• BIST 99.639
  • Altın 140,144
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Konya 21 °C
  • Bayramda hava nasıl olacak? Konya'da 5 günlük hava durumu!
  • Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasına ilişkin iddianame
  • Bakan Işık Bedelli Askerlik İddialarına Noktayı Koydu: Gündemimizde Kesinlikle Yok
  • Bayramda hava nasıl olacak? Konya'da 5 günlük hava durumu!
  • Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasına ilişkin iddianame
  • Bakan Işık Bedelli Askerlik İddialarına Noktayı Koydu: Gündemimizde Kesinlikle Yok

Kenya Notları 2

Adem Alemdar

Batı Kenya'yı sömürmeye devam ediyor


Kenya’nın ikinci büyük şehri Mombasa’da geziyoruz. Yollar fena sayılmaz, ama kaldırım henüz icat edilmemiş gibi. İnsanlar asfaltın bittiği yerden yürüyorlar. Çok fazla yaya görüyoruz ve sebebini merak ediyoruz. Hikmetini öğreniyoruz, insanlar işlerine yürüyerek gidiyorlar. Çünkü dolmuşa para vermek istemiyorlar. Basit bir yol parasını dahi vermek yerine kilometrelerce yürümeyi yeğliyorlar. Her gün saatlerce bu yolları yürüyerek aşıyorlar. Bu yürüme onların neredeyse tamamının zayıf kalmasına sebep olmuş. Kilolu bir Kenyalı görmek neredeyse imkansız…

Şehirde kanalizasyon olmadığını öğreniyoruz. Anladığımız manada bir belediye hizmeti de sunulmuyormuş. İçme suyunu ayrı, kullanma suyunu ayrı satın alıp ev ve işyerlerine depo ediyorlarmış. Çöpleri de bir firma ücreti karşılığında topluyormuş, şayet boş bir yerlere atmıyorsanız…

Fakat bu anlattıklarımdan çok geri bir şehirde olduğumuzu zannetmeyin. Antalya’nın Belek beldesine benzer geniş bahçeli villaları, yeşil alanları da var şehrin zengin muhitlerinde. Bu zenginlerin ikamet ettiği mahallede yerli tek bir Kenyalı’nın olmadığını öğreniyoruz hayretle. Buraları genelde Hintliler, Yemenliler ve Somalililer sahiplenmişler. Bir de halen buralarda oturmaya devam eden İngilizler. Hatta denizin hemen kenarında 1911 yılından beri hizmet veren golf sahaları da var. İngilizler gittikleri her sömürge ülkesinde olduğu gibi buraya da kendi keyiflerine göre golf sahaları, kriket alanları ve süper villalar yapmışlar…


Şehrin ana caddelerinden birinde ilerliyoruz aracımızla, gözümüze büyük bir cami ilişiyor. Biraz sonra da Hindu tapınağı çıkıyor karşımıza. Kiliseler ise her yerde kendini gösteriyor. Anlayacağınız burası çok kültürlü ve farklı dinlerin birbirine karışmadığı ender şehirlerden. Tropikal bir iklime sahip olduğundan bizdekine benzer seyyarlar arabalarında muzlar, ananaslar, mangolar ve ismini bilmediğimiz diğer meyveleri sergiliyorlar. Özellikle kadınları erkeklere nazaran çok bakımlı gördüm. Erkekler fazla renkli giyinmiyorlar, ama kadınların giysileri renk cümbüşü…

Mombasa’ya üniversite daha yakınlarda açılmış. Hıristiyanların çoğunlukla yaşadığı başkentte 4-5 üniversite olmasına karşın Müslümanların çoğunluğu oluşturduğu bu şehirde okuma oranları oldukça düşükmüş. Üniversite öğrencileri arasında Müslümanların sayısını oran olarak vermek gerekirse binde 3’müş. Maalesef, dünyanın her yerinde aynı manzara ile karşılaşıyoruz, Müslümanlar özellikle geri bırakılmışlar…


Arabaların markaları genelde Toyota, ama diğer markalardan da nadiren var. Toyota’nın en pahalı modeli büyük cipler özellikle tercih ediliyor burada.

Her ne kadar 1963’te İngilizlerden bağımsızlıklarını kazanarak cumhuriyet ilan etmiş olsalar da halen tam bir İngiliz sömürgesi durumundalar. Direksiyonlar sağda ve trafik soldan işliyor…

Kişi başı milli geliri 850 dolar civarında ve nüfusu 38 milyon. Bir çalışanın eline aylık yaklaşık 7 bin Şiling geçiyor ve 1 TL yaklaşık 50 Şiling ediyor. Yani Kenya’da asgari ücret 140 TL ediyor. Ama bu rakam sizi yanıltmasın, Kenya’da bu miktarın da altında gelir elde edenler olduğu gibi çok çok üstünde bir gelire sahip olanlar da mevcut. Yani tam bir tezatlar ülkesi…

Ülkenin altınını İngilizler sömürmeye devam ederken, geniş ve mümbit arazilerinde de Hollandalıların dünyaya pazarladıkları laleleri yetişiyor. İsrail ise Kenya’daki tüm keten üretimini elinde bulunduruyor (halat yapımında kullanılır) …

Garip ama gerçek, Kenya’da resmi dil İngilizce. Kendi dilleri olan Swahili’yi devlet resmen tanımıyor! Gazeteler İngilizce yayımlanıyor, okullarda eğitim İngilizce…

Ülkede sigara içme alışkanlığı yok denecek kadar az. Hatta Nairobi’de sokakta sigara içmek yasak. Uymayanlara 10 bin TL ceza kesiliyor, tekrarlayanlara ise 6 ay hapis yolu görünüyor…

Yüzde 5 azınlığın ülke ekonomisinin yüzde 70’ine, yüzde 10’luk bir kesimin yüzde 25’ine hükmettiği, yüzde 85 oranındaki nüfusun ise geri kalan yüzde 5’lik bir payla iktifa ettiği bir ülke burası.


 

 

Yurt dışındaki okullar kimin?

 

Mombasa’da misafir olarak kaldığımız Light Academy Schools (Işık Koleji) binası da genelde zenginlerin ikamet ettiği nezih ve temiz bir yerde. 15 dönümlük arazi üzerine kurulmuş modern binada neredeyse yok yok. Bu okulun arsasını Antalyalı hayırseverler alıvermişler. Binasını da Almanya’daki hayırseverler dikmişler…

Okulun yapımında; çimento, kum ve tahta dışında neredeyse tüm malzemeler Türkiye’den gitmiş. Tabi bağışlar binanın yapımıyla sınırlı değil. Tefrişatın da tamamı Türkiye’den konteynırlarla ulaştırılmış. Çok ünlü bir mobilya markamız örneğin tüm binanın kanepe ve koltuklarını yollamış…

Yurt dışındaki tüm okullar gibi burası da bir vakfın himayesinde. Ömeriye Vakfı adına yapılıyor hizmetler. Bu okulların sahibi ne A kişisi ne de B cemaatı. Okullar Müslüman Türk milletinin bağışları ile yapıldığı için hepimizin. Buraları büyütmek, genişletmek ve geliştirmek de bizim vazifemiz…Ancak yine de milyonlarca insanın bağışlarıyla yapılan bu okullara ‘cemaatın’ deniliveriyor.

Cemaat denilerek kastedilen, Fethullah Gülen'in tavsiyelerini, üslubunu, dine hizmet metodunu benimseyen insanların oluşturduğu topluluk. Ama pek çok kimse hala cemaat derken özel bir vurgu yapıyor…

“Çok büyüdüler, her yerde onlar var, bu işin sonu ne olacak? Böyle giderse dünyayı ele geçirecekler" deniliyor…

Cemaat denilerek araya özel bir mesafe konulmaya çalışılıyor. Yani siz cemaata mensup değilseniz, korkmanız gerekiyor. AK Parti iktidarıyla eş zamanlı büyümeye ise özel bir gönderme yapılıyor. Oysa o gayretli çalışmayı kim yapsa karşılığını Allah ona da verecek…

8 yıl Sibirya’da buz gibi bir ülkede öğretmenlik yapıp ardından da sıcak bir ülke olan Kenya’ya gelen Boğaziçi Üniversitesi mezunu gencecik öğretmenler gördüm…

20’li yaşlarda analarından, babalarından, ahbaplarından ayrılıp dünyanın öbür ucunda ‘çalışmaya’ giden bu cengâverler olduğu müddetçe büyürler. Büyümeliler de zaten…

Türkiye’de çok daha fazla paralar kazanma potansiyeli olan bu gencecik eğitim gönüllüleri acaba ‘çalışmak’ için niye bu kadar uzak ülkelere gelmişler…

Dert çalışıp para kazanmak değil demek ki…

Dert, bambaşka…

İşte bunu herkes anlayamaz. Anlayamıyor da…


Devamı Yarın

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
HÜSEYİN GÜLŞİN
23 Kasım 2010 Salı 10:33
ALLAH UTANDIRMASIN
Kudsi bir dava uğruna yalnızca Allahın rızasını gözeterek yollara düşen Hizmet Erlerini Allah utandırmasın mahcup etmesin inşaallah. Eleştiren kardeşlerim bana bir şiirin mısralarını hatırlattı.
Evlerinden çıkamayanlar neyin emanetçisi acaba.
85.105.219.218
Mustafa Aksam
22 Kasım 2010 Pazartesi 21:44
Konya Notları ne zaman?
Adem bey kardeşim Kenya Notları tamam da Konya notları ne zaman?
88.226.52.186
bahri kılınçel
22 Kasım 2010 Pazartesi 18:30
iyi güzel harika
kenya ve cemaatın okuluyla ilgil çok doyurucu bilgi verilmiş.ancak şimdiye kadar kaç kişi islamı kabul edip kelimeyi şehadet getirmiş bu açıklanmamış gelecek seferde bu bilgi verilirse konya ve ilçeleri merakını giderir
88.254.46.131
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim