• BIST 97.886
  • Altın 277,383
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Konya 14 °C
  • El Chapo’nun mirası: Meksika’da şiddet ve uyuşturucu
  • TMO buğday ve arpa satışlarına başlıyor
  • Ahmet Hakan'dan Arınç'ın damadının tahliyesine tepki
  • El Chapo’nun mirası: Meksika’da şiddet ve uyuşturucu
  • TMO buğday ve arpa satışlarına başlıyor
  • Ahmet Hakan'dan Arınç'ın damadının tahliyesine tepki

Kimliğin Muhafazası ve Umut Tâcirliği

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş

Yılbaşı kutlamalarının Müslüman kimliğinde yoktur. Bu günler benliğimize bizi yabancılaştıran, gerçek kimliğimizi kaybetmemize sebebiyet veriyor. Kendi inanç sistemine, kültürüne yabancılaşan bir millet birliğini ve bütünlüğünü kaybeder.

Hristiyan adeti olan ve İslam dini ile hiçbir ilgisi olmayan yılbaşı kutlamaları;  içki, kumar gibi Allah’ın haram kıldığı faaliyetlerin adresi oluyor. Türkiye’nin birçok yerinde AVM ve işyerleri,  yılbaşı için süsleniyor.

Her dinin, inanç sisteminin kimliğini oluşturmada şiarları vardır. İslamın bu şiarları korunmalıdır. Bu dini semboller korunmadığı takdirde kimliğimizi ve şahsiyetimizi kaybederiz. Dolayısıyla yılbaşı denildiği zaman daha çok Hristiyanlık aklımıza geliyor. Batı kültüründe bu yılbaşının endüstriyel, dini ve ticaret boyutu var. Alışveriş ihtiyacı olmadığı halde yılbaşı geliyor diye insanlar tüketim çılgınlığına yönlendiriliyor. Bu sebeple yılbaşının aşırı derecede bir haz ve bu uğurda sınır tanımayan eğlence boyutları var. Burada Hristiyanlık sembolize ediliyor.  Noel Baba diye bir figürden bahsediliyor, bizim kültürümüzde böyle bir figür yok.

 Müslümanlar kendi kimliklerini kendi dini şiarlarıyla ilgili bu sembolleri hayatlarında canlı tutmaz da bir başka kültürün, inanç sisteminin sembolleri öne çıkarılırsa biz gençliğimizi, insanımızı Müslüman kimliğinden soyutlamış oluruz. Kendi inanç sistemine, benliğine, değerlerine ve kültürüne yabancılaşan bir millet birliğini ve bütünlüğünü kaybeder. Bunun içinde başka kültürlerden insanlar, misyonerler sağlam bir İslam kimliği gördükleri zaman ilk yaptıkları iş bu Müslüman kimliğini parçalamak oluyor. Bütün bunlardan dolayı Müslümanlar yılbaşını sıradan bir gün ve gece gibi değerlendirmesi gerekiyor. Benliğimize bizi yabancılaştıran, gerçek kimliğimizi kaybetmemize sebebiyet vermesi açısından olaya bakmamız gerekiyor. Ülkemizde aynı zamanda yılbaşı bazı haramlara da âlet ediliyor. Bunlardan birisi de  Milli Piyango meselesidir.

İslam fıkhında; taraflardan bir kimsenin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı bütün şans oyunları kumar kapsamında değerlendirilip haram kılınmıştır. Emek olmadan terlemeden elde edilen kazanca İslam karşıdır. Şans oyunları yasal olabilir ama helal değildir. Müslümanların bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Zira bir taraf karşılıksız olarak kaybederken, diğer taraf taraf da hak etmeden kazanmaktadır. Buna göre şans faktörüne dayalı olan Milli Piyango, toto, müşterek bahis, ganyan gibi tertip ve oyunlar da kumardır ve haramdır.  Bunların isminin başında “millî” kelimesinin bulunması onların haram olmasını ortadan kaldırmaz. Bu tür kumarlar geniş kitlelerin iştirak etmesi sebebi ile zararı daha da yaygın hale gelmektedir.

Her yıl insanların büyük ümitlerle oynadıkları Milli Piyango, bugüne kadar kimseye hayır getirmedi.  Geçmiş yıllarda büyük ikramiyeyi kazananlar bir anda Türkiye’nin en zenginleri arasına girdiler ama kısa bir zaman sonra pek çoğu ailesini dağıttı ve bugün sefalet içinde hayatlarını sürdürmektedirler. Onun için bu tür haram oyunlardan uzak durulmalıdır. Milli piyango ve şans oyunları haramdır. İnsanların haram kazançlara yöneliminde din eğitimi eksikliği göze çarpmaktadır. Her ne kadar bu tür oyunların hasılatından bazı kuruluş ve hayır kurumlarının yararlanıyorsa da bu durum, onları meşru hale getirmez, haramlık hükmünü değiştirmez. Temiz ve helal olan gıda ve gelirlerle beslenip geçinmek Allah’ın emridir. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin olsun ki bir kul haramdan mal kazanır ve o maldan (güya) Allah yoluna sarf eder ki; malı kendisine hayırlı olsun... O maldan sa­daka verir ki; sadakası kabul olsun... Malını sarf edip kendisinden sonraya bırakmaz... Hayır, bu, onun için cehennem ateşini arttırmaktan başka bir şeye yaramaz. Cenab-ı Allah kötülüğü kötülükle silmez. Ama kötülüğü iyilikle siler. Murdar, murdarı silmez. ." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, Risale yay. , 1999, Tahkik:Şuayb Arnavud, VI, 189).

Cenab-ı Hak bizleri bâtıla benzemekten ve harama düşmekten  korusun!..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim