• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Konya 31 °C
  • Seccade üzerinde ayakkabı ile mesaj kime?
  • Sıcaklıklar yeniden artacak! Konya 5 günlük hava durumu
  • İşte Bakan Sarıeroğlu olayında tüm gerçekler!
  • Seccade üzerinde ayakkabı ile mesaj kime?
  • Sıcaklıklar yeniden artacak! Konya 5 günlük hava durumu
  • İşte Bakan Sarıeroğlu olayında tüm gerçekler!

KONYA VİLAYETİ

Zeki Oğuz

1919-22 yangın yeridir Anadolu.

Topraklarının büyük bir bölümü işgal altındadır,buna karşılık dişe diş bir savaş verilmektedir.Yapılan bir ölüm-kalım mücadelesidir.

26 ağustos 1922 de “Başkomutanlık Meydan Savaşı”başlar ve 30 ağustos günü askerimizin büyük zaferi ile sona erer.Bundan sonraki süreç artık işgal edilen şehirlerin,beldelerin birer birer kurtarılmasıdır.

Büyük Önder M.Kemal Atatürk bir yandan düşmanla savaşırken bir yandan da devletin temellerini oluşturmakta,harap bir ülkeden mamur bir ülke yaratabilmek için uğraşmaktadır.

23 nisan 1920 de ilk meçlis oluşturulduktan sonra yeni bakanlıklar oluşturulmuş,bakanlıklara bağlı kurumlar yaratılmaya başlanmıştır.

3 mayıs 1920 tarihinde “Sıhhiye ve Muavenet’i İçtimaiye Vekaleti”kurulmuş,başına da Yazar Halide Adıvar’ın eşi Dr.Adnan Adıvar getirilmiştir.A.Adıvar’ın ayrılmasından sonra yerine dönemin ünlü isimlerinden Dr.Refik Saydam göreve gelmiştir.

Refik Saydam ülkedeki sağlık sorunlarının tesbiti amacıyla illerdeki sıhhiye müdürlerinden birer rapor göndermelerini istemiştir.

Gönderilen raporların bir kısmı kitap olarak da yayınlanır.

Dr.Nazmi Selcen’in gönderdiği rapor da Ankara Öğüt Matbaasında 1922 yılında basılır.

Çizgi Yayınevi bu önemli kitabı 87 yıl sonra yeniden yayınlayarak şehrimiz tarihiyle ilgili önemli bir eseri okurlarına kazandırdı.Kitabı sadeleştirerek yayına hazırlayan Yrd.Doç.Dr.Mehmet Karayaman.

Böyle bir eseri şehrimiz kültürüne kazandırdıkları için  Mehmet Karayaman’a ve Çizgi Yayınevine teşekkür borçluyuz.

Dr.Nazmi’nin gönderdiği ilk rapordan mı kaynaklanıyor,yoksa yayına hazırlık aşamasında Mehmet  Karayaman’ın şehri iyi tanımamasından mı kaynaklanıyor bilemiyorum ama önemli yanlışlıklar var kitapta.

Konya ve ilçelerinin 1922 deki hallerini daha doğrusu vatanın perişan halini gösteriyor kitap.Şimdiki il büyüklüğündeki ilçelerimizde bile doğru dürüst devlet kurumu yoktur.Çeşitli hastalıklar ortalığı kasıp kavurmaktadır.

Özellikle Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının o dönemle bugünü kıyaslayarak bu kitabı okumalarını öneririm.

Geçmiş yıllarla ilgili okuduğum eserlerde şu dikkatimi çekti.Sulak alanlar sürekli tehlike kaynağı olarak görülüyor ve kurutulmaları öneriliyor.Akşehir ile ilgili okuduğum bir kitapta gölün kurutulması isteniyor.Yeterince mücadele yapılamadığı için sivrisinek ürüyor bu da sıtmanın yaygınlaşmasına neden oluyor.

Bir tarihçi daha detaylı eleştiriler yapabilir,okurken aldığım notlarla yetineceğim sadece.

Konya çevresindeki akarsular anlatılırken Başarı Suyundan sözediliyor.Başara olacaktı.Milas Dağından akan suyun Sille Deresini oluşturduğu belirtiliyor.Milas Dağı diye bir dağ duymadım ben.Malas köyünden sözediliyorsa Orası Sille’nin kuzey-doğusunda ve hayli uzak.Kadim Tatköy ya da eski yıllardaki adıyla Tat Karyesi bir yerde Taşköy bir yerde Tatba olmuş.

Yanlış yazılmış yüzlerce yer adı var.Ulumsal (Ulumusla),Bulama(Bulamas) Kirli ve Çamurlu Giritler (Giyret) Karatekin (Karadiğin).Benzer birçok yanlış mahalle adlarında var.

Şehrimizin asırlık geleneklerinden şivlilik şiveli olmuş.Yakın döneme kadar varlığını sürdüren ünlü Havzan bağları “Hozan” bağları olmuş.Yine ünlü Musalla Mezarlığı “Masla”olmuş.

Bu yanlışların büyük bölümünün yayına hazırlanırken yapıldığını düşünüyorum.Örneğin Mukbil suyu Makbel,diye geçiyor.Buna başka bir örnek de Ilgın bölümünde var.Bulcuk Suyu Yolcuk suyu olmuş.Karaman bölümü anlatılırken ünlü Göksu ırmağı  Gül Su olmuş.

Karapınar anlatılırken önemli maddi hatalara düşülmüş.

Mehmet Karayaman’ın Konya’yı pek tanımadığı izlenimini edindim kitabı bitirdiğimde.Beyşehir’i anlattığı bölümden satırlarla bitirelim sözü,o zaman demek istediğim daha kolay anlaşılır sanırım.

4-Elenkirit ismiyle anılan zat olup,merkez kazaya altı saat mesafede bulunan Hasanşeyhköyünün doğusunda bulunan yüksek bir dağın tepesinde gömülüdür ve ölüm tarihi meçhuldür.”

Şimdi bu cümlenin neresini düzeltmeli ki her yanı yanlış.

Elenkirt bir zat değil,söylendiği gibi Hasanşeyh Köyünün doğusunda değil kuzeyindeki bir dağın adıdır.Dağın zirvesinde hiçbir zat gömülü olmayıp,bahse konu olan Yatağan Mürsel Dedenin kabri Yatağan köyü mezarlığının girişindedir.

Çizgi yayınevine teşekkür borçluyuz ama iyi bir editörle çalışması gerekiyor.

 

Türkiye’nin Sıhhi-i İctimai Coğrafyası

Konya Vilayeti

Doktor Nazmi

Konya Vilayeti Sıhhiye Müdürü

Yayına Hazırlayan

Mehmet Karayaman

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim