• BIST 90.182
  • Altın 147,016
  • Dolar 3,6547
  • Euro 3,9459
  • Konya 9 °C
  • Son referandum anketinde 'Evet' rekora gidiyor
  • Saadet Partisi referandumdan umutlu!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Hayır' Standına Sürpriz Ziyaret
  • Son referandum anketinde 'Evet' rekora gidiyor
  • Saadet Partisi referandumdan umutlu!
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Hayır' Standına Sürpriz Ziyaret

Kenya Notları 1

Adem Alemdar

Cemaat dünyayı ele geçirmiş!


Kurban Bayramı yaklaşırken bir dostum, “Bu sene Kurbanı birlikte Kenya’da keselim” demeseydi aklımın ucundan bile geçmezdi Kenya’ya gitmek…Bayram yaklaştıkça içimde ‘acayip’ bir ülkeye gitmenin tedirginliği ve heyecanı arttı. Ve nihayet yola çıkma günü geldi çattı…Burada isimlerini sayacağım 13 kişilik bir arkadaş grubuyla 14 Kasım Pazar sabahı Konya’dan uçağa bindik. Osman Gürbüz, Cem Ali Aksoy, Faruk Şekerci, Murat Pekergin, Ali Ulusan, Ekrem Özuysal, Selim Çorum, Orhan Pektaş, Sinan Can, Özgür Dumlu, Hakkı Şahin, Özgür Özey ve ben…


Kenya’da bizi tam olarak neyin beklediğini bilmeden cebimizde keseceğimiz kurbanların paralarıyla 6 saat 15 dakikalık bir uçuşla Pazartesi gününün ilk saatlerinde başkent Nairobi havaalanına ulaştık…

Bir süre önce yağmur yağmış ve sıcaklık 15 derece civarında. Çantalarımızdan montlarımızı çıkartıp sırtımıza geçiriyoruz. Daha önce aynı bölgede Sudan’a gitmiştim ve derme çatma bir havaalanına iniş yapmıştık. Kenya’yı Sudan’dan bile geri sanıyordum, yanılmışım. Giriş beklediğimden moderndi. Uçakta bizim gibi Almanya’dan kurban kesmeye gelenleri saymazsak yolcuların çoğu uzun bayram tatilini fırsat bilip safari yapmaya gelenler. Giriş mührümüzü parmak izlerimizi ve fotoğraflarımızı çektikten sonra 25’er dolar alıp vurdular. Valizlerimizi de sorunsuz bir şekilde teslim aldık…


Bizi havaalanının hemen çıkışında Nairobi’deki okullarda öğretmenlik yapan bir kardeşimiz karşıladı. 8 senedir orada öğretmenlik yapıyormuş ODTÜ mezunu Osmaniyeli Ahmet…

Birkaç saat bekledikten sonra Kenya’nın ikinci büyük kenti Mombasa’ya gitmek için yeniden uçağa bindik. Yaklaşık bir saatlik bir uçuştan sonra sabah saatlerinde Mombasa’ya indik…

Havaalanı çıkışında Mombasa Light Academy Schools’un Müdürü Atilla Dumlu kardeşimiz bizi bekliyordu. Okula ait minibüsle evvela misafirhaneye gittik ve güzel bir kahvaltıyla kendimize geldik. Kahvaltı sonrası Atilla kardeşimiz bize şehri gezdirdi…

Kenya’da; Nairobi’de 4, Mombasa’da da 2 olmak üzere toplam 6 Türk okulu var. Nairobi’deki okullar biri Kenya sistemiyle diğeri İngiliz sistemiyle olmak üzere iki ilköğretim, bir erkek lisesi ve bir kız lisesi. Mombasa’da ise bir ilköğretim ve bir erkek lisesi var. Okullarda toplam 1270 öğrenci eğitim görüyor. Türkçe mecburi ders olarak okutuluyor. Türkçe Olimpiyatları yapılmaya başlayalı Türkçe öğrenmeye ilgi çok fazla artmış…Her bir okulda ortalama 10-15 arası Türk öğretmen bulunuyor. Diğer öğretmenler Kenyalı.

Her okulun birer Türk muhasebecisi ve aşçıları var. Okullarda toplam çalışan sayısı 400’e yakın. Bunlardan 100 kadarı Türk. Karı-koca görev yapan öğretmenler var…



Mombasa’daki her iki okulun binası da bu sene içerisinde yapılmış. Daha evvel eski binalarda eğitim veriliyormuş. Okulda açık yüzme havuzu, tenis kortu, basketbol sahası ve halı saha ile geniş konferans salonları dikkat çekiciydi…

Enteresan bir olay anlatıldı bize okulların yapımıyla ilgili. Mombasa’daki okul binasının yapımını üstlenen Türk müteahhit binayı 3 ayda bitirmeye niyetlenmiş. Kenyalılar demişler ki bir senede bile bitmez. İşçiler çalışkan, ama hızlı değiller. Bir de Pazar günleri mutlaka kiliseye gidiyorlar. İki-üç kat yevmiye teklif ediliyor yine de Pazar günü çalışmıyorlar. Fakat müteahhit allem ediyor, kallem ediyor, işçileri birer ikişer ikna ederek inşaatı hızlandırıyor ve dediği gibi 3 ayda bitiriyor. Tabi inanılacak gibi değil…

Arefe akşamı Mombasa’daki Light Academy İlköğretim okulunda velilere ve şehrin ileri gelenlerine akşam yemeği ikram ediliyor. Biz de gecenin onur konuğuyuz ve ön masada yerimiz ayrılmış. Veli profili dikkat çekici derecede renkli. Hintliler, Yemenliler, Somalililer ve Kenyalılar; Müslümanlar, Hıristiyanlar, Hindular…

Mombasa Milli Eğitim Müdür Yardımcısı yemek sonunda yaptığı konuşmada Türk okullarını öve öve bitiremedi. Deyim yerindeyse mikrofonu elinden zor bıraktı. Orta Anadolu Makine Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran da davetliler arasındaydı ve bir konuşmada o yaptı. Her gittiği ülkede Türk okullarını görmekten duyduğu memnuniyeti anlatmakta zorlanan Dalgakıran, duygulu konuşmasında Fethullah Gülen Hoca’ya bu okullara verdiği ilhamdan dolayı teşekkür etti…

Yazımıza verdiğimiz ‘Cemaat dünyayı ele geçirmiş!’ başlığını kimi okurlarımız garipseyebilir kimi okurlarımız da açıklamaya gerek kalmadan anlayabilir, ama bilinmelidir ki bu başlık, meseleyi sorgulamak için değil, yapacağımız tespitlerin iyi anlaşılabilmesine katkı için atıldı...

Önyargılardan uzak, hatta önyargıları yıkarak ve hadiseye tam da bakılması gereken yerden bakarak görmek gerek. Ne demek istediğimizi yazı dizimizi okudukça anlayacaksınız...

Yazı dizimiz bir kaç gün sürecek. Bir yandan Kenya’yı tanıtacağım bir yandan da Kenya’yı yıllar önce keşfedip oraya okullar açıp gönüller fetheden eğitim gönüllülerinden ve yapılan çalışmalardan bahsedeceğim. Ardından da esas gidiş amacımız olan Kurban kesimi ve Kurban etlerinin köylerde bizi hacı bekler gibi bekleyen garip kardeşlerimize dağıtımını anlatacağım...

Şimdilik şunu söyleyebilirim ki, gittiğimiz köyde bize ‘niye bu kadar geç kaldınız, Hıristiyanlar sürekli buralarda...’ diye çıkışan teni kara, ama kalbi beyaz kardeşlerimizden selam getirdim size...

 

Devamı yarın

 


KENYA TARİHİ

Kenya, 1498’de Portekizli kaşif Vasco da Gama tarafından keşfedilmiş. Daha sonra bölgeye gelen Araplar ve Portekizliler arasında 200 yıl süren iktidar mücadelesine son noktayı 19. yüzyılda gücü ele geçiren İngiltere koymuş. 1585’de Osmanlı, donanmasıyla Mombasa kıyılarına Ulaş ve Emir Ali Bey kazanımları Portekizlilere karşı koruyabilmek için Mombasa’da limana hakim bir kale inşa ettirdi. 1589’da Hindistan/Goa’daki ana üssünden kaleyi fethetmek için gelen Portekizlilere başarıyla direnen Türk denizciler karadan gelen Zimba yamyamlarının saldırısıyla iki ateş arasında kaldılar ve Portekizlilere teslim oldular.

Portekiz Osmanlıya bağlanan kentleri tek tek ele geçirerek liderlerini ölümle cezalandırdı. 1895’te İngiltere tarafından ülkeye British East Africa adı verilmiş. 1902’de Victoria gölünün sınır kabul edildiği hatla Uganda ayrı bir yönetim altına alınmış ve Kenya bugün bildiğimiz sınırlarına sahip olmuş. 1914’te Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan kanlı çatışmalarda 200 bin Afrikalı yani ülkenin dörtte biri İngiliz ordusu tarafından öldürülmüş. 1944’te Kenyalı Afrika Birliği (KAU) adlı bağımsızlık örgütü kurulmuş ve 1947’de başına Jomo Kenyatta’nın geçmesiyle bağımsızlık faaliyetleri hızlanmış. 1952’de diğer bir bağımsızlık hareketi olan Mau Mau grubu beyaz yerleşimcilere saldırılara başlamış. Kenya Bağımsızlık Ordusu’na dönüşen bu hareketlerin başı kabul edilen Jomo Kenyatta tutuklanmış. Ardından başa geçen Dedan Kimanthi’nin de tutuklanmasıyla, örgüt İngiliz politikasını benimseyerek Afrikalıları öldürmeye başlamış. 1956’ya gelindiğinde çatışmalar 12 bin Afrikalı ve sadece 30 Avrupalının ölümüyle sonuçlanmış, 100 bin Afrikalı hapsedilmiş.

1959’da mahkumiyeti ev hapsine dönüştürülen Kenyatta, 4 yıl boyunca bir mağaradan kurtuluş hareketini yönetmiş ve Kenya 12 Aralık 1963’te bağımsızlığına kavuşmuş. Bağımsızlığın elde edilmesi, 72 farklı etnik gruptan oluşan ülkede yaşanan çatışmaları bitirmeye yetmemiş. İngilizce yerine Kiswahili’nin resmi dil olarak kabul edilmesi 11 yıl almış. Bu sırada komşu ülkeler olan Sudan ve Uganda ile çatışmalar devam etmiş. 1978’de Kenyatta’nın ölümü ile yeni bir kaos dönemi başlamış ve yerli politik grupların etnik çatışmaları körüklemesi sebebiyle İngiliz hayranlığı yeniden yükselmiş. Aralıklarla devam eden iç ve dış çatışmalar, yönetimdeki yolsuzluklar, ekonominin giderek kötüleşmesi sonucu 2001’e gelindiğinde 3 milyon Kenyalı kıtlıkla karşı kaşıya kalmış. Halen başkanlık sistemiyle yönetilen ülkede 224 milletvekilinden oluşan bir meclis, 8 eyalet ve 69 belediye bulunuyor. 2002’de yapılan açık oylama ile başkan seçilen Mwai Kibaki, eğitim, adalet ve ekonomi konularında reformlara gitmeye çalışmışsa da, yolsuzlukla mücadelede başarılı olmadığından çabalan yetersiz kalmış.

Bir işportacıdan alınan 6. sınıf tarih ders kitabının İngilizce olması ve müfredatın İngilizler tarafından hazırlanmış olmasının, İngilizlere olan saygı ve hayranlığı beslediği ortada. İngilizler, Kenyalıları ilk olarak köle olarak evlerinde çalıştırmaya başladıklarında, şehir dışından kilometrelerce yolu yalınayak yürümelerini şart koşmuşlar.

1963’e kadar Nairobi’ye ayakkabı ile girmek yasakmış. Fakat evlerde uyguladıkları politika, İngilizlerin adil olduğu inancının yerleşmesine sebep olmuş. Örneğin bir Kenyalı köle olarak bulunduğu evde bir bardak kırdığında ‘sahip’ gelip, kara kaplı ‘hukuk’ kitabını çıkarır ve “Bu yaptığının cezası 180 kırbaç, ama ben sana indirim yapıyorum 130 kırbaç” dermiş. Köle de sahibi ona merhametli olduğu için saygı duyarmış. İngilizler, Kenyalıları genetik olarak yetersiz ve yönetim kabiliyetinden yoksun olduklarına inandırmış ve bunu ‘bilimsel’ olarak öğretmiş, benimsetmiş. Jomo Kenyatta’nın ünlü sözleri tüm bu süreci özetler nitelikte: “Beyaz adam geldiğinde bizim topraklarımız, onların ise İncil’i vardı. Bize gözlerimizi kapayıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda bizim elimizde İncil, onların ellerinde topraklarımız vardı.”

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
karabela42
22 Kasım 2010 Pazartesi 12:56
ziyaret
Allah ziyaretinizi kabul kurbanınızı makbul etsin.
88.254.250.232
Mehmet
22 Kasım 2010 Pazartesi 10:42
tebrikler
yazı dizinizin yanında fotoğraflarınızıda görmeği çook isteriz.
88.254.20.217
Ali CEREN
22 Kasım 2010 Pazartesi 09:54
Amerikan taktiği
ABD liler de aynısını yapıyor. Kimilerine Amerika'ya götürerek güçlerini(!) gösteriyorlar. Zannediyorsunuz ki yenilmezler!
Bu kıyas sadece strateji anlamındadır.
Ancak siyasi arka planı da tartışmalıdır, tartışılmalıdır...
88.248.247.114
erdem
21 Kasım 2010 Pazar 23:08
Konya-Kenya
sizleri gerçekten tebrik ediyorum. Türkiyenin son yıllarda göstermiş olduğu atak anlatılamaz, herhalde ancak bu tür gezilerle yaşanarak anlatılır. umarım bir gün bana da nasip olur. dünya da ki Türk okulları bir efsane gibi kulaktan kulağa söylenir durur. sanırım efsaneyi yaşamak için gitmek görmek gerek. Yaşadıklarınızı bizimle paylaştığınız için tekrar teşekkürler.
88.231.132.39
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim