• BIST 83.243
  • Altın 149,216
  • Dolar 3,8261
  • Euro 4,1052
  • Konya -6 °C
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Facebook'tan İslami sayfalara sansür

Konya Müftülüğü'ne

Ufuk Karadavut

Diyanet İşleri Başkanı yalan mı söylüyor?

 

Şu konuyu öncelikle belirtmekte fayda var. Ben insanım diyen herkes güzele, güzelliğe, iyiliğe karşı çıkamaz. Çıkarsa da insanlığından şüphe etmek gereklidir. Ama o güzellikleri birileri kendi egosu için bozuyorsa o kişilerin uyarılmaları gereklidir. İlla yanlışlık yapıldığında bir başkasının müdahale etmesi mi gerekiyor? Yanlış olan bir şey düzeltilmeli ve düzeltilmesi için herkesin katkıda bulunması gereklidir. Bugün Diyanet İşleri’nin başında ‘okumuş’ insanlar var. Çoğunun isimlerinin önünde çeşitli akademik unvanlar bulunmaktadır. Bu unvanları nasıl aldıklarını akademisyen kökenli biri olarak çok iyi biliyorum. Yoğun bir emek ve çalışmanın ürünüdür. Halen görevde bulunan bu kadrolarda bildiğimiz kadarı ile de çalışmaktadırlar. Bu nedenle sorumlulukları da artmaktadır. Sıradan bir memur zihniyeti ile değil, akademisyenlere yakışır şekilde işlerini yapmaları gerekir ki bunu yaptıklarına inanıyorum. Ama bazı konularda Diyanet’in vizyonunu ya da vitrinini güvenirliliğini ifade eden konularda nasıl hassas davranılmaya çalışılıyorsa hac konusunda da hassas davranılması gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımız hacca gideceğini söyledi. Biz de hayırlı olsun dedik ve tebrik ettik. Ancak hanımını da hacca götürmek istediğini ama Diyanet İşleri Başkanlığı hac dairesinin buna izin vermediğini ifade etti. Bu konuda dilekçe yazdığını ama yine olumsuz cevap aldığını söyledi. Dilekçeye verilen cevap ben de duruyor. Hac başvuruları yapılırken parası sınırlı olduğu için yalnızca kendisi yazılmış. Ama şimdi beklediği yerlerden parası gelince bir daha gidemem, eşimi de götüreyim demiş. Ama olmamış. Önüne kocaman bir diyanet teşkilatı dikilmiş. ‘Hayır gidemezsin’. Bunun sebebini öğrenmek için Diyanet İşleri Başkanlığı hac dairesi ile görüştüm. İsmini hatırlamıyorum ama oradaki arkadaş bunun mümkün olmadığını ifade etti. Ama niçin mümkün olmadığını belirtmedi. Hatta ukalalık yaparak ‘İsminiz Ufuk, ufkunuz açıktır bizi anlarsınız’ dedi. Ben de ‘Adım Ufuk ve ufkum hamdolsun açık ama ben yöneticilerimizin de ufkunun açık olduğunu sanıyordum, yanılmışım, özür dilerim.’

Bu arada bir televizyon programında tesadüfen bir konuşmaya şahit oldum. Orada Almanya’dan telefonla arayan bir bayan eşinin hac için müracaat ettiğini, kendisinin etmediğini, ama şimdi beraber gitmek istediklerini, bunun mümkün olup olamayacağını sordu. Diyanet işlerinden bir yetkili ‘Hemen en yakın diyanet teşkilatına gidin ilk başvuru yapıp yapmadığına bakılmaksızın eşinizle gidebilirsiniz’ dedi. Kafam iyice karıştı. Almanya’dakilere istedikleri zaman gidebilmek serbestken ülkemizdekilere yasak mı? Bu nasıl bir düşünceydi?

Oysa hepinizin çok iyi hatırlayacağı gibi Sayın Diyanet İşleri Başkanımız hemen her konuşmasında mümkün olduğunca hacca eşlerinizle gidin. Bu konuda bizler yardımcı olacağız şeklinde açıklamaları vardı. Şimdi bu açıklamalar ve yapılan uygulamayı yan yana getirince ortada bir sıkıntı var. Ya Diyanet İşleri Başkanımız yalan söylüyor, ya da yapılan uygulamalardan haberdar değil. Bu şekilde yaşanan pek çok sıkıntı iletilemediği için sayın başkanın haberinin olmaması kuvvetle muhtemel. Ama şimdi işte haberleri oldu. Bakalım ne tedbir alınacak, merakla bekliyoruz.  

Bu arada aklıma bir fıkra geldi. Bunu da konuyla ilgisi olduğu için anlatmak istiyorum. Adamın biri çok sıkışmış. Yakındaki tuvalete girmiş. Eline bir ibrik almış. Ama tuvaletteki görevli kişi bağırmış ‘hayır onu alma yanındakini al’. Her neyse adamın işi acele olduğu için önemsememiş ve yandaki ibriği almış işini bitirmiş. Ama aklına takılmış neden bu adam yandaki ibriği alması için ısrar etmişti. Dışarı çıkarken sormuş. ‘Arkadaş neden bu ibriği değil de yanındaki ibriği alamı söyledin. Sebebi nedir’ deyince görevli ‘Eee, o kadar da inisiyatifimiz olsun’ demiş.

Şimdi yaşanan şu son olayı ben buna benzetiyorum. Büyük ihtimalle üst kademedekilerin bu konu hakkında bilgileri yok. Hac dairesindekilerde ‘o kadarda inisiyatifimiz olsun’ diye mi düşünüyorlar bilmiyorum. Ama inşallah bu konu en kısa zamanda açıklığa kavuşur.

***

Konya İl Müftülüğüne

Konu diyanet olunca bir konuyu daha dile getirmeden yapamayacağım. Çünkü o kadar eleştiri alıyorum ki. Ben de bunu söylemezsem o kişilerin hakları kalır. Karatay ilçesi sınırlarındaki Karşehir sitelerini bilirsiniz. Orada bir cami yapıldı. İçi gerçekten güzel. Ama her ne hikmetse dışını mahvettiler. Basamakların üzerine ‘yağmurluk’ adı altında acayip şeyler yapıp caminin o güzelim görüntüsünü kapattılar. Dahası, caminin çevresini beton duvar, üstüne de demir çit çektiler. Çitlerin üzerindeki demirleri de olabildiğine sivriltip uzattılar. Bakınca şikayetleri daha iyi anladım. Hatta bir arkadaşımız ‘sınırlara konulan elektrikli dairesel teller var ya bir o eksik’ dedi. Gerçekten haklıydı. Bir o teller eksikti. Benim merak ettiğim bir cami yapılırken il müftülükleri bunu denetlemiyorlar mı. İnsanlar kendi kafalarına göre mi cami inşa ediyorlar. Bunun bir ölçüsü düzeni yok mu. Adı ‘Karşehir Hapishane Camisi’ne çıkmış bir yer, Konya müftülüğünü rahatsız etmiyor mu?

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
karamehmet
08 Kasım 2007 Perşembe 09:28
bu yazıyı ve yazarını kınıyorum
Sayın yazar, yazını dikkatlice okudum.
1. Acaba bu caminin yapılmasında senin ne kadar katkın var.2.Çok gützel eleştiriyorsun ama korunması için ne gibi önerilerin var. Bundan hiç bahsetmemişsin.3.Bu camiyi müftülük denetlemiyorum demişssin elbette denetliyor ama müftülüğün bu camiye maddi olarak bir katkısı varmı?
Ayrıca belki senin bilmediğin ve caminin tuvaletinde birtakım başıboş sokak çocuğu diye tabir edilen gençelerin nahoşx hareketleri olduğunu biliyormusun? Bu camiyi korumak için yapılan bu tedbirlerin neden gereksiz olduğunu yazıyorsun. Bu gayretini bu gibi konulara ayıracağına sokaklarda doyaşan başıboş, eğitimsiz çocuklarımıza ayırsan daha hayırlı bir iş yapmış olursun. Sayın yazar tam olarak soyadına uygun bir kara yazı yazmışsın. Tebrikler; Böyle yapılan hayır işlerine saldırmaya devam edin. bu yazıyı ve yazarını şiddetle kınıyorum.
88.231.245.238
Cami Cemaati
03 Kasım 2007 Cumartesi 14:47
Kusurları Görmemek
Dinimize göre yapılan her iş,yapan kişinin niyetine göre degerlendirilir.Allah'ın cc.Evi sayılan Mebedlere birtakım,yakışık almıyan duygu düşünce ve bakış açısıyla bakmak ve gercekleri bilmeden zan ile yorum yapmak kişilere büyük vebal getirir.Bu işlerde hep diyolog eksikligi var,halbuli karşılıklı oturup bu arkadaş buişi niye böyle yaptınız benim aklım almıyor denilse her halde izah edilir.Eksiklikleri degil Mükemmellikleri görmek lazım,bardagın boş kısmını degil dolu kısmını görmek lazım.Allah cc hepimize kardeşlik ruhu versin,Hoşgörü ruhu versin.
88.254.17.53
Burhan YILDIZ
03 Kasım 2007 Cumartesi 11:16
Laf Üretmekten Başka İşi Olmayanlar var
Maalesef camilere zaman zaman insan diyemiyeceğimiz bazı mahluklar tarafından maddi ve manevi manada zararlar verilmektedir. Camilerimizi bu mahluklardan korumak için duvar ve tel dahil tüm koruma tedbirlerine başvurmak zaruridir. Ayrıca camilere yapılan eklentiler mutlaka bir ihtiyaçtan kaynaklanmaktadır. Bunları eleştirmek bana göre yersizdir. Laf üretmekten başka işi olmayan boş insanları kınıyor ve emekleri geçenlere teşekkür ediyorum.
88.224.245.39
Molla Ömer Oğlu
03 Kasım 2007 Cumartesi 10:54
Allah Islah Etsin
Gerek müftülük yetkililerinin ve gerekse camiler için hapishane, çevresi içinse nahoş olayların döndüğü mekanlar benzetmelerini yapanların dinlerinden şüphe ediyor ve kendilerini kınıyorum. Allah Islah etsin.
88.224.245.39
Süleyman Süleymanoğlu
03 Kasım 2007 Cumartesi 10:46
İnsaf Ya Hu
Konya İl Müftülüğü'nün bu keyfi uygulaması ile birlikte, gerek bir camii için hapishane benzetmesi yapan ve gerekse sırf islama zarar vermek ve camilerden soğutmak için bir cami çevresi hakkında nahoş olaylar uyduran kişileri kınıyorum. Ayrıca Camilerin meydana gelmesinde katkıları olan tüm hayırseveleri tebrik ediyor, Camii dernekleri yöneticilerinden de Allah razı olsun inşallah diyorum.
88.224.247.99
Bahattin YILDIRIM
03 Kasım 2007 Cumartesi 10:29
Gölge Etmeyin Başka İhsan İstemiyorlar
1- Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamalarına rağmen, Konya Müftülüğü'nün islama ve insan haklarına aykırı bu keyfi uygulamasını şiddetle kınıyorum.
2-Camiler müslümanların ortak ibadet ve buluşma mekanlarıdır. Camiler için Allah'ın evi nitelendirmesini de yaparız. Öncelikle bir camiye hapishane nitelendirmesi yapan sayın yazarı kınıyorum. İkincisi; cami civarlarına, olmuş gibi bir takım nahoş yakıştırmalar yapan bazı yorumcuları da kınıyorum. Bunların bir çivisi camiye nasip olsa idi veya camii ile cemaat ile göründükleri kadar ilgili olsalar idi, eminim bu tür yazılar yazma gereği duymayacak, gerek bu muazzam eser için ve gerekse diğer zorunlu eklentileri için, emeği geçenlere teşekkür edeceklerdi. Allah ıslah etsin.
88.231.244.223
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim