• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya 1 °C
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular
  • İçişleri'nden valiliklere kritik 'kargo' uyarısı!
  • Hakan Şükür'ün istifa mektubunu bakın kim yazmış!
  • FETÖ'nün yeni rüyası! Bu kez iyice uçtular

Kocaman Gurur

Doç. Dr. Hakan Salim Çağlayan

Sene 1996, günlerden 5 Mayıs. O zamanki ismiyle Türkiye 1. Futbol Ligi’nde sezonun 32. haftasına 76 puanla liderolarak giren Trabzonspor, bir puan gerisinde ve ikinci sıradaki Fenerbahçe’yi ağırlıyor. Fenerbahçe 83. dakikada onun ayağından kazandığı golle Trabzonspor’u 2-1 mağlup ediyor. Bu galibiyetle puanını 78’e çıkaran Fenerbahçe, daha sonra oynadığı iki maçı da kazanıp şampiyon oluyor.

Trabzonspor maçından sonra kendisine uzatılan mikrofonlara Türk spor tarihine geçecek şu sözleri söylüyor: “Türkiye’de başarının ölçüsü birinci olmak. Bu yanlış. Şu anda yenildikleri için Trabzonsporlular suçlanacak. Şu an onların yerinde biz de olabilirdik. Kazandığımız için çok sevinçliyim ama onlar adına da üzülüyorum.”

Bu sözleri ile ittifakla 1996 yılı Türkiye Fair Play Komisyonu Davranış Dalı “Büyük Ödülü”ne, Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) Davranış Dalı “Kutlama Mektubu”na layık görülüyor. Üniversite yıllarımın başlangıcı olan ve hafızamda unutamadığım maçlar listesinin üst sıralarında yer alan 1996 yılındaki o maçın kahramanıdır Aykut KOCAMAN.

Türkiye’de ve Dünyada Fair Play Ödülüne değer görülmüş pek çok sporcu bulunmaktadır. Fakat Fair Play ödülünü kazananların hayat boyu bu davranışları sergilemeleri de gerekir. Çünkü “ahlaki bir davranış sonucu ödül alan birey, tüm yaşamı boyunca, her alanda Fair Play’e uygun davranmak” zorundadır. Aykut Kocaman’ın bu ödülü, futbolculuk kariyeriyle, tavır ve davranışlarıyla, örnek kişiliğiyle, çalıştırdığı takımlarda galibiyet ve mağlubiyet sonrası verdiği demeçlerle sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.  

2000 yılında futbolu bırakıp teknik direktörlüğe başlayan Aykut Kocaman, birçok takımda teknik adamlık görevi yapmış ve son olarak 27 Ekim 2014 tarihinde Torku Konyaspor’la anlaşarak takımın başına geçmiştir. Aykut Kocaman’lı Torku Konyaspor, 2014-2015 sezonunu 46 puanla 8. sırada kapatmış ve 2015-2016 sezonunun ilk yarısında elde ettiği 26 puan ile tarihinin en başarılı tablosunu ortaya koymuştur. Tabii ki başarı ekip işidir. Bu başarının arkasında futbolcusu, malzemecisi, tribün lideri, taraftarı, basın mensubu her şeyden önemlisi Konya şehrinin emeği vardır. Ama şu gerçeklikte unutulmamalıdır: “Lokomotif olmadan vagonların kendi kendine ilerlemesi mümkün değildir”. Meziyet her şeyi bilmekte değil, yaptığı işi iyi bilenleri bir araya getirip, onları uyum içinde çalıştırabilmektedir. Aykut Kocaman’ın Torku Konyaspor’daki başarılı grafiğine rağmen son günlerde hakkında yapılan eleştirilere katılmadığımı ve bu eleştirileri yersiz bulduğumu ifade etmek istiyorum. Bu eleştiriler Torku Konyaspor’a ve Konya şehrine zarardan öte başka bir şey kazandırmayacaktır. Bu eleştirilere yönetim kanadından da herhangi bir açıklama gelmemesi de ayrıca üzüntü vericidir. Sürdürülebilen, başarı sağlayan yüksek performanslı ekipler oluşturmak yöneticinin esas görevidir. Bunun için uygulanması gereken unsurlardan biri de “ekip ruhu”dur. Yönetici, ekibini bir arada tutmayı ve ekibin birbirine sahip çıkmasını sağlayan ortamı yaratmayı bilmelidir.

Yazımı, yaklaşık 1 yıl önce kendisiyle “Selçuk Üniversitesi Fair Play Topluluğu”nun bir programı için görüşüp tanıştığım ve bundan sonrada 3-4 kez daha görüşüp sohbet etme imkânımızın olduğu Aykut Kocaman’ın, işine çok önem veren, yaptığı işi en iyi yapmaya çalışan, soğuk ve mesafeli duruşunun arkasında gayet samimi, saygılı, kimseyi kırmak istemeyen, protokolden ve göz önünde olmaktan hoşlanmayan ve gerçekten Fair Play’e çok önem veren bir kişilik olduğunu söylemek ve “2022 Büyük Konyaspor ve 100. yılında şampiyonluk” hedefine ulaşabilmenin yolunun Hacı Bektâş-ı Velî’nin o meşhur sözünden geçtiğini hatırlatarak bitirmek istiyorum. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım”

Sevgi, saygı, muhabbetle…

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Kemal
12 Ocak 2016 Salı 14:04
14:04
Kimseyi bir yere yönlendirmeden olayı olduğu gibi anlatmışınız. Kaleminiz dert görmesin.
193.255.247.81
Mümtaz
11 Ocak 2016 Pazartesi 08:52
08:52
Evet Aykut Hoca çok iyi ve çok ciddi bir teknik direktör. Ama bazı hatalarıda yok değil. En büyük hatası bir oyuncuya taktımı asla affetmiyor. Örneğin Junior bir maçta gereksiz kırmızı kart gördü diye asla affetmiyor.Halbuki Junior çok kaliteli bir oyuncu onu kazanmak gerek. Bu katı tutumu ciddiyetten öte gereksiz bir davranış. Üstelik kendi onayıyla alınan pek çok futbolcu bilinmeyen nedenlerle 6 ay sonra gönderilmek isteniyor. Bunlar hata değilmi? Yoksa Konyasporun çöpe atılacak çok parasımı var? Bunlar eleştirilmesinmi?
78.161.238.214
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim