• BIST 85.840
  • Altın 248,248
  • Dolar 6,0476
  • Euro 6,7441
  • Konya 26 °C
  • O tarihte hesaplarda... Kimler ne kadar emekli ikramiyesi alacak?
  • Mektup, telgraf ve mesajlardaki 27 Mayıs
  • Basra’dan Doğu Akdeniz’e stratejik hamleler: Savaş kapıda mı?
  • O tarihte hesaplarda... Kimler ne kadar emekli ikramiyesi alacak?
  • Mektup, telgraf ve mesajlardaki 27 Mayıs
  • Basra’dan Doğu Akdeniz’e stratejik hamleler: Savaş kapıda mı?

Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırı! Köşe yazarları ne yazdı?

Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırı! Köşe yazarları ne yazdı?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırı gündemin ilk sırasına yerleşti. Gazetelerde ve köşe yazarlarının gündeminde saldırı vardı. Yazarlardan gen olarak sağduyu çağrısı gelirken Kılıçdaroğlu ve CHP’ye yönelik eleştiriler de dikkatlerden kaçmadı.

APO HEYKELİ DİKECEKLERLE SEÇİME GİRENLER NE BEKLİYORDU

“Kimseden korktuğum için falan değil. Şiddeti hiçbir zaman tasvip etmediğim için, Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğu reddediyorum.

Onaylamıyorum, kabul etmiyorum..

Ama gerçekleri de yüzlerine vurmak istiyorum..

CHP’liler, CHP Genel Başkanı, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna şaibeli bir şekilde oturan Ekrem İmamoğlu..

Kamuoyuna bir açıklama yapmaları gerekmez miydi?

“Şehidlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz”un bir adım ötesinde..

“Selahattin Demirtaş’ı iyi bir siyasetçi olarak görüyorum” diyen Ekrem İmamoğlu'nun açıklaması gerekmez miydi: “Biz bu ülkede Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen Demirtaş'ın, bu sözünü de beğeniyor mu?

Yok öyle, laga luga yapmak..

Mevzuyu karambole getirmek..

Herkes dürüst olsun..

İlkeli olsun..

…Biz Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğu kabul etmediğimizi söylerken..

Kılıçdaroğlu, askere sıkılan kurşunların tetikçilerini, tüm milletvekilleri ile kınayamıyorsa..

Halkı aldattığını sanmasın..

Gebze’de, teröristbaşı Apo'nun serbest kalmasını isteyen cezaevindeki çocuklarına destek veren anneleri, hukuka aykırı şekilde omuzlarından ittiren polisi, onlarca CHP milletvekili kınarken..

4 askerimizi şehid eden PKK’lılar.. PKK’lılara destek çıkan HDP’liler, aynı sayıda CHP milletvekili tarafından kınanmıyorlarsa..

Yani, çocuğu cezaevinde olan annelerin dağılması için "omuzlarından itilmesi" olayı; "insan hakkı ihlali" olduğu, doğru olarak belirlenirken..

CHP milletvekilleri akılları sıra uyanıklık edip, “Kınamaya mecbur muyuz” söylemi ile askerlerimizin şehid edilmesine sessiz kalıyorlarsa..

HDP’lileri memnun etmek için..

Askerlerimizi şehid eden PKK’lıları, onlara zemin hazırlayan HDP’lileri kınamıyorlarsa..

Ben şiddete kökten karşı olduğum için Kemal Kılıçdaroğlu’na atılan yumruğa “hayır” derim ama..

CHP’nin oynadığı kirli oyunu fark eden halk, yapılanlara hepten seyirci olmak istemeyebilir..

Ben arzu ederim ki, sadece sözlü protestoda bulunsunlar..”

Ali Kahasanoğlu-Yeni Akit

 

Başkan Erdoğan'ın durduğu MUTEDİL YERDE DURALIM

“Türkiye'de birilerinin iç savaş planları olduğunu, kardeşi kardeşe kırdırmak istediğini bir kez daha görüyoruz. Bütün darbelerin gerekçeleri hep böyle başlamıştır. 1980 öncesi kanlı olaylar sağ-sol kavgası diye başlamış, kardeş kardeşi öldürmüştür. Olan Türkiye'ye olmuş, ekonomik kalkınma ve refah hep ertelenmişti.

Türkiye'de kimse hukukun üstünde değildir. Devletimiz ve güvenlik güçlerimiz dağdaki teröristleri zaten gebertiyor. Şehirdeki teröristlere hukuk gereğini yapıyor ve yapacaktır da. İşte burada CHP teröre sempatiyle bakan vekillerini, Canan Kaftancıoğlu gibi il başkanlarını, Sera Kadıgil gibi vekillerini dizginlemelidir. "YPG'yi terör örgütü olarak görmüyoruz" türü provokatif açıklamaları sonlandırmak zorundadır. Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG devleti kurulmak istenirken, Türkiye'nin millî birliğini tehdit eden açıklamaların kimseye faydası yok. Olmadığını da görüyoruz.”

Cem Küçük-Türkiye

 

KILIÇDAROĞLU'NA YAPILAN SALDIRI...

“Tartışılacak bir tarafı yok. Esefle kınıyoruz. Provokatörlerin bir an önce bulunmasını temenni ediyoruz.

Lakin şurası bir gerçek ki, şehit cenazelerinde CHP’ye ve dahi Kılıçdaroğlu’na tepki yeni bir şey değil. Özellikle son yıllarda gönderilen çelenklerin parçalandığına, ıslıklı protestolara, sözlü sataşmalara şahit olduk…

Sebebi de 2015’te ‘beraber iyi salladık’ tebrikleşmesiyle başlayan, 2019’da aleni yapılan CHP-HDP işbirliği… 24 Haziran seçimlerini “Bütün renkleri Meclis’e soktuk” diyen Kılıçdaroğlu’ydu.

31 Mart seçimleri öncesi HDP Eş Genel Başkanı “İstanbul ve Ankara adayları bilecek ki seçilmişlerse bizim oylarımızla seçilmişlerdir” demiş.

CHP’li vekil Aysu Bankoğlu “PKK’lıların oyuna talibiz” demiş.

Yine Kılıçdaroğlu, ‘YPG bize mi saldıracak?” demiş.

Bazı HDP/PKK’lı isimler “CHP’nin belediye meclis üyeleri” listelerinde yer almış…

Daha birkaç gün önce İmamoğlu, “hiç tanımam, benimle ne alakası var” dediği Demirtaş’a methiyeler düzmüş.

İşte bu yüzden şehit cenazeleri CHP için provokasyona çok açık. Tekrarlayalım, şiddetin hiçbir şekilde mazereti olamaz. Şiddet hiçbir surette hiç kimse için hak arama yöntemi olamaz. 

PKK, FETÖ başta olmak üzere teröristlerle mücadele bu ülkenin en hassas olduğu konudur. Kılıçdaroğlu’nun meydana çıkıp saldırıyı “Kuvayı Milliye” ile anlatıp sonrasında “mağduriyet” edebiyatına bağlamasını anlayamadık.

Tahrik etmek yerine itidal, sağduyu çağrısı yapılmalı.

Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun diyorum. “

Hikmet Genç-Akşam

6-090.jpg

6-copy-013.jpg

TERÖRİSTLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEYİN

“Bu saldırının hiç bir açıklaması olamaz, erekçelendirmeye çalışan açıklamalar da kabul edilemez. Bunun organize bir saldırı olduğu açık. Nitekim Ankara Cumhuriyet Savcılığı saldırı ile ilgili terör ve organize suç kapsamında soruşturma başlattı.

Bu saldırının faillleri ve arkasındaki karanlık güç ortaya çıkarılmalı. Bu saldırı ülkemizdeki kutuplaşmanın geldiği noktayı gösteriyor. Terörislerin amacı da bu; toplumsal gerilim hatları üzerinden iç kargaşa çıkarmak. Bu oyunu bozacak tüm girişimler yapılmalı.

En önemli görev siyasetçilere düşüyor. Siyasi rekabet adına meydanlarda özellikle iktidarın CHP’yi hedef alan sözleri toplumsal gerilimi arttırıyor. Herkes birbirine düşman oluyor. Bu iklimi fırsat olarak gören karanlık odaklar devreye giriyor.

Seçim bitince yatıştırıcı açıklamalar gerilimi yok etmeye yetmiyor. Yetmediğini Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı ile görmüş olduk. Yine söylüyorum, bundan yalnızca terör örgütü PKK kazançlı çıkıyor. Bu yüzden biran önce kutuplaştırıcı söylem ve davranışlardan vazgeçmek gerekiyor. Hepimizin ortak düşmanı PKK ve FETÖ gibi arkasına emperyalist güçleri almış olan terör örgütleridir. Onlara karşı birlik olmalıyız.”

Nedim Şener-Posta

 

KILIÇDAROĞLU’NA ‘DERİN’ SALDIRI

“Seçimlerden sonra Türkiye’nin normalleşmesi için adımların atıldığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye ittifakı” için elini uzattığı muhalefetin o eli sıkmaya hazırlandığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’na yapılan bu saldırıyı geçiştiremeyiz. Bu heyecanlı birkaç gencin saldırısı olarak görülemeyecek kadar “derin” bir iştir.”

Abdülkadir Selvi-Hürriyet

 

GELE GELE BURAYA DA MI GELDİK

“Muhalefet lideri, üstelik de yakın geçmişte PKK’nın suikast girişiminin hedefi olmuş bir lider gözü dönmüş bir kalabalığın hedefi olabiliyor. Utanmadan, çekinmeden dakikalarca saldırıp ardından saatlerce onu kuşatabiliyorlar…Gele gele buraya mı geldik? Bu seviyeye mi düştük. Öfkenin, hamasetin, şovenizmin kaba gücüne teslim mi olduk? Sözü bitirdik de işimizi bilek gücüyle mi görmeye karar verdik? Sorumlular sorumsuzlar, sakinleştirenler tahrik edenler, endişe edenler göz yumanlar…Herkes bilsin ki bu yol yol değildir. Ayrıca hepimiz bilelim ki bu utanç verici sahne

müşterek yenilgimizdir, müşterek ayıbımızdır…”

Mustafa Karaalioğlu-Karar

 

Hemen, derhal, şimdi olsun o TÜRKİYE İTTİFAKI!

“Tekrar geçmiş olsun ülkeme ama bitirmeden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “Siyaset milletin maslahatını kendi menfaatinin önüne koymayı gerektirir. Türkiye’nin bekası vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği her türlü politik hesabın üstündedir. Seçim tartışmalarını geride bırakarak ekonomik ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündemimize odaklanmamız şarttır. Dönem kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir… Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak 82 milyon TÜRKİYE İTTİFAKI olarak hareket etmeliyiz!” konuşmasını hatırlatmak ve bir yurttaş olarak memleketin hayrına olacak TÜRKİYE İTTİFAKI siyasetinin biran evvel hayata geçirilmesini talep ettiğimi belirtmek istiyorum…”

Sevilay Yılman-Haber Türk

 

KILIÇDAROĞLU’NA YUMRUK

“Pazar günü de o askerlerimizin cenaze törenlerinden birinde ana muhalefet lideri yumruklu saldırıyauğradı.

Dün bu perspektifle sağduyu mesajı verdiğim ve Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmiş olsun dediğim twitime kimi takipçilerimizin "O da HDP ile ittifak yapmasaydı" türünden yorumlar yaptıklarını okudum.

Partilerin terör örgütünün siyasi kanadıyla kurdukları ilişkinin siyasi meşruiyetine dair eleştirilerimizi elbette unutturmamalıyız.

Acısı taze insanları da anlıyorum. Ancak dün Çubuk'ta yaşananların bu haklı eleştirilerimize bir katkısının olmadığını, tam aksine verilen 31 Mart'ta gördüğü umutla biti kanlanıp kan akıtan PKK'nın istediği tablo olduğunu da unutmamalıyız.

Arzu ettikleri, birbirinin simetrisinde olan etnik milliyetçilikleri körükleyip, seçimlerden huzur ve istikrar çıkartan Türkiye'nin yumuşak karnına yüklenmek.

Bize düşense yumruk atayım derken gardımızı düşürmemek.”

Melih Altınok-Sabah

 

Bu olay ders olsun

ARTIK ATEŞLE OYNANMASIN

“Şehit Mehmetçiğimiz Yener Kırıcı’nın Çubuk’taki cenaze töreninde bir grup, Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırdı. Görüntüler ürkütücüydü. Adeta bir linç girişimi yaşanıyordu. Bazı köylüler, sağduyu içinde “saldırganlar bizim köyden değil, provokasyona gelmişler” diye tepki gösteriyordu. Saldıranların temel motivasyonunu tahmin etmek zor değil. Siyasetçilerin ve bazı medya kuruluşlarının son dönemde kendinden olmayanları “hain” gibi gösteren, hedef tahtasına koyan kutuplaştırıcı dilinin kaçınılmaz sonucuydu bu saldırı. Kılıçdaroğlu’nun bütün siyasi rakipleri bu saldırıyı kesin bir dille kınamalı ve bu kör şiddetin karşısında olduklarını “ama”sız göstermelidir. Sorumlular da tek tek yakalanmalı, cezasız bırakılmamalıdır. Aksi takdirde bu ülkede hep birlikte uyum içinde yaşamamıza vesile olacak bir “Türkiye mutabakatı”nı yakalamamız imkansız. Bu provokasyonları boşa çıkarmanın en iyi yolu, bu cennet ülkede gerilimin, kavganın değil, huzurun ve barışın dilinin hakim olmasıdır.”

Deniz Zeyrek-Sözcü

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim