• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Konya 26 °C
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek
  • Fatih Terim'in dokunulmazlık zırhı!
  • Cumhurbaşkanı avukatı Gülen'in suçlarını sayarken kulaklarını kapattılar
  • FETÖ'nün Kodları: Hakan Çiçek

Kenya Notları 3

Adem Alemdar

Obama'nın memleketi: Kenya


Kenya, ekvator kuşağında olduğu için gece ve gündüz saatleri fazla değişmiyor. Yani sürekli 12 saat gece 12 saat gündüz. Tropikal iklim hakim olduğu için çok sıcak veya çok soğuk olmuyor. Özellikle sabaha karşı hafif yağmur atıştırıyor sürekli. Sıcaklık çok olmamasına karşın nem oranı yüksek olduğu için klima hayati önem taşıyor. Geceleri klimasız uyumak imkansız gibi görünüyor…

Mombasa’da misafir olarak kaldığımız Light Acadey Schools’un güzel, temiz ve klimalı misafir odaları var. Okulun baş aşçısı Türk olduğu için damak tadımıza uygun yemekler hazırlıyor sağ olsun bize. Hemen her öğünde soframızda meyve suyu da eksik olmuyor…



Okulun üst katına geniş bir veranda yapılmış. Yemeklerimizi Hint Okyanusu’nun güzel manzarasına karşı ve temiz bir havada yiyoruz…

Okul müdürü Atilla Dumlu kardeşimiz bize Mombasa’yı gezdirmeye devam ediyor. Şehir okyanusun kenarında adalar üzerine kurulu olduğu için denizle iç içe. Akşam saatlerinde gün batımını deniz kenarında izledikten sonra hemen yolun kenarındaki mescide doluyoruz. Akşam namazımızı toplu olarak kılıyor ve şaşkın bakışlar arasında sahildeki seyyar satıcılara doğru yürüyoruz. Kendilerinden alışveriş yapmamız için çağırıyorlar; biz birinin önüne duruyor ve sattığı şeylerin ne olduğunu soruyoruz. Palmiye ağacının kökü olduğunu öğrendiğimiz bir bitkiyi patates şeklinde kesip ateş üzerindeki yağa atıyorlar ve taze cips oluveriyor anında. Tadına bakıyoruz, gerçekten patates cips gibi. Sonra yer elmasına benzer bir bitkiyi közde pişirmişler, onlardan alıyoruz. Pancar-patates arası harika bir tat alıyoruz. Taze Hindistan cevizi kesiyorlar, suyunu içiyoruz. Bizim buralardaki gibi iyice olgunlaşmadığı için içimizi kesmiyor, çokça içiyoruz…




Akşam, okulun konferans salonunun elektrik işlerini yapmak için iki ay evvel Türkiye’den gelen ustayla muhabbet ediyoruz. Anlattığına göre M. United ile Bursaspor’un geçen ay yaptıkları maçta Kenyalılar İngiliz takımını tutmuşlar. İngilizler gol attıkları zaman kendileri atmış gibi sevinmişler. Bunu ilk duyduğumuzda kızıyoruz, ama sonra anlıyoruz kızacak bir şey olmadığını. Çünkü İngilizler bu adamların hayatlarının bir parçası. Yıllarca sömürdükleri yetmezmiş gibi halen ‘efendi’ olarak bulunuyorlar bu ülkede. Kenyalılar’ın İngiliz takımlarını tuttuklarını ve maçlarını sürekli takip ettiklerini öğreniyoruz…

Kenya’nın belli başlı üç büyük şehri var. Bunlardan birisi başkent Nairobi diğerleri de bizim bulunduğumuz Mombasa ve Kısumu. Bu şehirler arasında karayolu ulaşımı eski ve kamyondan bozma otobüslerle yapılıyormuş yakın zamana kadar. Türk okulları sayesinde buralara gelen bir müteşebbisimiz Bursa’dan direksiyonunu soldan sağa çevirttiği 403 marka otobüsle Nairobi-Mombasa arasında otobüsçülüğe başlamış evvelki yıl ve oldukça memnun kalmış. Geçen yıl ikinci otobüsü getiren müteşebbis bu yıl da 4 otobüs daha alarak filosunu genişletmiş. 460 kilometrelik bu yolda 26 TL karşılığında insanları taşıyormuş. Duyunca şaşırdık ve sevindik tabi doğal olarak. Başka Türk müteşebbisleri de duyduk buralarda iş yapmaya başlayan. Örneğin güvenlik sistemi kurma işini İtalyanlar yapıyormuş burada. Bir Türk firması 3’te bir fiyata aynı işe teklif verip iş almaya başlamış…




Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barak Obama’nın aslen Kenyalı olduğunu çoğunuz duymuşsunuzdur. Hatta ilk adının Hüseyin ve çocukken de Müslüman olduğunu…

İşte bundan dolayı Kenya şuanda önemli bir ülke haline gelmiş. Hatta Obama’nın dolaylı olarak Kenya’ya yardım ettiği halk arasında konuşuluyor. Gerçekten yardım ediyor mu bilinmez, ama Obama’nın ister istemez bu ülkeye bir sempatisinin olmadığını kimse iddia edemez. Türk okullarının Kenya’da başarılı olması dolaylı olarak ABD Başkanı Obama’yı bile enterese eder hale gelmiş oluyor yani. Bizim aldığımız intiba da okulların oldukça başarılı olduğuna dair. Fakat Kenya’da eğitim çok önemli olduğundan ve İngilizler yıllar önce buraya el attığından daha gidilmesi gereken çok yol var…

 



Mombasa’da bulunduğumuz zamanı iyi değerlendirme adına dünyaca ünlü timsah bahçesine gitmeyi de ihmal etmedik. İçerisinde binden fazla küçüklü büyüklü timsah beslenen bu enteresan mekanda turistler için yapılan timsah besleme anını da büyük bir heyecanla izledik. Resimde heyetimizden Cem Ali Aksoy timsah yavrusuyla poz veriyor...


Yurt dışındaki Türk okulları neyin nesi?

 

Dünyanın dört bir yanında durmadan sayısı artan Türk okullarının nasıl kurulduğunu, ne zaman hangi ülkede ilk kez uygulandığını merak ettik. Fethullah Hoca özel olarak böyle dünya çapında bir organizasyon yapılmasını mı istedi, yoksa kendiliğinden büyüyerek bu hale mi geldi, belli bir hedef var mı, asıl amaç ne gibi binbir soru sorulabilir…

Tüm bu hususlarda özel olarak bilgilendirilmediğimi baştan belirtmek isterim. Ancak, yaptığım sohbetlerden ve aldığım intibalardan sizlere bahsetmek istiyorum…

Sovyetler Birliği dağıldıktan kısa bir süre sonra burnumuzun dibinde Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan gibi ülkelerin varlığından haberdar olduk. Hatırlayanlar bilir, rahmetli Turgut Özal ömrünün sonbaharında bu ülkelere seyahatler düzenlemiş ve bizleri buralarda yaşayan kardeşlerimize yardım etmeye davet etmişti. İşte o tarihlerde olup biteni yerinde görmek isteyen bir grup, Azerbaycan’a gider ve orada durumun vahim olduğuna şahit olurlar. Din namına neredeyse hiçbir şey bilinmediğini, içkinin, zinanın haram olduğunu duymayan, ama Müslüman olduğunu iddia eden insanları gören bu kardeşler durumu Türkiye’ye dönünce Fethullan Gülen’e açarlar. Hoca hiç vakit kaybetmeden Azerbaycan’dan Azeri öğrencilerin Türkiye’ye getirilip buralardaki okullarda eğitim almalarının sağlanmasını tavsiye eder. Öyle de yapılır. 1991 yılında Azerbaycan’dan gelen ilk öğrenci kafilesi burada hem dinini diyanetini öğrenir hem de ilmini almaya başlar…

Bir yıl sonra Azerbaycan’dan yeniden öğrenci getirmeye gidildiğinde garip bir şekilde engellenirler. Halen Türkiye’nin başının belası Ergenekon davasının temelde özü olan ‘derin devlet’ denen aygıt, Azeri derin devletini sıkılayarak, “Türkiye’de Azerilerin gerici olarak yetiştirildiğini” söyler. Böylece Türkiye’ye öğrenci getirilmesinin önü tıkanır…

Azerbaycan’ın hatırı sayılır bir ileri geleni, durumun ciddiyetini kavradıktan sonra Türkiye’den öğrenci getirmeye giden heyete şöyle bir teklifte bulunur. Biz size öğrenci yollayacağımıza siz bize öğretmen yollayın. Bu yepyeni bir şey; bugünkü yurt dışındaki Türk okullarının fikir olarak ortaya çıktığı andır. Yani yurt dışındaki Türk okullarının fikir babası benim ismini bilmediğim bu Azeri’dir. Yaşıyorsa Allah selamet versin, vefat ettiyse Allah rahmet eylesin…

Devamı yarın

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
burhan kursat özcan
21 Aralık 2010 Salı 21:56
yine bekleriz
adem abı,ben aşçı kürsat kenyadan sızı saygı ve sevgıyle selamlıyroum ve bzılerı burakaı turk okullarını ve bır kurbanı nasıl onurla ve sevıncle gceırdıgımızı dıle getirmişsınız gorunce ınanın cok memnun olduk.buralarda yanlız olmadıgımızı ve unutulmadıgımızı bır kez daha görduk.
41.139.177.102
müslime
24 Kasım 2010 Çarşamba 11:46
kenya gezisi
çok etkilendim ALLAH yardımlarınızı kabul etsin.
sabırsızlıkla devamını bekliyorum yazınızın çok akıcı.sayenizde kenyayı daha geniş tanıma fırsatı bulduk teşekkürler.
95.7.199.249
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim