• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Konya -2 °C
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı
  • Kahraman Ömer Halisdemir'in babası son sözlerini anlattı
  • FETÖ ile mücadelede yeni adım! Bunu yapan işe iade edilecek
  • Referandum mevsim engeline takıldı

Kalk ve uyar!

Sedat Coşkun

Tespit: İnsanlığın en büyük sorunu nedir sizce? Ne söylerseniz söyleyin, ‘’Allah’tan mahrum kalmak’’ kadar büyük sorun söyleyemezsiniz. O halde susayan birine su ikram etmek ne denli büyük bir iyilikse, Allah’a susamış gönüllere Allah’ı anlatmak o denli büyük bir ikramdır.

Olay:

“Ey örtüye bürünen! Kalk da uyar, Rabbini yücelt, Giydiklerini temiz tut. Kötü şeyleri terket.”(Müddessir Suresi 1-5. ayetler)

Bu ayetle beraber toplumsal dirilişin startı veriliyor. Son peygambere harekete geçmesi emrediliyor. Karanlıklar dağılmaya başlayacak, nur her tarafı saracaktır… Peygamber efendimiz ağır yükün altına bütün vücuduyla giriyor, insanlığın kurtuluşu için bir fedai gibi yaşamaya başlıyordu.

Müddessir suresinin 1-5 ayetlerinin nuzülünden hemen sonra, Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, kavmini Allah’a davete başladı. Cahil ve kaba bir kavme davet ediyordu. Din namına ancak putlara tapıyorlar ve kendilerini haklı çıkarmak için atalarının da onlara taptığı bahanesine sığınıyorlardı.

Ahlak namına kuru bir şeref anlayışından başka hiçbir şeyleri yoktu. Problemlerinin tek çözüm yolu olarak kılıcı biliyorlardı. Hakk Teala, Rasulunün başlangıçta davetini gizli olarak yapmasını takdir etti. Önce, aklı selim sahibi, nezih, güvenilir, hakka meyyal akraba ve arkadaşlarını davet etti.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem, davetini 3 yıl boyunca ferdi ve gizli olarak yaptı. Bu süre zarfında Kureyş ve dışından birçok insan iman etti. Ortam açık davet için elverişli duruma gelince Allah, şu ayeti kerimeyi inzal etti.

“Ve en yakın hısımlarını uyar. Sana uyan mü’minlere kanadını ger. Şayet sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak ki uzağım.” (Şuara, 26/214216)

Bu ayeti kerimeden sonra Allah Rasulu, Haşimoğulları ve Muttalipoğulları’ndan yakın akraba ve hısımlarını toplayarak hamd edip, tevhide şahidlik ettikten sonra şöyle dedi:

“Şunu biliniz ki rehberliğe ehil olan kişi yalan söylemez. Allah'a yemin olsun ki, şayet bütün insanlara yalan söyleyecek olsaydım, size yalan söylemezdim. Yine bütün insanları aldatacak olsaydım sizi aldatmazdım. Allah’a yemin ederim ki ondan başka ilah yoktur. Ben de özel olarak size ve genel olarak bütün insanlığa gönderilmiş olan Allah’ın elçisiyim. Allah’a hamd olsun ki uykuya dalar gibi ölecek, uyanır gibi yeniden dirilecek ve yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz. İyiliğe karşı iyilik, kötülüğe karşı kötülük göreceksiniz. Sonuç ya ebediyyen cennet veya sonsuza kadar cehennem olacaktır.”

Ebu Leheb dışında hısımları onun bu çağrısını genelde yumuşak karşıladılar. Ebu Leheb, şiddetle karşı çıkarak şöyle demiştir: “Tüm araplar üzerine çullanmadan onu susturun. Teslim ederseniz zillete düşersiniz, yok korursanız o zaman da savaşla yüz yüze kalırsınız.”

 

Şimdi Ne Yapmalı?

Amcası Ebu Leheb’den gelen bu tepkiyle peygamberimiz yine de yılmamış, insanları Allah’a davet etmeye devam etmiştir. Zulüm, işkence ve baskılara yüce inancından aldığı güçle, karşılık veren peygamberimiz, kendisinden önceki peygamberlerin çektiği sıkıntılardan daha çok sıkıntı çekiyor, yurdundan çıkarılıyor ve acılar başka acıları doğruyordu.

Peygamberimiz hak yolda bu  fedakarlıkları günümüze nasıl taşıyabiliriz peki? Öncelikle bir mü’min olarak eğer bir anne isek: çocuklarımızın doğru inanç ve ahlak ile yetişmesini sağlamak ve evin diğer fertlerinde inanç ve ahlak olarak sorunlar varsa onları onarmalıyız. Bizler putperestliğin yaygın olduğu bir toplumda yaşamıyoruz. Ancak cehaletin yaygın olduğu insanların İslam’ın öz mesajından habersiz olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Çalışmalarımızı ve gayretlerimizi bu doğrultuda devam ettirmeliyiz.

Zinanın su gibi aktığı, oruç tutmayan insanların oruç tutan insanlardan çok olduğu, namazı hakkıyla kılmayan insanların kitleselleştiği günümüz toplumunda, davet çalışmamızı bu doğrultuda yapmalıyız. Zina eden bir genci zinadan korumak için evelenmesini sağlamak, orucun güzelliklerini anlatarak oruç tutmayan insanları oruca ikna etmek, tevbe edemeyen ve Allah’a yönelemeyen bireylerin elinden tutmak bunlara örnek olabilir. Cehennemin alevleri onları kuşattığında unutmayalım ki o alevler, uyarmadığımız için bizi de kuşatacaktır.

İslam davetini dert edinenin diğer dertlerini Allah satın alır. Dünyevi dertlerini dert edineni ise Allah dertleriyle baş başa bırakır. (Hz. Muhammed)

 

                                                                                                              

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Memleket | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 352 16 16 | Faks : 0332 352 11 66 | Haber Scripti: CM Bilişim