• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Konya -5 °C
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Çok kritik uyarı! Günlerce yağacak
  • İşte AK Parti'nin referandum sloganı
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi

Konya Lalesine Kavuştu

Ufuk Karadavut

 Bu ülkede ne zaman ani bir gelişme olsa her zaman tedirgin olmuşumdur. Çünkü yapılan her yenilik ve ani kararlardan sonra ciddi sıkıntılar olur. Halkımız tepeden inme yapılan kararlara pek sıcak bakamasa da zaman içinde kabullenir. Ama söylemek istediğini de söyler. Beddua edecekse eder. Hayırdua edecekse eder. Bunu belki siz duyamazsınız ama mutlaka bir dua eder. Tepeden inmecilik tarih boyunca hep başımıza gelmiştir. Birileri düşünür ve karar verir. Karar verildi; Bu halk için şu lazım. Hemen o yapılır. Sonuçları ise zaman içinde anlaşılır. Sonuçları iyidir ya da kötüdür önemli olan alınan kararın uygulanmasıdır.  Bunun benzeri de son günlerde yaşanıyor. Hemen her taraf lale dolmaya başladı.

 

Yapılan bu çalışma köyden kentlisine herkesin dikkatini çekmiş durumda. Yaptığımız araştırma gezileri sırasında halk bize soruyor “lale de nereden çıktı?”. Hatta bazıları biraz ileri giderek ‘lale firmasının belediyeye ait olduğunu’, bazıları ise ‘firmanın belediyeden birine ait olduğunu’, ‘firmanın belediye ile ilişkilerinin olduğunu’, ya da ‘Konyalı lale satıcısının zarar etmekte olduğu ve belediyenin onu kurtarmaya çalıştığı’ şeklinde yorumlar yapılıyor. Bu yorumlar ne derece doğru bilemem, ama halk konuşmaya başlamış. Şeklini tahmin edeceğiniz dualarda ediliyor. Benden söylemesi. Belediye yetkilileri bu konuyu ciddiye alıp açıklama yapmaları yerinde bir karar olacaktır. Aksi takdirde hem belediye hem de lale aldıkları firma töhmet altında kalmaya devam edeceklerdir.

 

            23 Nisan’ı Kutladık

 

Önceden Milli ve Dini bayramlar olmak üzere iki ayrı bayramımız vardı. Milli kelimesinden rahatsız olanlar şimdi bunu “Ulusal” olarak değiştirdiler. Ama ben yine ısrarla “Milli” demeye devam edeceğim. Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ülke genelinde yapıldı. Bende çocukları Atatürk Stadyumuna götürdüm. Geleceğimiz olan çocuklarımızın büyük bir emekle hazırlamış oldukları gösterileri büyük bir zevkle seyrettik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hani “Her Türk asker doğar” diye bir deyişimiz vardır. Askere giden her kes bilir. İşte burada da her ne kadar sivil olsak ta askerliğin içimize kadar işlediğini gördüm. Askerlikte bir sunuş yapacak olduğunuzda kürsüye çıkar komutana selam verir ve “şu konuda sunuş yapacağım” der ve komutandan izin istersiniz. Sunuş bittikten sonra komutana yeniden döner ve arz ederim der yerinize geçersiniz. Burada da Sayın Valimize sürekli arz edildi. Yanlış anlaşılmasın ama bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü orada bulunan binlerce vatandaş olmasa o gösterilerin de bir anlamı olmayacaktı. Bu nedenle arz ederken yalnızca Sayın Valimize değil orada bulunan binlerce insana da arz edilmesi daha iyi olabilirdi.

 

         Gıda Krizi

 

Son günlerde bazı temel gıda maddelerinde görülen anormal artış hemen herkesi tedirgin etmeye başladı. Özellikle Mısır ve Haiti olmak üzere bazı ülkelerde çok ciddi çatışmalar yaşandı. Yaşanmaya devam ediyor. Eğer temel gıda fiyatlarındaki artış dizginlemezse bu çatışmalar özellikle Afrika kıtası başta olmak üzere bütün dünyayı sarabilir. Bu herkesin sorunudur. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, dünyada yükselen gıda fiyatlarının, hükümetlerin yıkılması ve hatta savaşların patlak vermesi gibi korkunç sonuçları olabileceği uyarısında bulundu. Strauss-Kahn, "Tansiyon yükselmeye devam ettiğinde ve dahası demokrasi sorgulanmaya başladığında savaş riski vardır. Tarih, bu tür sorunlar yüzünden çıkmış savaşlarla dolu." dedi. 2007 ortasından bu yana dünyada gıda fiyatları yüzde 40 arttı. BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne göre, zamlardan en çok gelişmekte olan ülkelerde tüketim harcamasının yüzde 60 ila 80'ini gıdaya ayıran yoksullar etkilendi. Krizi kapak konusu yapan The Economist dergisi de, 'Sessiz tsunami' başlığıyla verdiği haberde, "30 yıldan bu yana ilk defa birçok yerde aynı anda gıda protestoları oluyor." diye yazdı.

 

Aslında bunun temelinde yine gelişmiş ülkeler var. Gelişmiş ülkelerin gıda ürünlerini biyoyakıt olarak kullanmak istemelerinden ve bunun için de yanlış politika izlemelerinden kaynaklanmaktadır. İleride bu konuyu ayrıntılı olarak inceleyeğiz…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim