a yürüdüler”… Yunus Emre’nin deyişi ile “Gök ekini biçmiş gibi” oldu.

NEVZAT’TAN “SEV BİRAZ” YADİGÂR KALDI…

Masanın üstünde Nevzat Küçükerdoğan’ın biricik şiir kitabı; “SEV BİRAZ” duruyor.

Nevzat’ı Hakk’a uğurlayışımız, Üçler’de toprağa teslim edişimiz daha dün gibi. Ama Nevzat’ın gidişini gösteren takvim yaprağında 25 Eylül 2002 yazıyor. Aklım, “Bu böyle” diyor; ama gönlüm, takvimde yazanı kabul edemiyor, “Daha dün gibi” diyor… Aklımla gönlüm ne zaman anlaştılar ki…

-Nevzat Küçükerdoğan, benim çocukluk arkadaşım, gençlik arkadaşım, kardeşim. Ticaret Lisesi’nde altı yıl beraberliğimiz olmuş. Sürekli “Bozkurtların Ölümü”nü, “Bozkurtlar Diriliyor” kitaplarını okuduğumuz; “Kırk yiğit ile Çin’i basacağımız”; yerde alıp gökte savurduğumuz gençlik yıllarımızda “UMUT”u yayınlamıştık; dört Ticaret Liseli ortak. Umut’un sahibi Mustafa Oğuz, Yazı işleri Müdürü Seyit Küçükbezirci, İdare Müdürü Nevzat Küçükerdoğan… Henüz lise diplomamız olmadığı için, Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü’nü, Nevzat’ın ricası üstüne, kapıbir kamşusu Tezcan Altan üstlenmişti. Cesur Hanımdı; Umut’un yazılarının sorumluluğunu taşımak mangal gibi yürek gerektirirdi.

Nevzat Küçükerdoğan “iyi şair”di, çocuk gönüllü bir Herkül gibiydi. “Davamızın heykeli” diye anılırdı, şiirleri yüzlerce gönlün ezberindeydi. Şiirlerinin kitaplaşmasını isteyen dostlarının ısrarlarına dayanamadı; Hakk’a yürümeden bir yıl önce “Sev Biraz” adıyla şiirlerini kitaplaştırdı. Nevzat Küçükerdoğan’dan gönlümüzde yüzlerce hatıra; elimizde “Sev Biraz” yadigâr kaldı.

NİHAVETN’TEN BİR ŞARKI; “ADINI HAYKIRSAM KARANLIKLARA”

Bestelenmiş bir şiiri var Nevzat Küçükerdoğan’ın: adı “Adını Haykırsam Karanlıklara”… Şiirinin “Nihavent” bestesini Hasip Celil Kolas yapmış

Birlikte okuyalım…

ADINI HAYKIRSAM KARANLIKLARA

Adını haykırsam karanlıklara

Gurbette sesimi sen duyar mısın?

Ben burada yar diye diye çile çekerken

Söyle oralarda bahtiyar mısın?

 

Bir ceylansın adım adım izlenen

Bir sevdasın Leyla gibi özlenen

Bir sır gibi yüreğimde gizlenen

Bilinmez ülkede bir diyar mısın?

 

Umudum bağlanmış kirpiklerine

Şuramdan bir şeyler iner derine

Koparıp kokladığın bir gül yerine

Beni de göğsüne sen koyar mısın?

 

Bir ceylansın adım adım izlenen

Bir sevdasın Leyla gibi özlenen

Bir sır gibi yüreğimde gizlenen

Bilinmez ülkede bir diyar mısın?

“NEVZAT’I DÜŞÜNÜYORUM GÖZLERİM KAPALI…”

Konya Ticaret Lisesi mezunu, İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu İktisatçı Nevzat Küçükerdoğan işinde de başarılıydı. Büyük bir sanayi kuruluşunun personel müdürlüğünü yürütürken kalbi oyunu bozmaya başladı. Dev gibi Nevzat kalp krizleri yaşarken; İstanbul’da ameliyat oldu. “İyiyim” diyordu; aramızda “Şiir Akşamları”na katılmaya başladı, ama halsizdi. 25 Eylül 2002’de son nefesini verdi. Az sonra İstanbul basınında yazılar çıktı, Nevzat’ın ardından; “Ucuz kalp kapağı takılan Konyalı Nevzat Küçükerdoğan ameliyatından yedibuçuk ay sonra yaşamını yitirdi. Aynı ucuz kapaktan bir yılda yedinci ölüm” deniliyordu haberde. İnsafsızlar, insanlıktan nasipsizler yazık etmişlerdi arslan gibi şaire… Daha altmışların başındaydı, söyleyecek çok şiiri vardı.

“ÇEKİP GİDECEĞİM, DEMİŞTİ, ŞAKA SANMIŞTIK…

Bir gün bir şiirle çıkagelmişti. “Herkül görüntülü sevgi dolu çocuk” Nevzat Küçükerdoğan başıma dikilmişti… “Şunu oku bir” diyordu. Okudum; “Çekip Gideceğim” şiirini… Alabora olmuştum; belli etmedim, zorla gülümsedim: “Şaka yapıyorsun” dedim. “Sen öyle san” dedi. Dediğini de yaptı. 25 Eylül 2002 de… ÇEKİP GİTTİ. Hatırası gönlümüzde, şiiri elimizde kaldı yadigâr…

ÇEKİP GİDECEĞİM

Bir gün bu şehirden çekip gideceğim

Alıp başımı çıkacağım dağlara

“Akyokuş”tan Konya’ya doğru

“Emmiler” türküsünü söyleyeceğim

 

Hiç yapmadığım şeyleri yapacağım

Caddeden geçenlere omuz vurup

Genç kızlara laf atacağım

“Muhacir Pazarı”nın izbe bir meyhanesinde

Kirli bir masaya tüneyip

Ufak bir şişe rakıyı susuz içeceğim

Sonra

Salih’in zurnası gibi zilzurna sarhoş olup

O sevmediğim adamın kapısına gidip

Bir güzel tüküreceğim

Görürsün

Bir gün bu şehirden çekip gideceğim

 

Ne traş olacağım

Ne banyo yapacağım görürsünüz

Tophane bıçkınları gibi

Ayakkaplarımın arkasına basacağım

İnadına bir türkü patlatıp

“Alişimin kaşları kare”

Şarkısını söyleyeceğim

Ben bu şehirden bir gün çekip gideceğim

 

Dahası güneş doğmadan

Herhangi bir fırından

Bir somun ekmeği alacağım

Koynuma bastırıp sıcak ekmeği

Bir kendi ağzıma atacağım

Bir sokak köpeklerine yedireceğim

Ben bu şehirden bir gün çekip gideceğim

 

Sonra mahsustan hastalanacağım

Karımı çocuklarımı başıma toplayıp

Onların yüreklerini hoplatıp

Kendime bir güzel baktıracağım

Cümlelerimi avaz ederek

Birazcık da naz ederek

Katıla katıla güleceğim

Sonra

“sen bu yerden gideli ey tac-ıser

“seni söyler bana dağlar dereler”

Şarkısını söyleye söyleye

Ben bu şehirden çekip gideceğim

 

NE DİLENİRSE O OLUYOR, DEMEK Kİ…

Şu şiiri daha “manidar”… “Babam sana geleceğim” demişti; dediği oldu;

25 Eylül 2002’de… Ne denirse o oluyor demek ki…

 

“Bıktım usandım dünyadan

Babam sana geleceğim

Uyanıp da bu rüyadan

Babam sana geleceğim

 

Neler gelir fani başa

 Ağla gözümdeki yaşa

Seve seve koşa koşa

Babam sana geleceğim

 

Senden geçen nurlu akla

Kucağını bana sakla

Aç kolların beni bekle

Babam sana geleceğim

 

Ümit güzel yarım kalmış

Herkes hayallere dalmış

Bütün dertler beni bulmuş

Babam sana geleceğim

 

Gözlerini bana kaldır

Yüzüm kara değil aktır

Şu kesin ve muhakkaktır

Babam sana geleceğim”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim