• BIST 109.156
  • Altın 153,061
  • Dolar 3,8203
  • Euro 4,5092
  • Konya 8 °C
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!
  • Nazlı Ilıcak: FETÖ'nün 17/25 Aralık'ta terör örgütü olduğunu anlamadım
  • "Asgari ücret 2 bin 300 lira olmalı!"
  • Savcıdan Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler için ağırlaştırılmış müebbet talebi!

Konya kadınının kültürel derinliği

Seyit Küçükbezirci

Konya kadınının ekonomik, sosyal, kültürel derinliği

Konya’da, “-kadının yıkmadığı ev bin yıl yaşar.” denir.

“Konya kadını” konusunda tanımlama, analiz, sentez ve değerlendirmeye geçmeden önce Konya’nın tarihi geçmişine çok kısa da olsa bakmak gerekir.

1071 Malazgirt Zaferi’nden önce kısmen dalgalar halinde; Zafer’den sonra büyük dalgalar halinde, Anadolu’da “Yurt tutmak” için “Batı”ya akan Oğuz Boylarının en yoğun yerleşim alanı Konya ve çevresinde oluşmuştur.

Konya’yı Başkent yaparak Anadolu Selçuklu Devleti’ni kuran; dünyanın gördüğü en büyük saldırı tufanı Haçlı Seferleri’ni göğüsleyen; Selçukluların da dağılması ile birlikte “Anadolu Beylikleri” olarak tarih sahnesine çıkan “Oğuz Boyları’nın adlarına Konya çevresinde yoğun olarak rastlanır. Özellikle Kınık, Kayı, Bayat Boyları geçen yüzyıllar içinde, Asya’dan taşındıkları “Atlı Bozkır Kültürü”nü geliştirerek, zenginleştirerek içinde yaşadığımız yüzyıla kadar sürdürmüşlerdir.

“Selçuklukların başkenti Konya’nın “asli unsur”unu meydana getiren Oğuzların maddi ve manevi kültür birikimi, bir başka deyişle “Halk Bilim”i bütün ana kolları ve dalları ile “rafine” bir kültür; “yüzyılların imbiğinde” damıtılmış” bir “Özgün Türk Kültürü”dür.

Türk halk kültürü, sadece, sözlü edebi ürünlerden ibaret değildir; üstün kalite açılarından; üretim, tüketim ve hizmet sektörleri açılarından “iktisadi halk kültürü”nüde oluşturulmuştur. Tarım hayvancılık halk sanatlarının bütün dallarında bilgi ve deneyim birikimi “Halk Ekonomisi” günümüzde de sürdürülmektedir.

“KONYA KADINI” başka bir deyişle “KONYA KADINLIĞI” Anadolu’da, devletleri oluşturulan yaklaşık bin yıllık bir süreçte  “asli” fonksiyonlara sahiptir.

Kadınlar, “Türk Kültürü”nün oluşmasında, yaşatılmasında, kuşaktan kuşağa aktarılmasında ikinci bir rol değil; erkeklerle birlikte “Başrol”ü paylaşmışlardır.

“Konya kadını” sadece “Ev kadını” değildir; ev kadını olduğu kadar üretimin maddi, manevi bütün dallarında söz sahibi ve halk sahibidir. “İktisadi bir kadın”dır; kültürel bir kadındır”; Entegre Üretim” kadınıdır.

-YETİŞTİRİLİŞİ:

-Konya kadını, eşi ile birlikte “Eş Başöğretmen” durumundadır. Ev halkı, yüzyıllardan gelen, doğruluğu kanıtlanmış, yazılı olmayan ilkelere bağlı “Ev içi eğitimi” yapmakla yükümlüdür. Özellikle kız çocuklarına annenin sahip olduğu bütün geleneksel bilgi ve beceri aktarılmaktadır. Kız çocukları için asıl okul “Annelerinin dizinin dibidir”. Bütün etik değerler, görgü kuralları, dini kabuller, güzel sanatların kapsamındaki halk kültürü ürünleri, okul çağı gelmeden, evde, görerek, yaşayarak öğrenilmektedir.

Konya kadınlarının niteliklerinin belli başlılarını şöyle sıralamak mümkün:

-Kişizade,

-Ehliz, Başı yumuşak

-İdareli

-Hatırnaz

Bu özellikler açılacak olursa:

-Kişizadelik: Yüksek bir görgüye sahip olmak. “Etik”, ahlaki değerlere sahip olmak; sevgi ve saygı insanı olmak. Geleneksel “Halk asiliğini” özümsemiş olmak. “İyi insan” olmanın bütün özelliğini yansıtacak davranışlarda bulunmak.

-Ehliz Başı yumuşak: Sakin bir kişiliğe, uyumlu bir kişiliğe sahip olmak. Gelenek ve göreneklere aykırı davranışlarda bulunmayan, kuralları benimseyen güzel bir huy taşımak.

-İdareli: Geçmiş bin yıl göz önüne alındığında; halk, sayısız maddi krizlerle karşılaşmıştır. “İdareli olmak” ekonomik olmanın, “hesaplı” olmanın karşılığı olarak  alınmaktadır. Kadın kazanılanları ev içinde değerlendirmekle yükümlüdür; azami tutumluluk onun görevidir. “Tutumluluk” ilkesine bütün ev halkının uyumu sağlamak kadına düşmektedir. Lüks, kaynakları lüzumsuz tüketmek “Halk iktisadi”na  uzak durduğu olgulardır.

-Hatırnaz: Kadının “hatır gönül bilmesi” onun üstün özelliklerinden birini oluşturur. Vefa, kadir kıymet bilmek; sevecenli aranan niteliklerin başında gelir.

KONYA KADINLIĞININ EKONOMİK BOYUTU:

Ailenin kazanımlarıyla Konya kadını bizzat üretimin içinde yer alan bir kadındır. Tarihi süreç içerisinde Konya Kadınlığı analiz edildiği zaman; kadınların sadece “ev kadını” olmadıkları görülür; kadınlar Konya toplumunda hem “ev” hem “iş kadın”ıdır. Tarım ve hayvancılığın bütün dallarına “İş gücü” olarak katılır. Teknik yapım teknikleri de zaman içinde kendisine öğrenilmiştir.

Konya kadınları “tek meslek değil”; “çok mesleklidir”. “Entegre” bir halk ekonomisinin kadınıdır. A’dan Z’ye üretimin bütün safhaları için gerekli bilgi ve becerilerle donatılmıştır.

Pazar dışı “Kapalı Ekonomisi” yüzyıllar boyu Konya kadınları tarafından yürütülmüştür. Ette olsun, sütte olsun, dokumada olsun; ham maddenin yetiştirilmesi, ürüne dönüştürülmesi, bir üretim zinciri kurularak “ev içi”nde “kadıneli” ile yapılmaktadır.

Konya kadınlığının “çok meslekli”liğine örnekler:

Yoğun olarak elli yıl önceye kadar; şimdilerde şartlara göre Konya Kadınları “Halk hekimliği” birikimine sahiptir. Hastalıklar, rahatsızlıklar hakkında bilgi sahibidir. Özellikle bitkilerle şifa sağlama usüllerini bilmektedir.

-Halk ilaçları: Sağlık problemlerine karşı, kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimi gerektiğinde kullanılmaktadır. Örnek vermek gerekirse; yumurta sarısı yağı çıkartmayı bilmekte, yanıkları yumurta sarısı yağı ile iyileştirmektedir. Örümcek ağını yakarak elde ettiği külle yaraların kanının dindirebilmektedir.

7134.jpg

-Devamı gelecek pazartesi

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa
25 Şubat 2014 Salı 08:59
08:59
Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Bu yazınızda da gerçekten Konya kültürüne ciddi manada ışık tutuyorsunuz. Yalnız bir şey kafama takıldı. Fotoğrafınız neden cepheden değilde, profilden çekerek burada kullanıyorsunuz. Bunun bir anlamı var mı?
selamlar
212.156.96.134
Nihad Köroğlu
24 Şubat 2014 Pazartesi 08:22
08:22
Merhum Hüseyin Köroğlu nun 1. ölüm yıldönümü olan 01.03.2014 cumartesi günü öglen namazı hemen sonrasında,Musalla mezarlıgının Ankara Caddesindeki giriş kapısı yanındaki,kapalı mekanda buluşularak,topluca mezarı ziyaret edilecektir.İştirakleri için,sevenlerine duyrulur.
85.105.218.184
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim