• BIST 83.067
  • Altın 146,397
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Konya -5 °C
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri
  • Şamil Tayyar'dan, Fatin Dağıstanlı ve Tamer Korkmaz  için "Kripto FETÖ'cü"nitelemesi
  • Fetullah Gülen ilkokulu 17 yaşında bitirmiş
  • Anayasa Değişiklik Teklifi Yasalaştı! İşte Yeni Kanunun Getirdikleri

Karizması çizilen tıp fakülteleri!

Ufuk Karadavut

Son haftalarda haberlerde de izlediğiniz ve dinlediğiniz gibi ülkemizdeki bazı Tıp Fakülteleri arasında kıyasıya bir rekabet başladı. Rekabetin adı: organ nakli. Bu nakil diğerleri gibi değil. Oldukça farklılık arzediyor. Normalde nakil dediğimizde böbrek nakli, kalp nakli, ciğer nakli gibi nakiller geliyor. Ama şimdi yapılan ya da yapılmak istenenler bunların dışında olan nakiller. Yüz nakli, kol ve bacak nakilleri gibi nakillerdir. Aslında kol ve bacakları gerek doğuştan ve gerkse sonradan kaybedilenler açısından oldukça umut verici gelişmelerdi. Ama özellikle yapılan çalışmaların “eski ve ünlü tıp fakülteleri” nin yerine yani kurulan ve gelişmesini sürdüren tıp fakültelerinde olması nedeniyle sekteye uğramak üzere. Sebebi de bu eski ve ünlü tıp fakültelerinin karizmalarının yeni kurulan tıp fakülteleri tarafından çizilmiş olmasıdır.

Akdeniz Üniversitesi’nde Türkiye’deki ilk yüz naklini yaparak tıp tarihine geçen Prof. Dr. Ömer Özkan ile Hacettepe Üniversitesi’nde hem yüz nakli, hem de çift kol ve çift bacak nakli yapan Doç. Dr. Serdar Nasır, Kompozit Doku Nakli Bilim Komisyonu’nda karşı karşıya geldi. Akdeniz üniversitesinde yapılan çalışmalar başarılı olurken, Hacettepe üniversitesindekiler aynı başarıyı gösteremediler. Daha da ilerisi benzer bir operasyonu Gazi Üniversitesi de yapmak izin kolları sıvadı. Sonuç olarak başarılı olduğu ifade edildi. Ama “Başarılı” sözcüğünün neyi ifade ettiği, ya da ne olması durumunda başarılı olacağı yönünde bir açıklama yapılmadı. Ama sonuçta Hacettepe Üniversitesinde yapılan operasyonda Şevket Çavdar isimli hastanın ölümü ile işler iyici karıştı. Sonuçta doktorlara bir şey olmaz. Çünkü Tıp Fakültelerinde ilk başlayan öğrencilere verilen ilk ders: “İnsanlar ikiye ayrılır. Doktorlar ve diğerleri” diye derslerin verildiğini biliyoruz. Kendilerini bu şekilde nitlendirenlerin kendi kendilerine ceza vermeleri de beklenmemelidir. Sağlık Bakanımız, “Bilim insanlarının psikolojisini düşünmek lazım. Kolayca, suçlayıcı tavırların içine girmeyi doğru bulmuyorum.” Sözüyle herhangi bir yaptırım yapılmayacağınında teminatını vermiş oldu. Ama sembolik olarak yapıldığını tahmin ettiğimiz Hacettepe’nin organ nakli ruhsat iptal edilmiş. Akdeniz Üniversitesinde de daha dikkatli olmaları konusunda uyarı yapılmış.

Öncelikle Akdeniz Üniversitesini ve doktorlarını yaptıkları çalışmadan dolayı kutluyorum. Benzer başarılı çalışmaların mesela Konya’da, Erzurumda, Diyarbakırda, Adanada da yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum. Ancak bunlar yapılırken “Karizma çiziliyor” diye değilde gerçekten bunun gerekliliği düşünülerek yapılması daha doğru olacaktır. Dünyadaki örneklerine baktığımızda Özellikle omuzdan yapılan nakillerde hastaların tamamının öldüğü belirtiliyor. Acele ile yapılan nakiller dolayısıyla hastaların hatalı nakillerle karşılaşmaları da söz konusu olabilecektir. Zaten Hacettepe de yapılan nakilde de bu tür hataların olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır.

Kompozit Doku Nakli Bilim Komisyonu üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu, “Başarılı nakillerimiz sürecek. Ama endikasyona ve etik ilkelere uygun olarak sürecek” diyerek aslında kendilerinin etik olmayan bir şey yapmadıklarını ama etik olmayan işler yapanlarında olabileceğini ifade etmiştir. Bunun kontrolünü kim yapacaktır?. Veya eğer ölüm riski yoksa hasa istese dahi doktorlar bunu yapmak zorundamıdırlar. Hasta istese bile eğer doktorlar bunu yapmazlarsa ne olur. Ya da tam tersi olarak hasta istemediği halde doktor isterse ne olacak. Gibi sorularında cevaplandırılması gereklidir. Aksi taktirde bugün konuşulan yazılanların tamamına yakınını bir sonraki nakillerde yaşanabilecek aksaklıkları ve ölümleri duyduğumuzda yenilemek zorunda kalırız.

Ama bu tür çalışmaların bir iyi yönü olduğunu duyduk ve sevindik. Başarılı çalışmalar sonucunda organ bağışlarının sayısında yükselme olmuş. Ama Tıp fakülteleri arasında dışarıdan görülen rekabet dolayısıyla görülecek acelecilik ve beraberindeki başarısızlık sayısının artması bağış sayısını eskisinden de geriye götürebilir.

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim