Ümit Savaş Taşkesen

Ümit Savaş Taşkesen

Kelebekler Vadisinde Yerli olmak

Tyb Konya olarak Kütüphaneler Haftası dolayısıyla Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’ın davetlisiydik. Kelebekler Vadisi ve Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesinde incelemelerde ve başkan ile fikir alışverişinde bulunduk. Benim açımdan verimli bir geziydi.

İzlenimler

Kelebekler Vadisi’ni daha önce gezme imkanı bulamamıştım. Antalya’da gözüme çarpan afişleriyle dikkatimi çekmişti. Ne hikmetse bir türlü gidememiştim! Şehre hakim bir tepeye (yükselti?) konumlanmış. Bilim Merkezine benzer bir komplekse benziyor. Girişte, ilk etapta ne anlam ifade ettiğini anlamlandırmakta zorlansanız da akıl yürütme becerilerini devreye soktuğunuzda Kelebeklerle ilgili (koza vb) heykel, sembollerin olduğunu tahmin ediyorsunuz.

Sıcak bir karşılama oldu. Daha önce bilmediğimiz, tahmin edemediğimiz için içeri girdiğinizde yaklaşık 36 derecelik tropikal bir iklim, nem ile karşılaştık. Yeşil, nemli, buğulu bir atmosfer. Bir an Jurassis Park filmindeki bir sahnede hissettim kendimi. Atmosfer, iklim, sıcaklık değişimi psikolojiye de hemen etki ediyor. Çevrenizde uçan kelebekler, tropikal bitkiler, nem. Fotoğraf makinalarının, gözlüklerin, kameraların ekranı buğulandığı için net fotoğraf çekmek biraz güç oldu benim için. Benzerlerini farklı ülkelerde gezip gördüğüm için ilgiyle incelemeye başladım. Vadinin çıkışında kelebek çeşitlerinin gösterildiği interaktif uygulamalar, sergi ve uygulama atölyesinin bulunduğu güzel bir kompleks. Maliyet ve dışa bağımlılık gibi kimi kaygılar ilk etapta akla gelse de şehre katılmış bir zenginlik olarak görmek gerekiyor. Hafta sonu aile ziyaretleri için uygun bir mekan. Avm gezmekten iyidir. Düşünen ve uygulamaya geçirenlere teşekkür ediyor, şehre böyle farklı bir mekan kazandıran Uğur İbrahim Altay’a teşekkür ediyorum.

Öneriler

Bir kısmını, toplantı esnasında kendisine karşı da dile getirdiğim önerilerim var. Uygulanır ya da uygulanmaz, bilemem. Öncelikle ve özellikle, Vadi içindeki yürüyüş yolunun kenarlarına vadi içerisinde bulunan kelebeklerin fotoğraflarının bulunduğu bilgilendirme afiş/tabela asılabilir. Karşımızda gördüğümüz kelebeğin türünün, adının, özelliklerinin ne olduğunu anında orada görmek vadi turunu sadece eğlence ve hoş vakit geçirme mekanı olmaktan çıkarıp keşfedici ve eğitici bir mekan haline getirir. Böylece bir rehbere bağlı olarak gezmek yerine bireysel olarak gezerken kendi ilgi ve merakınıza uygun olarak zaman geçirir, daha keyifli ve eğitici bir aktivite olur.

İkincisi ise, vadi içerisinde bulunan bitkilerin isimlerinin (sadece latince isimlerinin değil, varsa Türkçe karşılıklarının) da içinde bulundukları saksılara ya da üzerine uygun bir şekilde yazılması çok önemli. Ülke olarak ismini bildiğimiz ama resmini bilmediğimiz, resmini, şeklini bildiğimiz ama ismini bilmediğimiz felaket bir durum ile karşı karşıyayız. Eğitici ve öğretici olması için isim ve şeklin bir arada bulunduğu bir sistem kurmalıyız.

Bir başlangıç olarak, Vadi neden güzel bir örnek olmasın! Devamında şehrin parklarındaki ağaçlara dahi isimlerini yazabiliriz. Kendimin düşünüp ortaya attığı orijinal bir fikir, uygulama değil bu. Britanya’da gezdiğim parklarda, müzelerde gördüğüm örneklerden aktarıyorum sadece.

Üçüncüsü, Vadi’nin çıkışında, dondurulmuş kelebeklerin, larvaların sergilendiği bölümde, latince isimlerinin yanına, mümkün olduğunca Türkçe karşılıklarının da yazılması gerekli. Okuduğum onlarca latince kelebek ismini hatırlamıyorum ama adının Türkçe karşılığı var mı diye oradayken internetten kontrol ettiğim ve isminin Nusaybin Böceği olduğunu öğrendiğim kelebeği nerde olsa tanırım!

Dördüncüsü, Gezi sırasında, iklim koşullarına uyum sağlayamadıkları için Yerli Kelebeklerin Kelebek Vadisinde bulunmadığını ifade ettiler. Türkiye’de 180 civarında yerli kelebek türü var ve bunların 45 tanesi, Endemikmiş. Yani sadece Türkiye’de görülebilen türler. İslam Dünyası Kültür Başkenti olmamız dolayısıyla gelmesi muhtemel turist ve ziyaretçileri de göz önünde bulundurarak, bu türlerin kendilerini orada canlı olarak göstermek, yaşatmak mümkün değilse de en azından fotoğrafları, isimleri, bölgelerini içeren bir afiş, tabela sergilenebilir uygun yerlere, ki bence bir çok yer var ve bu mümkün.

Beşincisi, Bir mini el haritası, rehber, broşür hazırlanabilir. Kısa şehir tanıtımının yanında içeride bulunan kelebek türleri, yürüyüş krokisi, bölümler vs. bulunduğu bir broşürden bahsediyorum. Ziyaret hatırası olarak kalacak türden. Birkaç dilde yazılmış olmalı. Başkentseniz, varisseniz, iddianız varsa vizyonunuz ve uygulamalarınız da öyle olmalı.

Biraz da Eleştiri

Sağolsun mihmandarlarımız bizimle çok iyi ilgilendi, yardımcı oldular. Teşekkür ediyorum. Garipsediğim şey ise, Yazarlar Birliği üyesi yazarlar, gazeteciler ağırlanıyor, mekan gezdiriliyor ama Selçuklu Belediyesi Basın Bürosundan hiç kimsenin ekibe eşlik etmemesiydi! Basın bürosu hep başkanın yanında ve başkan nerede ise onu mu çekip servis etmeli? Yazar ve gazetecilerle daha iyi ve sıcak bir iletişim kurmanın bundan daha iyi fırsatı mı olur? Kendimi vadiye girmiş yerli kelebek gibi hissettim.Neyse, bizimkisi de işgüzarlık işte… Misafirperverlik için teşekkür ederim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.