• BIST 109.330
  • Altın 155,910
  • Dolar 3,8589
  • Euro 4,5402
  • Konya 8 °C
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...
  • Meteoroloji'den Konya için yağış müjdesi
  • Yunanistan'da DHKP-C'den Erdoğan'a suikast planı iddiası
  • TSK'da yemek duası değişti: Allahımıza hamdolsun...

Konya’da By Lock kullananlar ve Mevlana Üniversitesinin iç yüzü

Sami Gediz

Cumhuriyet Başsavcımız Bestami Tezcan beyi ziyaret ettik. Bestami bey, genç ve dinamik yapısıyla, yaptığı önemli çalışmalarla oturduğu koltuğu tam anlamıyla dolduruyor. Kendisi ile gündemdeki son konuları ve FETÖ soruşturmasını konuştuk.

Öncelikle şunu söylemem gerekir ki, savcılık ve emniyet FETÖ soruşturmasında çok ince ve hassas davranıyor. Başsavcımızın dediği gibi Konya, FETÖ ile mücadeleye aslında 2014 yılında başladı. O tarihten bu yana incelemeler ve çalışmalar yürütülüyor. OHAL ilan edilmese yine bu kadar gözaltı ve tutuklama olmazdı ama bu süreç, tamamen örgütün temizliğine yönelik soruşturma yürüten savcılık ve emniyetin elini güçlendirdi. Önceden bir TSK mensubuna yada bir hakime dokunmak kolay değildi, mevzuatlar zaten buna izin vermiyordu. Bundan sonra o dokunulmazlık zırhı bu ülkede olmayacak. Herkes eşit şekilde yargılanacak ve gereken cezayı alacak. Bu arada Konya Emniyeti ve Savcılığın muhteşem uyumu ve çalışmasını da eklemek istiyorum.

Tabi bu süreçte suçsuz olduğunu iddia eden ve bazı kesimler tarafından itibar zedelenmesi oluşturmak için yüklenilen, şikâyet edilen insanlar var. Kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte şu FETÖ’cü, bu FETÖ’ye çalıştı gibi iddialarınız varsa gidip savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Tabi altına imzanızı da atacaksınız. Bazıları kendi ismini gizleyerek birilerini itham etmeye çalışıyor, bazıları ise sosyal medyadan sadece çamur atarak karalama kampanyası yapıyor. Böyle yapmayın. Bildiğiniz varsa, deliliniz varsa gidin anlatın. Süreci sulandırmayın.

El koyma değil tedbir konuluyor

Bir diğer konu ise mal varlığına el koyma ve tedbir koyma arasındaki fark. Şu süreçte kimsenin mal varlığına el konulmadığını öncelikle belirtmek istiyorum. Ulusal medya olmak üzere bu hatayı hepimiz yapıyoruz. Devlet şu süreçte hiç kimsenin mal varlığına el koymadı, sadece tedbir koydu. Yani satılmasına müsaade etmiyor. Diğer ülkeler önünde ülkemizi mafya devlet göstermeye çalışmanın da anlamı yok. O yüzden bu konuyu da sulandırmayalım. Sadece hastaneler, üniversiteler gibi kurumlara el konuldu.

Şunu da belirtiyim. Konya’da soruşturma devam ediyor. Bu örgütle bağlantısı olan ve bunların sistemine giren herkes sorgulanacak gerekirse tutuklanacak bundan kimsenin şüphesi olmasın. Konya’da By Lock sistemini (programı) kullanan yaklaşık 1700 kişi bulunuyormuş. Bunu da bir kaynaktan öğrendim. Ek not olarak eklemek istedim.

MEVLANA ÜNİVERSİTESİNİ GEZDİK, NELER GÖRDÜK NELER…

Geçtiğimiz gün, Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri Abdullah Gündüz, Hasan Öz, Tuncer Çetin, Konya İl Emniyet Müdür Yardımcımız Hasan Aldı ve yaklaşık 50 polisle Mevlana Üniversitesine girdik. Bize Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcımız Abdullah Topçuoğlu hoca refakat etti. Selçuk Üniversitesine devrolduktan sonra ilk defa üniversiteye giriliyordu. Aslında bu programda medya yoktu, haber edilmemişti ama bana gelen istihbaratla gittiğim için beni dışarıda bırakmadılar ve içeri girmeme izin verdiler.

İlk olarak dikkatimi çeken Dış İlişkiler birimi odasında gördüklerimdi. Odada Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa, Gandi gibi isimlerin dev fotoğrafları bulunuyordu. Bunların yanında Bediüzzaman Said Nursi ve Mevlana’nın resimleri de yer alıyordu. Yani dinler arası diyalog gibi saçma düşüncelerini öğrencilere empoze etmek istiyorlardı. Bir Hıristiyan liderinin kocaman resminin olması, çok fazla detaylandırılabilir. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

İkinci şaşkınlığım ise Atatürk’ün fotoğrafı oldu. Rektör odasında bulunan Atatürk fotoğrafını daha önce hiç görmemiştim. Onu da gazetemizde ve internet sitemizde görebilirsiniz. Atatürk’ü farklı bir kimliğe büründürmek için ellerinden geleni yapmışlar.

İçeride yaklaşık 1000 tane bilgisayar olduğunu söyleyebilirim. Emniyet tüm bilgisayarların Hard disklerine el koyarak incelemeye aldı. Server odalarında ana serverları söküp götürdüklerini de fark ettik.

Üniversitenin bazı odalarında yatak ve duş dikkat çekiyor

Mütevelli Heyet Başkanı, Rektör ve bazı öğretim üyelerinin odalarının gizli bölümlerinde yatak ve duş kabinlerini görünce inanın çok şaşırdım. Yani eve gitmenize gerek yok, yatağınız hazır, duşunuz hazır. Orada yatıp kalkıyorsunuz. Niyeti bozup kötü bile düşünmüyorum.

Yazma eserlerin antika kitapları orada ne arıyor?

İçeride bulunan kitapları da inceledik. Genellikle masonluk üzerine çok sayıda kitapla karşılaştım. Bu kitaplarla ne amaçlıyorlardı bilmiyorum fakat bunların gerçekten itikadi bozukmuş. Bu arada Yazma Eserler Bölge Müdürlüğünün kitapları da orada bulunuyor. Hemde antika diyebileceğimiz boyutta. Yazma Eserler Müdürlüğünün o eski ve belki tarihi eser diyebileceğimiz kitaplarının orada ne işi var? Hiç mi peşine düşmezsiniz? Kitaplarınızın kayıtları yok mu? O kitapları o üniversitenin kitaplığında görünce hem şaşırdım hem kızdım. Üzerinde Yazma Eserler Müdürlüğünün etiketleri de bulunuyor.

Duvar arkaları ve yer altındaki bölmelerde dinleme cihazı ihtimali

Üniversitede polisler detaylı bir arama başlattı. Duvarlardan tutun, yer altındaki bölmelere kadar her yer incelenecek. Dinleme cihazı veya farklı boyutta deliller için polisler aramalarını bitirinceye kadar bina kullanılamayacak.

Fettah Tamince’ye açık çağrı: Binayı Selçuk’a devredin

Bunun dışında Mevlana Üniversitesi binası Rixos otele ait. Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince, o binayı yaptırdıktan sonra 49 yıllığına Mevlana Üniversitesine kiralamış. Kiralamanın bitimine 34 yıl gibi bir süre bulunuyormuş. Şimdi de Rixos grubunun, bu binayı Selçuk Üniversitesine devri konusunda bir takım istekleri ve talepleri oluyormuş. Sayın Tamince, bu süreçten çok önce Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığını ifade edip, bu yapıdan uzaklaştığını ifade etmişti. Şimdi de bu üniversite arazisini devlet üniversitesine bağışlarsa, vatan millet sevgisini ve ülke sevdasını bir kez daha ortaya koymuş olacaktır. Kamuoyu olarak kendisinden ricamız, bu binayı Selçuk Üniversitesine devretmesidir. Orada yetişen binlerce gencin de bu vesile ile duasını ve sevabını kazanacaktır. 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
29 Ağustos 2016 Pazartesi 15:08
15:08
Fettah taminci yi iyi araştırma k gerek bir halicinin birden devlesmesi fetoculer gibi ...........
88.241.42.178
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim