• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • Konya -5 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Kırmızı İbikli Küçük Tavuk

Ufuk Karadavut

Kaynağı aslında belli olan bazı güçler, yıllardan beri fırsatını buldukça zor kullanarak, fırsat bulamadıklarında ise hile ile Türk dünyasını yok etmek, eğer mümkün olmazsa tahrip etmek için yoğun çaba sarf etmişlerdir. Zenginliklerimizi elimizden almak, milli ve dini duygularımızı yok etmek yada en azından bozmak, yanlış şeylere inanıp aslında doğru şeylere inandığımızı sanmak, millet için olumsuz olan değişimlere karşı olanları kötülemek, ‘rejim karşıtı’ yada ‘toplum düşmanı’ gibi kalıplara sokarak psikolojik olarak yıpratma çalışmaları yapmaktadırlar. Bu yetmezmiş gibi ülke içinde bazı insanların gayretleri ile gelişebilecek olumlu gelişmelerin önünü kesebilmek için insanları yanlış yönlendirilmesi için uygun kadrolar yetiştirilmektedir. Böylece ülkemizin uyanması, kalkınması, eğitim, sağlık gibi hamlelerde başarısızlığa uğratılması çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Ayrıca, insanların geleceğe yönelik umutlarının tüketilmesi için de ayrıca çalışılmaktadır.

Bugün gelinen nokta da başarısız olduklarını söylemek mümkün değil. Artık insanlar yanlış şekilde yönlendirilerek aslında hiç anlamadıkları yada yapmamaları gereken işleri yapmaya başlamışlar. Hiçbir vasfı bulunmayan bazı insanlar idareci yapılırken, üstün özellikli insanlar bir kenara itilip çürümeye terk edilebiliyorlar. Yanlış yönlendirmeye güzel bir örnek vermek gerekirse İngiltere’de ilk okullarda okuma kitabı olarak okutulan "The Little Red Hen" kitabında ‘Kırmızı ibikli küçük tavuk’ hikayesini verebiliriz. Bu hikaye gerçekten güzel. Bunun devletin resmi okullarında ve ders kitabı olarak okutulması ise daha da ilginç. Bizim okullarımızda böyle bir konunun okutulduğunu bilmiyorum.

Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış. Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş: "Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek?" Ördek cevaplamış: "Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın." Domuz oradan seslenmiş: "Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım."  Fare hemen atlamış: "Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim,sonra ödersin." Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk,bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:
 "Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?" Ördek: "Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim" demiş. Domuz: "-Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım" demiş. Fare de: "Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm" demiş. 

Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmış, çalışmış… Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına
seslenmiş: "Kahveleri satmama kim yardım edecek?" Ördek: “Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin." Domuz: "Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez." Fare: "Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım." Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve buğday
yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş: "Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?" Ördek: ‘Ben yardım edemem, senin hiç paran yok." Domuz: "Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok.” Fare: "Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim. Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.  

Uzak olmayan bir gelecekte eskiden kendimize ait olan topraklarda karın tokluğuna çalışan bir millet olmaya aday olup olmadığımızı bir düşünelim.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim