• BIST 104.001
  • Altın 145,505
  • Dolar 3,5061
  • Euro 4,1839
  • Konya 33 °C
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!
  • Danıştay'dan memurlara tayin müjdesi!
  • Diyanet'ten 'Kutlu Doğum' müjdesi
  • CHP'de bir FETÖ soruşturması daha!
  • Danıştay'dan memurlara tayin müjdesi!

Kendimizi çek edelim!

Muhammed Fatih Taş

Eşref-i  mahluk  (Yaratılmışların en şereflisi)  olan İnsan, yüreğinin genişliği, düşüncelerinin derinliği, azminin kudreti ve kararlılığının dirayeti nispetin de;  kendi dünya görüşüne  hizmet eden kalıcı eserler bırakır.

Şu gök kubbe de; hoş bir  sedanın yolu;  inanmaktan ve mücadele etmekten geçiyor.

Çelimsiz ağaç misali esen her muhalif rüzgar da;  savrulmamak için; asırlık çınarlar gibi sapasağlam toprağa kök salabilmemiz için;

Dertlerimiz, hedeflerimiz ve ideallerimiz olmalı.

Yukarıda ki; kavramlarımız özünü; kutsiyetimizden ve tarihimizden alırsa;

Esen hiçbir muhalif rüzgar bizi sarsamaz, zira biz, toprağa kök salmış koca çınar gibi;

Sırat-ı müstakim de; sabit kalarak ve görkemli tarihimizden güç alarak yürüyoruz.

Bizler, bu minvalden, bu  yoldan   ayrılmadığımız sürece;  esen   muhalif rüzgarlar şöyle dursun; fırtınalar, boranlar, tsunamiler  dahi bizi  sarsamaz, bizim net duruşumuzu bozamaz.

Rabbim’ize  karşı; samimiyeti, duygularımızın merkezi olan kalbimiz de; odak noktası haline getirdiğimiz de; ancak Sırat-ı müstakim de; sabit kalırız.

Ahir ömrümüz de; Sırat-ı müstakim üzerine sabit kaldığımız da;

Net  tavrımız, ve dik duruşumuz  kalıplaşacak ve böylelikle de; rol model insanlar olarak;

Toplumu, adalet, hukuk, kardeşlik, dayanışma ve  hoş görü kavramların içini doldurarak   şekillendireceğiz…

Olağanüstü bir arzuyla ve kavurucu   bir iştiyakla  bağlandığımız; ilkelerimizi ve ideallerimizi toplumun geneline nüfuz ettirme düşüncemizden bir an olsun ayrılamayız.

Bu gayretimizden ne zaman ayrılırsak; küçücük meseleleri;  girift bilmeceler haline getirip, kendimizi zifiri karanlıklara hapis ederiz.

O mukaddes  gayemizi  bir an olsun göz ardı ettiğimiz de;

Hafif hafif eserek denizin ılıklığını getiren; meltem rüzgarların da dahi sarsılırız, hırpalanırız.

Bir   beşere duyulan;  aşırı sevgi bile ruhsal, fizyolojik, biyolojik dengelerimizi alt üst edebilir.

Böyle bir durum da; kaybolan dengemizin tez zaman da; yerine gelmesi için; Yüreğe sevgiyi bahşedenin kudretini hatırlayıp,

‘BÜYÜK MESELEMEZİ’ anımsamalıyız.

Büyük meseleden, mukaddes gayemizden koptuğumuz da;

Küçücük problemleri, gereksiz ayrıntıları dahi  büyük meselemiz haline getiririz.

Evimizin şeklini,  saçımızın rengini, odamızın ebatını,  boyumuzu,  kilomuzu  hayatımızın tek meselesi haline getiririz.

Değerli okurlarım, unutmayalım!  Ümmet diye bir derdimiz, hak ve adalet diye bir  sancımız var.

Bizim ‘BÜYÜK MESELEMİZ’ var.

Değerli okurlarım, son  bir soruyla bitiriyorum.

İnsan kendi derdine mi yansın.?.?.?

Yoksa! İnsan o küçük derdini, kendi ruh dünyasın da; devasa bir tasa haline getirip; kendi derdini; Dünya'nın merkezine koyup; gönül coğrafyamızda akan masum sabilerin kanlarına gözlerini kapatıp, kulaklarını tıkayacak kadar; duyarsız olmasına mı? Ez cümle; İnsan, o küçük derdine mi? Yansın! Yoksa; İnsanlıktan sıyrıldığına mı? Yansın.!. İnsan

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim