Kın Nesreyn Ve Fatma Şeref

Dervişe sorarlar: "Yirmi beş yıldır en yakındasın Mevlana'da ne olağanüstülük gördün ki ona bu kadar bağlandın?" Cevap: "Hiçbir olağanüstülük görmedim. Ama hiçbir olağanüstülük olmaması o kadar olağanüstüydü ki... " Aşk Güneşe Benzer 'i yazma sürecime tanık olanlar soruyorlar: "Beş yıldır Mevlana ve Şems'le haşır neşir oldun, kitaplarıyla yatıp kalktın, yaşadıkları yerleri arşınladın, onlarla ilgili yazılan çizilen her şeyi taradın, hiçbir olağanüstü şey var mıydı?" Sipehsalar risalesi sahibi Feridun Sipehsalar'ın yukarıdaki cevabından daha ileri bir cevap vermek mümkün değil: Olağanüstü bir şey yoktu çünkü her şey olağanüstüydü.

18740093_1682580698437862_6714558657351116309_n.jpg

  Kınneseyn/Fatma Şeref 

Hacı Bektaş Veli ikliminden gelip, Mevlana ikliminde yol alan bir yazar olan Fatma Şeref, buranın havasını, suyunu ve kültürünü benimsemekle kalmamış, tanıyıp tanıtmak için kitaplar, makaleler yazmış. İlk kitabı Aşk Güneşe Benzer'de Mevlana,  Şems ve Kimya Hatun üzerinden Selçuklu dönemine giderek Konya'nın dününe ışık tutmuştur. Harika üslubu,  akıcı anlatımıyla bu konuda çıkan romanlar içinde kendi farkını ortaya koymuştur. Şimdi elimde ikinci kitabı Kın Nesreyn var. Kitapta  yazarın çeşitli gazete yazıları ve söyleşileri yer alıyor. Tabi ki yine Konya'mızın dününe dair harikulade yazılar var bu kitapta da. 

Üstat Seyit Küçükbezirci' kitabın  girişinde; " Kın Nesreyn'de, yani Konya'da bin yıldır, "Selçuk Epopesi" konulu bir oratoryo dursuz duraksız çalınmakta... Hicret'le başlar Kın Nesreyn'de "İşaret Taşları"nın dikilmesi. "Anadolu Selçukluları", "Darül Mülk" olan Konya'da İşaret Taşları" nı izlemeye başlarlar. Fatma Şeref de bu taşları izleyerek yürür." Der.  

Kınnesreyn : İki kuşun gözettiği, koruduğu şehir. Ya da iki başlı büyük kuşun gözettiği şehir anlamına geliyor. Bu isim bile kitabın okunması için bir gerekçe bence. Bunca yıldır Konya'da ikamet edip de bu ismi duymayanların bu şehri daha iyi tanımaları için önemli bir fırsat bu eser. Bugüne kadar çift başlı armayı birçok yerde kullandığımıza göre, bunun nereden geldiğini de öğrenmek gerek değil mi? Gevale Kalesi, Azize Aya Thekla, Augusta Helane, Miryakefalon Savaşı, Nesibe Hatun, Mevlana ve Şems bütün bunlar ve Konya'nın bozkırı, ovası. Kitabın sayfalarında okuyucuyu yazarın tercümanlığında bir yolculuğa çıkarıyor.  

18813476_1686690074693591_4430437168683629779_n.jpg

Peki Fatma hanım Konya'yla nasıl tanıştı ve buranın romanını yazacak kadar buraya nasıl aşık oldu ? İşte kendi ağzından Konya ve Fatma Şeref: 

"Konya ile ilişkim "büyük aşklar nefretle başlar"  klişesinin ispatı gibidir. İlk geldiğimde alışmam oldukça zor oldu. Ama tanıyıp anladıkça ve kendine has dilini çözdükçe ilk izlenimlerin yanıltıcı olduğunu fark ettim. Konya benim içinde yaşarken göremediğim tarihi araştırırken keşfettiğim yeni bir dünya diyebilirim. Aslında birçok insan için de öyle olduğunu fark ediyorum gün geçtikçe. Belki bu yüzden Konya'yı yazmayı çok seviyorum. Keşfettiklerimi buna vakti olmayanlarla paylaşmak görev gibi geliyor ve çok güzel geri dönüşler alıyorum. Çünkü Konya, kat kat perdeler ya da peçeler altında gizlenmiş gizemli bir güzel gibi, her birini kaldırdıkça daha önce hiç tanımamışım diye hayran olduğum başka bir yönünü görüyorum." 

Bu güzel sözleriyle Fatma Şeref, Konya ve yazma aşkını dile getirirken aslında kendi kişiliğinden de ipuçları veriyor. Bir insanın kendini yetiştirmesi, yaşadığı şehri tanıması, o şehri sevmesi ve sevdirme çabasının güzelliklerini kendi ruh dünyasında da taşıdığını her satırında sezdiriyor karşısındakine. Araştırma şevkini, merakını ve heyecanını duyabiliyorsunuz sözlerinde.  

19399392_1481013445252866_7034007995853048671_n.jpg

Fatma Hanım'la ilk tanışmamız facede oldu ilkin. İlk karşılaşmamız ise Koyunoğlu'nda ikindi sohbetleri konferanslarının birinde oldu. Kendisini tanıdıkça pozitif enerjisini ve samimiyetini, insancıl tavrını çok sevdim. Başka bir şehirden gelip bu şehri böyle benimsemesine hayran oldum. Bir Konyalı olarak bu konuda kendisine teşekkür etmek isterim. Siz okuyuculara ise gerek gazetemiz Memleket'te yazdığı yazıları gerekse kitaplarını takip etmenizi tavsiye ederim. Göreceksiniz ki gerçek bir yazar ve serüvenci bir ruhla karşı karşıyasınız. Kendilerine uzun bir yazı hayatı ve Konya'nın derinliklerine yapacağı uzun yolculuklar diliyorum. İlhamı bol eserleri bereketli olsun. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.